1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Zühd Ile Ilgili Rivayetler

Konu, 'İslami Kavramlar' kısmında Firak tarafından paylaşıldı.

  1. Firak

    Firak İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    ▶ Ebû Eyyûb der ki: "Bu mescidde Esved b. Serî' adlı biri kıssa anlatırdı. Ebû Mûsâ seslerini işitince onlara gitmek için ayağa kalktı, derken terliği koptu ve bundan dolayı İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râci'ûn' yani 'Biz Allah'a aidiz ve O'na döneceğiz' âyetini okuyarak şöyle dedi: 'Bir suçum var ki terlik koptu.' Bir adam kendisine bir terlik verdi. Ebû Mûsâ ona: 'Kardeşine yardım ettiğin gibi Allah da sana yardım etsin' dedi. Daha sonra topluluğa gelerek şöyle dedi: 'Ağlayınız, zira ateş ehli ağlar fakat merhamet edilmez, bugün ağlayın ki size merhamet e'dilsin.'"



    ▶ Kasâme b. Zuheyr der ki: "Ebû Mûsâ Basra'da iken bize okuduğu bir hutbede şöyle dedi: 'Ey İnsanlar ağlayınız, eğer ağlayamıyorsanız ağlar gibi yapınız. Zira cehennem ehli yaşları tükeninceye kadar ağlayacak sonra yaş yerine kan gelecektir. Öyle ki bir gemi yüzdürecek kadar kanlı yaşlar dökecekler."



    ▶ ' Abdullah b. Mübarek şöyle der: "Resûlullah'ın Ashabından Temîm ed-Dârî (ra) kadar ibâdet edeni işitmedim. O Kur'âm kıyamda, rükûda ve secdede okur (hatmedermiş). Hacca da yaya gidermiş."



    ▶ Yahya b. Abdurrahman b. Hatîb, Ebû Vâkıd el-Leysî'nin şöyle dediğini nakleder: "Biz bütün amelleri işledik, fakat dünyada zühdden daha çok âhiret arzusuna götüren bir amel görmedik."
  2. Firak

    Firak İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    ▶ Ahmed b. Hanbel'in oğlu Abdullah der ki: "Babam korku için bana bir yazı yazmıştı. Aynen istinsah ettiğim yazı şöyle: '

    Bismillâhirrahmânirrahîm. Gökten inen ve göğe çıkan serden, yere giren ve yerden çıkacak serden, gecenin ve gündüzün fitnelerinin şerrinden, hayra yol açmayan her türlü musibetten hiçbir iyi ve fâcirin ulaşamayacağı Allah'ın mükemmel kelimelerine sığınırım Ey Rahman!'


    Sonra da şunları yazmıştı:

    'Bismillâhirrahmânirrahîm. Allah'ın gazabından, azabından, kullarının şerrinden, şeytanların vesveselerinden ve direk iğvalarından Allah'ın mükemmel kelimelerine sığınırım. Ey yedi kat göğü ve barındırdıklarının Rabbi olan Allah'ım! Yedi kat yerin ve taşıdıklarının Rabbi olan Allah'ım! Ey şeytanların ve saptırdıklarının Rabbi olan Allah'ım..!'


    Sonra bir kağıttan silinmiş olan bazı şeyler söyledi ve bunun korku için olduğunu ve şöyle dediğini işittim:

    'Allah'ın düşmanları bölünsün, Allah'ın dostları aziz olsun, ayrıca düşmanları zelil olsun'
    dediğini zannediyorum. Abdullah, daha sonra babasının, bu sözlerin bir kısmının Ebû'n-Nadr'a ait olduğunu söylediğini nakleder.




    ▶ Ubeyd b. Umeyr der ki: "İnsanlar kıyamet gününde aç susuz ve çıplak olarak haşrolunurlar. Kim Allah için doyurmuşsa Allah da onu doyurur, kim Allah için içirmişse Allah da onu içirir, kim Allah için giydirmişse Allah da onu giydirir. Her kim Allah'ı razı etmişse Allah onu razı etmeye daha kadirdir.
  3. Firak

    Firak İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    ▶ Ubey b. Kab'ın (ra) şöyle dediği rivayet edilir:
    "Doğru yoldan ve sünnetten ayrılmayın zira doğru yoldan ve sünnetten ayrılmayıp Allah'ı zikreden ve Allah korkusundan gözleri yaşaran kimseye ateş dokunmaz. Doğru yoldan ve sünnetten ayrılmayıp, Allah'ı zikreden ve Allah korkusundan tüyleri ürperen kimse, yaprakları kuruyan bir ağaç gibidir, nasıl ki, rüzgar değdiği zaman yaprakları dökülür onun da hataları dökülür. Doğru yola ve sünnete mu'tedil olarak sarılmak sünnete muhalif olarak çokça amel etmekten çok evlâdır. Öyleyse amellerinize bakın, eğer çok amel edecekseniz ya da mutedil yol arıyorsanız peygamberlerin yolu ve sünnetine uygun olsun."





    ▶ Abdullah b. Yezîd el-Hutamî birgün bir yemeğe davet edilir. Davet evine geldiği zaman evin süslü olduğunu görür ve dışarıda oturarak ağlamaya başlar. 'Neden ağlıyorsun?' dediklerinde, şöyle der: 'Resûlullah bir yere ordu sevkederken veda tepesine vardığında şöyle derdi: "Sizin dininizi emanetinizi ve işlerinizin akıbetini Allah'a ısmarlıyorum.' Birgün kürk giyen bir adam gördü. Güneşin doğduğu yere yöneldi. Râvî burada ellerini tıpkı Resûlullah gibi uzatarak, 'Dünya sizi sarmış, dünya sizi sarmış' dedi. Yani dünyaya yönelmişsiniz, dedi. Öyle ki bize diyor sandık. Sonra sözlerine devamla: 'Siz bugün lüks içerisinde hayatını yaşayıp Ka'be'nin örtülü olduğu gibi evlerini de güzel kumaşlarla örteceği gün mü iyi olacaksınız?' buyurdu. Abdullah 'Ben hâlâ ağlamayayım mı? Ka'be'nin örtüldüğü gibi evlerinizi Örttüğünüz şu günlere de kaldım der.
  4. UHUD

    UHUD Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ebû Şu'be'den rivâyet edildiğine göre;

    Rebeze'de Ebû Zer'in yanına bir grup kimse uğramış ve ona yiyip içecek bir şeyler vermeyi teklif etmişlerdir. Bunun üzerine o:

    "Yanımızda sütünü sağacağımız bir keçi, sağa sola giderken üzerine bineceğimiz bir merkep ve hizmetimizi gören birisi var, bir de fazladan bir abâya var ki, ben onun hesabından korkuyorum." demiştir.


    Ibnü'l- Mübarek,ez-Zühd-208
  5. Firak

    Firak İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    ▶ Eyyûb, Hasan Basrî'nin şöyle dediğini işittiğini söyler: MBir adamın dünya konusunda tartıştığını görürsen onunla âhiret konusunu tartışmaya başla."


    ▶ Asım el-Ahvel, der ki: "İbn Sîrîn'in dilinden düşürmediği söz: 'Subhânallâhilazîm, Subhânallâhi ve bihamdihî" (Büyük olan Allah her şeyden münezzehtir. O'nu hamd ile teşbih edirim,)' ifadeleri idi."


    ▶ Aclân'm naklettiğine göre, Abdullah b. Ömer meclisinde bulunanlara: "Bir saat dünya, bir saat te âhiret için olsun, ikisinin arasında da, 'Allahım bizi affet' deyin" demiştir.



    ▶ Amr b. Kays der ki: "[Resûlullah'm ashabı] çocuklarına bir şeyler vermekten hoşlanmazlardı. Zira verdikleri şeyleri dışarı çıkarır da fakirler ve yetimler onları görür ve kendi çocuklarına alamadıkları için üzülebiîirler [diye düşünürlerdi]."


    Ebû İmran el-Cevnî, Nevf el-Bekâlî'den şöyle bir kıssa anlatır: "Bir kâfir ile bir mü'min beraber balık avına çıkarlar. Kâfir kendi putlarını anarak ağını atar ve ağı dolu çıkar, mü'min de Allah'ın adını zikrederek ağını bırakır fakat hiç birşey çıkmaz. Güneş batana kadar bu hal üzere devam ederler. Sonunda mü'min bir tek balık avlar, onu da eline aldığında kayarak suya düşer. Mü'min eli boş evine dönerken kâfir bir gemi dolusu balıkla döner.



    Bunun üzerine mü'minin meleği üzülerek: 'Ey Rabbim! Senin mü'min kulun Seni çağırdı ve eli boş döndü. Kâfir ise gemisini doldurdu. Bu nasıl olur?" diye sordu. Allah Teâlâ, meleği çağırarak ona mü'min'in cennetteki makamını gösterdi ve: 'Mü'min kulum madem buraya gelecektir ona yapılan musibetler zarar vermez' dedi. Daha sonra kâfirin de cehennemdeki yerini göstererek: Dünyada edindiği menfaatler onu buradan kurtarır mı?' dedi. Melek: 'Hayır, ey Rabbim!' dedi."



    ▶ Abdullah b. Şumayt der ki: "Babamın şöyle dediğini işittim: 'Sizden biriniz azmeder, Kur'ân okur ve ilim tahsil eder. Ne zaman ki âlim olur, dünyaya sarılır ve onu başına tac yapar, zayıf kadınlar, câhil araplar ve ümmîler ona bakar ve derler ki: 'Bu adam bizden daha bilgili, Allah'ı da bizden iyi bilir, eğer bu işte bir hayır görmeseydi, dünyalık biriktirmezdi.' Sonra bunlar da ona bakarak dünyalık biriktirmekle meşgul olurlar.' Babam sözlerine devamla: 'İşte bunların misâli Allah Teâlâ'nm '...bilgisizce saptırdıkları kimselerin de günahlarını yüklenirler.,'" âyetinde geçenlerin misâli gibidir.'"



    ▶Şakîk, Abdullah [b. Ömer'in] 'Allah'ın zikri daha büyüktür âyetini şöyle tefsir ettiğini nakleder: "Yâni Allah'ın kulunu anması, kulun Allah'ı anmasından daha büyüktür."




    ▶Hâlid b. Me'dân, Ebu'd-Derdâ'nın (ra) şöyle dediğini nakleder: "Ya ellerinizi kaldırır, Allah'a yalvarırsınız yahut doğru yoldan saparsınız."
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş