1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.
  2. Duyuruyu Kapat

Unutulan ve Unutturulan Sünnet: SARIK

Konu, 'Sünnet' kısmında HuZeYFeN' tarafından paylaşıldı.

  1. HuZeYFeN'

    HuZeYFeN' Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    Unutulan ve Unutturulan Sünnet: SARIK Bir asra yakın bir zamandan beri "Sarık" sünneti unutturulduğundan Ebu Davud'un Sünen'inde geçen hadisleri ve bu hadislerle ilgili "Avnül'Mabud fi Sünen-i Ebi Davud" isimli şerhinde geçen açıklamaları da kaydetmek suretiyle daha da açıklık kazandırmak yerinde olacaktır:

    1- Hz. Cabir'in rivayetine göre "Allah Resulü (s.a.v.) Mekke'nin fetih günü Mekke'ye girerken üzerinde siyah bir sarık vardı."
    Şarih Muhammed Şemsül-Hak Abadi şu ilaveyi yapmakta:
    "Bu hadis, siyah sarık kullanmasının müstehab olduğunu göstermektedir."

    2- Cafer b. Amr b. Hureys:
    "Ben Peygamber'i minber üzerinde, ucunu iki omuzu arasına sarkmış olduğu halde siyah sarıklı gördüm," demekte.
    Yine Şarih'in beyanına göre bu hadis-i şerif sarığın ucunun iki omuz arasına asılmasının müstehab olduğuna delalet etmektedir.

    3- Rükane şöyle der:
    "Ben işittim Resulullah şöyle diyordu:
    Bizimle müşriklerin arasında fark, takkelerin üzerine sarık bağlamaktır." (Avnül Mabud fi Şerhi Sünen-i Ebu Davud)

    4- Abdurrahman Hazretleri de şöyle anlatır:
    "Allah Resulü (s.a.v.) bana sarık sardı da uçları önümden ve arkamdan sarkıververdi." Şarih bu hadisin zayıf olduğunu kaydetmektedir.

    Imam-ı Nevevi de Şerh-i Mühezzebin'de şöyle der:
    "Sarığın ucunu asmak da caiz, asmamak da caizdir. Herhangibirinde kerahat yoktur. Salı vermeyi terketmekteki yasak sahih değildir. Hz. Abdurrrahman'ın rivayet ettiği hadisin zikrinde Neylul Evtar'da şu nakle rastlanmaktadır: "Göğüs üzerine sarığın asılı verilmesi, sünnet-i seniyye ile temeesük eden salihlerin şiarındandır."

    Ve Netice:
    1- Sarığın Islam'daki yeri:
    Sarık sünnettir. Sünniyyeti kavli, fiili ve takriri sünnetle sabittir. Sarık aynı zamanda saairi Islam'dandır. Yani müslümanların alametlerinden biridir. Başka bir ifade ile, müslüman sarıklı olur. Keza sarıklı birini gördüğünüz zaman onun müslümanlığına hükmedersiniz ve "Bu müslümandır!" dersiniz. Yanına rahatça yaklaşıp selam verebilir ve hal hatır sorarsınız ve yine çekinmeden yardım talebinde bulunur, gerektiğinde sormadan yardımınızı yapabilirsiniz ve bütün bunların üstünde ve ötesinde onu sever ve bağrınıza basarsınız.

    Işte Sarığın Güzelliği:
    Evet sarık güzeldir, müslüman da güzeldir. Güzel güzele yakışır. esasen Islam'ın her şeyi güzeldir ve hoştur. Onun her emrinde ve her tavsiyesinde mutlaka bir güzellik olduğu gibi her yasağında da mutlakabir çirkinlik vardır. Zira Allah, kuluna güzel ve faydalı olanı emreder, çirkin ve zararlı olanı da yasaklar. Ve çünkü Allah, hakimdir, her işi hikmete mebnidir. Sarık takmayı müslümanlardan yasaklayanlar, müslümanların dostu değil, düşmanıdır. Sarık takmayan müslüman da ya Islam'ı bilmiyor ya da ahmaklık yapıyor. Hele hele bunu hor gördüğünden kullanmıyorsa bu durum kendisine çok pahalıya mal olur. Neden? Çünkü o, Islam'ın güzel gördüğünü çirkin görmüştür ki, bu da insanı küfre götürür.

    Müslümanın dört alâmeti:
    Batın, kurb-i batın, zahir, kurb-i zahir.
    Yani siz müslümanı bu dört alametiyle tanırsınız. Zira o, şehadet kelimelerini kalbiyle tasdik ederken, bunları diliyle de ikrar eder. Hal-i hayatında başındaki sarığıyla mü'min ve müslüman olduğunu bütün aleme ilan ederken, teneşire çıktığında da müslüman olduğunu, gerektiğinde sünnetli oluşuyla kendisini yolcu eden müslümanlara ve bu müslümanların başındaki imam efendiye lisan-ı haliyle de olsa "Işte bakın ben de müslümanım ve sünnetliyim, bineanaleyh, siz benim müslümanlığıma rahatlıkla şehadet edebilirsiniz. Zira kalbimde tasdik, dilimde ikrar, başımda sarıklı bir hayat yaşadığım gibi, sünnetli bir hayat sürdüm!" diyerek geride bıraktığı arkadaşlarını selamlıyor...

    Unutulmuş Bir Sünneti Ihya:
    Ve nihayet müslüman ve hele hele Hoca Efendi bilmeli ki, sarık bağlama Allah Resulü (s.a.v.) Hz. Muhammed'in sünnet-i seniyye'si olduğu gibi sarıksız gezme de Allah düşmanı Beton Kemal'in sünnet-i seyyie'sidir.

    Sarığın Şekli ve Rengi:
    Sarık demek, başa giyilen bir takkenin etrafına sarılan ve takkesiz başın etrafına sarılan bir bez parçası demektir. Rengi ise beyazdır. Yukarıda görüldüğü gibi bazen de siyah olur. Sarma şekillerinde farklılık olabilir.

    Istisna Yok:
    Sarık erkeklere mahsus bir kıyafettir. Müslümanlara mahsus olan sarığı sarmada, müslümanlar arasında genç-ihtiyar, avam,alim arasında fark yoktur. Hepsi için sünnet olduğu gibi namazda getireceği ve kazandıracağı sevab yönünden de fark arzetmez. Hocalara ve talebelere mahsus oluşu arizidir ve bazı kişilerin indi mulahazalarıdır. Ileri sürdükleri sebebler, sarık hakkında varid olan hadis-i şeriflerin mutlakiyetini kayıtlayamaz. Şayet mesele ulemanın avamdan ayrılması ve farkedilmesi ise, bu fark mesela büyüklük ve küçüklük farkı olabilir veya sarış şeklinde farklar olabilir.

    Taviz Yok:
    Müslümanlar, bir takım sebeb ve bahaneler ileri sürerek taviz verdiklerinden dolayı bir gün geldi bu mübarek kisveyi Allah ellerinden aldı ve artık kafirlere benzer hale geldiler; başlarından sarığı indirşp, kafirler gibi ya gavur şapkasını giyer duruma düştüler ya da baş açık gezer hale geldiler. Ikisi de kafirlerinadetidir. Müslümanlıkta ne o var ne de bu var. Bir müslümanın başaçık gezmesi şöyle dursun, gördüğünüz gibi sarıksız dolaşması ve hele hele baş açık namaz kılması mekruhtur. Sarıksız namaz kılması ise sünneti terketmenin ötesinde kat kat sevabın terkedilmesine sebebiyet verir.

    Ve hulasatül-hulasa, diyebiliriz ki:
    Bugünkü müslümanlar şayet içine düşmüş oldukları zillet, esaret ve perişanlıktan kurtulup, Kur'an hakimiyetine ve şeriat devletine tekrar ulaşmak istiyorlarsa, Islamı bir bütün olarak yaşamalı ve bu arada erkekler sarıklı, kadınlar ise çarşaflı olmalıdırlar. Ve bu suretle, haberde varid olduğu gibi "Benim ümmetim külah üzerine sarık bağladığı müddetçe bozulmayacaktır," sırrına mazhar olmalıdırlar.

    Kaynaklar:
    Âlimlerimiz (Allah kendilerinden razı olsun) sarık mevzuunda çeşitli eserler te'lif etmişlerdir. Bunlardan bir kısmına işaret edelim:
    1- Celaleddin Es-Suyuti "El-ahadisül hisan fima verede fit-taylasan"
    2- Yine bu zatın "Tayyül-lisan an zemmit-taylasan"
    3- Yine aynı zatın evab fil-azabe"
    4- Muhammed b. Yahya El-Buhari'nin "Risale fi faziletil-imame ve sünnetiha"
    5- Ebu Abdullah Muhammed b. El-Vaddab el-Endülisi'nin "Kitab-ı fazl-i libas-i imame"
    6- Muhammed bin Sultan Muhammed b. El-Kari'nin "Risale fi meseletil-Imame"
    7- Muhammed Hicazi b. Muhammed b. Abdullah el Vaiz'in "El-Varidul-Müste'zabe bi mesadiri'l-imame vel-azabe"
    8- Ahmed b. Muhammed b. Ahmed el-Mekkari'nin "Ezherül-kumame fi ahbaril-imame"
    9- Ebu Fazl Muhammed Ahmed "Tuhfetül-imame bi-ahkamil-imame"
    10- Şihabüddin Ahmed b. Muhammed el-Hafacı el-Efendi "Eş-Şimame fi sıfatıl-imame"
    11- Nasirüddin Muhammed b. Ebi Bekr Ali b. Ebi Şerif el, Makdisi'nin "Sevbül-gımame fi irsal-i tarafil-imame"
    12- Ibn-i Hacer el-Heytemi el-Mekki "Kitabüd-darril-gımame fi ahbarit-taylasan vel-azabe vel-imame"
    13- Alvan el-Amevi "Manzumetil-kelam alal-imame"

    Merhum Emîr'ül-Mü'minîn ve Halîfet'ül-Müslimîn Cemaleddin Hocaoğlu (Rh.a.)

  2. ABDULHAK

    ABDULHAK الإذلال هو بعيد عنا Yetkili Kişi Site Admin

    Sarık sünnet değildir.
    Yasaklanmayan , caiz olan örfi bir baş giysisidir.
  3. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Site Admin

    Peygamber kutublardan çıksaydı bu tür müslümanlara göre sumoların giydiği giysilerde sünnet olacakdı. O zaman merak ediyorum çölde yaşayan müslümanların hali nice olacaktı...

    Örf, adet, yere ve zamana göre değişen şeylerle sünneti karıştırmayalım.
  4. yasdag

    yasdag Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    selamun aleyküm
    nacizhane kendimiz, büyüklerimizden sarık sarmasının büyük bir sünnet olduğunu, sarıklı kılınan namazın 70kat sarıksız kılınan namazdan faziletli olduğunu öğretmişler
    ayrıca az da olsa öğrendiğimiz kadarıyla müctehitlerin görüşlerinde sarık sarmanın sünnet olmadığı gibi bir görüş görmemekteyiz..
    acaba bir kaynak varmıdır elinizde sarığın sünnet olmadığına dair bir hadis yahut bir müçtehit görüşü
  5. Haci mehmet

    Haci mehmet Üyeliği İptal Edildi Banned

    Rükâne (ra) Peygamber (sav) ile görüşmüştür. Rükâne der ki:
    "Resûlullah (sav) in şüphesiz bizimle müşrikler arasındaki fark, takkeler üzerindeki sarıklardı, buyurduğunu işittim" (2).
    Tirmizî bu hadisin hasen ve garip olduğunu, isnadının kuvvetli olmadığını söyler.

    İbn abbas (ra) Resûlullah (sav)'in şöyle buyurduğunu ifade eder:
    "Sarık sarınız, vakarınız artar". Taberanî bu hadisin ravilerinden olan Ubeydullah b. Ahmed'in metruk olduğunu söyler (3).

    İbn Ömer'den Resûlüllah'ın şöyle buyurduğu rivayet edilir:
    "Sarık sarmaya devam ediniz. Çünkü o meleklerin simasıdır. Onları sırtınıza sarkıtınız" (Taberanî). Darekutnî bu hadisin ravilerinden olan İsa b. Yunus'un meçhul olduğunu söylemiştir (4).

    Ebû Bekir b. Arabî : "Şüphesiz sarık peygamberlerin sünnetindendir" demiştir. Eski Mısır müftülerinden Mahlüf. Sarık sarmanın sünnet olduğuna fetva vermiştir (5).

    Ahmet el-Farukî, sarığın müslümanlara has bir kıyafet olduğu için şunları söyler: "Zimmi, yani müslümanlar içinde yaşayan gayr-i müslim sarık ve rida gibi ilim ve din ehline mahsus olan kıyafetleri giyemez" (6).

    Ebû Davûd'un ve daha başkalarının rivayet ettikleri: "Müşriklerle bizim aramızdaki fark, kalan süveler üzerindeki sarıklardır" hadis-i şerifi, her ne kadar sahihlik derecesini ihraz etmiş değilse de, bir çok rivayetlerle desteklendiği için, zayıf olarak da görülmemiştir. Meselâ Süyûtî, mezkûr hadisi andıktan sonra, Beyhakî'nin rivayet ettiği "Sarık sarın, sizden önceki milletlere muhalefet edin" hadisi ve yine Beyhakî'nin tahrici olan, "Size sarık gerekir, çünkü o meleklerin simasıdır (görünümüdür)" hadisini buna sahid olarak zikreder. (Suyûtî, el-Le'âli'l-mesnû'a, N/260. ) Ibn Asâkir, Tarih'inde Imam Mâlik'in, "Sarığın terki uygun olmaz. Ben daha yüzümde tüy bitmemişken sarık sardım" (el-Münâvî, IV/225.) sözünü nakleder. Imam Suyûtî, sadece siyah renkle alâkalı bir sadette ve tek bir yerde, Resulullah'ın ve sahabenin sarık giydiklerine dair elliye yakın rivayeti verir. (Süyûtî, el-Hâvî, I/110-121.) Keza Hz.Cebrail'in sarıklı olarak indigi, meleklerin sarıklı olarak yardıma geldikleri hakkındaki rivayetler de sarığın bir şiar olduğunu gösterir.(Bk. Süyûtî, age. N/196.) Yine Resulullah'ın kendisini temsilen gönderdiği kimselere bizzat kendi eliyle sarık sarması, (Bk. Süyûtî, age. I/118) şeklî temsilin de matlup olduğuna bir delildir.

    el-Münâvî, "Sarık peygamberlerin sünneti, nebilerin ve sâdâdin âdetidir." der. Ibnü'l -Arabî'de "Sarığın başın sünneti, peygamberlerin ve sâdâtin adeti" olduğunu söyler. Sarığın vazgeçilmez bir şiar olduğundandır ki, yahudiler ve hiristiyanların da sarık giymeleri halinde, onlara muhalefetin, sarığı terkle değil, rengini değişik tutmakla olduğu söylenmiştir. Allâme Muhammed Bahît bu konuda yazdığı müstakil bir risâlede, sarık hakkındaki haber ve uygulamaları ve Abdullah b. Ömer'in "Sarık sünnet midir?" sorusuna "Evet!" cevabını verdiğini naklettikten sonra, "Bütün bunlardan anlaşılmış oldu ki, sarık giymek bir sünnettir; sarık müslümanların şiaridir; müslüman başkalarından onunla ayrılır." hükmünü veriyor. (Ancak sarığın, dinin esasından olan bir şiar olmadığı, terkedilmesiyle dinin yıkılmış olmayacağı da açıktır. Öyleyse sarığı ihtirazî bir şiar değil de, vakiî bir şiar olarak değerlendirmek daha doğrudur denebilir.)

    1- Bkz. İbn Mâce. Libas, 14; Tirmizî. Libas. 11
    2- Tirmizî. Libas, 42; Ebû Davud, Libas. 24
    3- Mecma'uz-Zevâid, 5/19
    4- Mecma'uz-Zevâid, c. 5. s. 20
    5- Muhammed Mahlüf, el-Fetavâ eş-Şer'iyye, c. l, s. 248
    6- Mektûbât, c. 2, s. 381



    Bu rivayetlerden de anlaşılacağı üzere Peygamberimizin sarık sardığı ve sarıkla kılınan namazın faziletinin daha fazla olduğu anlaşılmaktadır..

    sarılan sarığın rengi konusunda bir kayıt bulunmamaktadır. Her renk olabilir. Peygamberimizin ( a.s.m) beyaz, siyah, yeşil ve kırmızı renklerden yapılmış elbiseleri çeşitli zamanlar da giydiği bilinmektedir. Ancak çoğu zaman beyaz rengi tercih ettikleri gibi, ashabına da tavsiye etmişlerdir. Kırmızı renk cübbe, hırka ve sarık giydiklerine dair rivayetler vardır.(İbn-i Sa’d, Tabakat I. 451; Buhari, el-Ebed 127 no: 348)
  6. SeLef-i

    SeLef-i Islam-TR Üyesi Kullanıcı





    Allah razı oLsun kardeşim..
  7. Ehli_Hadis

    Ehli_Hadis Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    حدثنا قتيبة بن سعيد الثقفي ثنا محمد بن ربيعة ثنا أبو الحسن العسقلاني عن أبي جعفر بن محمد بن علي بن ركانة عن أبيه أن ركانة صارع النبي صلى الله عليه وسلم فصرعه النبي صلى الله عليه وسلم قال ركانة وسمعت النبي صلى الله عليه وسلم يقول : فرق ما بيننا وبين المشركين العمائم على القلانس


    قال الشيخ الألباني : ضعيف

    “Bizimle müşrikler arasındaki fark takke ve feslerin üzerine sarılmış sarıktır” İsnadı:Zayıftır. Ebu Davud(4078) Tirmizi(1784) Beyhaki Şuab(6258) Deylemi(4384) Kenz(41137) Lealiul Masnua(2/221) Camius Sagir(5725,5849) Hakim(3/452) İhya(2/375) Zübeydi İthaf(7/129) Buhari Tarih(1/82) Taberani(5/68) Mişkat(4346) El Havi Lil Fetavi(1/111) Kurtubi(4/197) Fethul Kebir(8014) Ramuzül Ehadis(87/1) Tac(4/295) Mevahibu Ledüniye(1/379) İbni Sad(1/455) Beyhaki Adab(129) İbni Teymiye İktiza(149) Cemül Fevaid(5707) Beyhaki(10/14) Tuhfetül Ahvezi(5/393) Tayalisi(1/23)

    “Sarıkla kılınan bir Cuma namazı sarıksız olarak kılınan yetmiş Cuma namazından daha faziletlidir” Uydurma. Deylemi(3233) Ramuz(291/3,310/2) Tac(1/169) Camius Sağir(4468) Kenz(41138) Esrarul Merfua(561) Keşful Hafa(2/33) Tezkiretül Mevdua(155) Fethul Kebir(7343) Nevafihul Atire(973) İbni Asakir(27/255) Feyzul Kadir(4/37) (el-Mekasıd’da uydurma olduğu zikredilir(eş-Şevkani el-Fevaid el-Mecmua fi’l-Ehadis el-Mevdua.s339)

    “Sarıklar Arapların (Müslümanların) taçlarıdır. Ümmetim o taçları terk edip aşağı bırakırlarsa Allah Teala da onların yücelik, büyüklük ve kuvvetlerini aşağı bırakır.” İsnadı:zayıf. Kudai(68) Ramehurmuzi Emsal(117) İbni Adi(6/2082) Taberani(517) Beyhaki Şuab(6260) Fethul Vehhab(46) Kenz(156) Mecma(5/119) Deylemi(4246) Keşful Hafa(1781) Camiüs Sağir(5724) Cemül Cevami(11314) Feyz ul Kadir(1/555) Fevaidu Mecmua(187) Fethul Kebir(8015) Züherül Firdevs(2/334) Tuhfetul Ahvezi(5/339) Müsnedi Şihab(1/75) Fethul Bari(9/70) Tezkiretül Huffaz(1/182) Siyeri Alamin Nübela(5/343) Nevevi Tehzibul Esma(3/226) Süm’ani Edebül İmla(s30) İbni Hişam(3/182)

    “Başlarınıza alamet koyunuz. Zira melekler (sarıklarla) işaretlendirilmişlerdir” İsnadı:Zayıftır. Taberani(12/13418) Beyhaki Şuab(6262) Suyuti El Havi(2/196) İbni Kesir(1/410) Cemül Fevaid(5710) Leali(2/221) Camiüs Sağir(5541) Keşful Hafa(1781) İbni Adiy(1/406) Daife(669) Kunuzül Hakaik(2917) İbni Ebi Şeybe(7/354) Taberi(4/54) Dürrü Mensur(2/70) Fethul Kebir(7835) İbni Sa’d(2/9) Hamidullah İslam Peygamberi(1705)

    - “Sarık sarınız ki hilminiz ve vakarınız artsın. Ümmetim onu terk ettiği zaman izzet ve vakarları alınır.” İsnadı:zayıftır. Deylemi(293) Hatib Tarih(11/394) Cemül Cevami(3482) Beyhaki Şuab(6260) Tezkiretül Mevdua(155) Kenzul Ummal(41135) İbni Asakir(5/178) Taberani(12/221) İthaf(3/254) Mecmauz Zevaid(5/119) Bezzar(2945) Lealiul Masnua(2/220) Hakim(47193) Tenzih(2/271) İbni Cevzi Mevduat(3/45) İbni Adiy(6/2082) Fethul Kebir(1974) Camiüs Sağir(5724) Fethul Bari(10/273) İbni Lal(55) Fethul Vehhab(433) Nevafihul Atire(215) Ebu Şeyh Emsal(247) Kayserani Tezkire(129) Mecruhin(2/66) Kudai(673) Ramehurmuzi(1/152) Ebu Ya’la(1/151) Min Hadisi Hayseme(207)

    “Camilere baş açık olarak ve sarıklı olarak geliniz. Ancak sarıklı olmak mü’minlerin alametidir.” İsnadı:zayıftır. İbni Adiy(6/419) Fethul Vehhab(1/71) Kenz(41143) Camius Sağir(30) Fethul Kebir(46) Feyzul Kadir(1/555) İbni Asakir(37/355),

    “Ebu Ümame radıyallahu anh der ki; “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem adamın başına sarığı bizzat sarıp, sağ kulağından sarkıtmadıkça bir kavme emir (idareci) göndermezdi.” İsnadı:zayıftır. Taberani(8/144) Mecma(5/120) Dürün Nadid(161) Camius Sagir(6926) Feyzul Kadir(5/192) Tuhfetul Ahvezi(5/337) Neylul Evtar(2/107)

    “Allah (namazda) sarıklarını boyunlarından aşağı sarkıtmayan bir kavme (rahmet ile) nazar etmez” aslı yok. Deylemi(7773) Kunuzül Hakayık(9791) Kenz(22033) Zehrul Firdevs(4/219)

    “Sarık sararak sizden öncekilere muhalefet edin” Beyhaki Şuab(6261) Lealiul Masnua(2/221) Kunuzül Hakayık(826) Camius Sağir(1144) Kenz(41137) Daiful Cami(1/133) Fethul Kebir(1976) El Havi(1/358) Daife(2347) Feyzul Kadir(1/556) Sened:munkatı’dır.

    “Sarık sarmanızı tavsiye ederim. Zira o melekler bu alametleri ile görünürler. Sarığın ucunu da sırtınıza doğru sarkıtın.” İsnadı:zayıftır. Taberani(12/383) İbni Adiy(1/406) Camius Sağir(5541) Kunuzül Hakayık(4719) Elbani Daife(669) Lealiul Masnua(2/221) Beyhaki Şuab(6262) Mişkat(4371) Fethul Vehhab(1/484) Suyuti El Havi(1/359) Tuhfetul Ahfezi(5/339)


  8. Cundullah.99

    Cundullah.99 Üyeliği İptal Edildi Banned

    Ehli_Hadis kardeşim, sarıkla ilgili bir sürü uydurma ve zayıf hadis aktardın, doğrusu merak ediyorum hiç mi sarıkla ilgili sahih bir hadis yok? Eğer varsa aktarır mısın? Objektif olma açısından daha doğru olur diye düşünüyorum.
    Mesele bir mevzuda uydurma veya zayıf hadis aktarmaksa bundan kolayı yok.
    Kur'an-ı Kerim okumanın fazileti hakkında da bir sürü uydurma ve zayıf hadis var, şimdi Kur'an-ı Kerim okumanın fazileti hakkında sadece zayıf ve uydurma hadisler aktarılsa doğru olur mu?

    Vesselam...
  9. Ehli_Hadis

    Ehli_Hadis Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ben sadece Sarıkla ilgili rivayetlerin zayıf ve bazılarının uydurma olduğunu zikrettim eğer senin bu konuda yani sarık sarmanın faziletine dair bildiğin Sahih bir Hadis varsa buyur onuda sen bizimle paylaş inş......
  10. KavlulFasl

    KavlulFasl Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Rasulullah ( S.A.V ) in ''Mahsus/Özel/Ferdi'' olarak yaptığı ve ''Dinin Gerekliliği açısından değilde içinde bulunduğu Toplumun ''Gelenek ve Göreneğine Uygun'' giyinmesi ''Dini bir Vecibe'' olduğu için değildir...

    Asr-i Saadet'de takılan ''Sarık'' ve ''Takke'' Namazın şartlarından sayılmamıştır dikkat ederseniz...

    Hiçbir İlmihal Kitabında buna yönelik bir ''Namazın Şartını'' sayamazlar...

    Müslüman olmanın Akidenin Şartlarından olmayan ''Sarık - Takke - Misvak'' tamamı ile Sahabenin kendi asrında ki ''Giyim Kuşam Tarzı'' ile alakalıydı...

    Sünnet: Vahye Pazarlıksız Tabii olmaktır...Rasulullah'ın Ahlakı Kur'andı...

    Sünnet: Yeryüzüne tevhidi Hakim Kılma Davasını Omuzlamak/Göğüslemektir...

    Sünnet: Şirk Toplumuna Korkusuzca ''Şirkten Kurtulmalarını'' söylemektir...

    Sünnet: Allah yolunda Cihad'dır...

    Sünnet : Olayına İndirgemeci bakmak diyede buna derler...Çünkü Sünnet Rasulullah'ın Allah ( Subhanahu ve Teala ) dan aldığı Vahyi Hayatına ''Sünetlemsi'' Tarzında Gelişiyordu...

    Sünnet :Mekke Şirk Beldesinden, Medine gibi bir Devlete sahip olmak için Müslümanların ''Kula Kulluktan kurtulup Allah'a Kul Olma'' yolunda verdikleri bir Mücadelenin yaşanmasıdır....

    Sünnet :Aklı Allah'ın Vahyine Teslim etmektir...

    Sünnet: Düşünüp -Öğüt alan bir Müslüman olmak...
  11. BaiTullaH

    BaiTullaH Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    şimdi sarık yerine şapka moda mış :) yenile eskileri begenmiyor..

    eskiden osmanlı sarıklımış şimdi T.C şapka :( osmanlı yıkılmasadı avrupaya kafa tutuyorduk..

    nerde fatih sultan memhmet nerde diger padişahlar...
  12. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Site Admin

    Arkadaşlar merak ediyorum bu sahihliğini zorlama yoluyla deşeleyen kardeşlerim sahih olduğuna dair nas görürse her yerde sarık takacak mı?
  13. BaiTullaH

    BaiTullaH Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    kardeş ne yazdıgını tam anlayamadım düzgün yazsan ricayla ..
  14. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Site Admin

    Ben düzgün yazdım. Yani yazıda eğrilik yok ancak daha açık yazayım sorduğun için.

    Sarığın sünnet olmadığını, örfi olduğunu anlattık. Bu konuda gelen hadislerin uydurma olduğunu hadisi aktaranlar da yazdı, buna rağmen hala sahih hadis var mı? diye soranları anlamıyorum, amaçları nedir diye anlamıyorum. Zira sahih hadis okuduklarında sarık takacaklar mı yoksa öylesine sorulan bir soru mu diye merak ettim.
  15. Habibullah

    Habibullah Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Muhakkak Allanın Resulünde, sizin için, Allahin rahmetini ve âhiretin nimetlerini arzulayanlar ve Allahı çokça zikredenler için güze! bir numune vardır.
    Allah teala bu âyet-i kerimede, Hendek savaşında, Resulullahm ordusuna katılmayan münafıkları kınamakta biz müminlere de sözlerimizde, amellerimizde ve bütün davranışlarımızda Resulullahı örnek almamızı emretmektedir. Evet, biz müminler için en güzel örnek Resulullahtır. Zira o, bizleri yaratan Allah tarafından, bizlere doğru yolu göstermek için gönderilmiştir. O, Allah tarafından, hata işlemekten korunmuş ve Cebrail (a.s.) vasıtasıyla devamlı olarak kontrol altında tutulmuştur ahzab 21

    orf olsun adet olsun gelenek olsun daha genis bir tabirle adi ne ise ondan olsun hz.muhammed(s.a.v.) ne yapti ise onu yapmak ne giydi ise onu giyebilmek,ne yedi ise onu yiyebilmek,velhasil kelam neleri yapabiliyorsak yapabilmek guzel bir davranis bicimidir ama suda unutulmamalidirki disarida takilacak sarik birlikte bir takim yukler getirir hicte basit olmayan bir fikih ilmine sahip olmak gerekir yoksa o sariga gelebilecek kotu davranislar o kisi icin hicde iyi sayilmayacak vabal yukler sirtina sarik takmasan belki bir sey olmaz ama taktiginda ya varsa ondan faydalanabilirsin
  16. eL_Muhacir

    eL_Muhacir İlimsiz mücahid katil,cihadsız alim belam olur. Yetkili Kişi Forum Yöneticisi

    Elhamdulillah yeni bişey öğrendim :)

    akhii sünnet diye değil peygamber efendimiz taktı diye giyelim inşaALLAH :)

    Bu arada bana mekkeden bi tane puşi hediye geldi başıma nasıl güzel takabilirim ? video anlatımlı var mı acep

    Olmassa samanpan akhi takar başıma :)
  17. dogussemihcebeci

    dogussemihcebeci Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Sarık sarmak hakkında bazı hadisler ve kaynaklar bulunmakta zaten konuda verilmiş Allah razı olsun öncelikle.2 çeşit sünnet vardır.Biri peygamber efendimiz (s.a.v) in dinle alakalı itikadla alakalı ve çok önemli olan islamın yaşanırken hayata tatbikinde kesinkes başvuracağımz hadislerdir.Birde yaşamında sevdiği şeyleri bildirildiği hadis-i şerifler vardır.Peygamber efendimiz (s.a.v) in sevdiği renk sevdiği yemek ve misvak kullanması ve sarık sarması gibi.Bunlarıda yapmak adaptandır.Bu yol zaten adap yolu olduğundan ne kadar çok o ruhu yaşarsak o kadar faydamıza olucaktır.Keza etrafı saran fitne çeperinde o zamanları hatırlatan ve tefekkür ettiren bir iğne kadar nişaneye bile herşeyden çok muhtaç haldeyiz.Bunlar Peygamber ve Allah sevgisini celp edici şeylerdir.Güzeldir hoştur iyidir ama zorlanmamıştır dinin eğer uygulanmazsa herşeyi yok eden hükümleri gibi değildir diyebiliriz.Allahımız zaten en ufak şeylere en çok değer verir.Biz Allah rızası ile bişiler yapmaya çalışalımda zaten ecir Allahtan inşallah gelir.Sonuçta hiç kimse yaptığı amellerinin gücüyle cenneti kazanmıyor Allah (c.c) nun geniş rahmeti olmasa.O yüzden ne kadar çok peygamber efendimize benzersek en azından adetullahtandır diyip sarılırsak o bizim belkide cennete götüren sebep olacaktır.Allah'ın rızası nerededir bilemeyiz ne kadar çok deneme yaparsak o kadar şansımız çok olur.Allah razı olsun.
  18. bahakar

    bahakar Islam-TR Üyesi Kullanıcı

  19. sayfullah571

    sayfullah571 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

  20. asdasd

    asdasd Islam-TR Üyesi Kullanıcı






    [TD="colspan: 3"] Başa giyilen giysiler (başlıklar) üzerine sarılan tülbent veya şala verilen ad.
    Başı soğuk ve sıcaktan korumak ve daha güzel görünmek için erkekler, eski zamanlardan beri başlarına taktıkları başlıklar üzerine değişik şekil ve renklerde kumaşlar sarmışlardır. Bölgelere, iklimlere, örf ve âdetlere, milletlere, dinlere, sosyal ve dini statülere göre değişik sarık şekilleri vardır. Arabistan çöl ikliminin gereği olarak cahiliye Arapları da başlarına sarık sarıyorlardı. Hz. Peygamber ve Ashab-ı Kiram da, İslâm öncesinde olduğu gibi İslâm'dan sonra da sarığı, günlük normal bir giysi olarak kullanmışlardır. Hz. Peygamber'in yeni Müslüman olanlara emir veya tavsiye ettiği özel bir sarık şekli olmamış, bu hususta oluşan örf ne ise öyle devam edilmiştir. Tirmizî'nin rivayet ettiği, Müşriklerle aramızdaki fark, başlıkların üzerine sarık sarmaktır" (Tirmizi, Libas, 42) hadisi, yine Tirmizî'nin bildirdiğine göre isnadı sağlam olmayan yani, Resûlullah'a (sav) ait oluşunda şüphe olan ve başkaları tarafından da benzeri rivayet edilmeyen hadis anlamına gelen Hasen-garîb bir hadistir ve ravilerinden ikisinin kimliği tam bilinmemektedir. Sarığın mutlaka kullanılması gereken islâmi bir kisve olduğunu ifade eden sahih bir hadis de yoktur. Aslında Hz. Peygamber ve Ashab-ı kiram sarık sarıyorlardı. Meselâ Mekke Fethi günü Resûlullah'ın (sav) siyah bir sarık sardığı, sarığın ucunu (taylesân) iki omuzu arasına sarkıttığı (Tirmizî, Libas,12; Ebû Dâvud, Libas, 51)... şeklinde rivayetler vardır. Fakat sarık, dinî bir kisve değil, örfün gereği olan bir âdet ve alamettir. Zamanla sarık, Müslümanlara özgü bir kıyafet haline dönüşmüş ve adeta alâmet-i fârıka haline gelmiştir.
    Hz. Peygamber'in günlük kıyafeti ne ise, onunla namaz kılıyor, ibadet için ilave bazı özel giysiler giymiyordu. Sarıkla namaz kılması da böyledir. Sarıkla kılınan namazların sarıksız kılınanlardan daha üstün olduğu hakkında rivayet edilen hadisler sahih değil, hatta uydurmadır. Güvenilir hadis kaynaklarında görülmeyen, sadece zayıf ve uydurma haberlerin yer aldığı Deylemî'nin el-Firdevsi, İbn Asâkir'in Tarihu Dimeşk'inde rivayet edilen; "Sarıkla kılınan namaz, sarıksız kılınan 25 namaza, sarıklı cuma da sarıksız 70 cumaya bedeldir. Melekler sarıklı olarak cuma namazını müşahede eder ve güneş batıncaya kadar, sarıkla namaz kılanlara dua ederler",
    "Sarıklı kılınan iki rekat, sarıksız 70 rekattan daha hayırlıdır", "Sarıkla kılınan namaza on bin sevap vardır" hadisleri hakkında; İbn Hacer (Lisânûl-Mîzân, III-244), Suyûtî, İbn Arrâk, Aliyyul-Kârî, Sehâvî gibi, hadis diye uydurulmuş sözleri tanımada uzman olan hadis imamları, yukarıda geçen bu hadislerin tamamının uydurma olduğunu belirtmişlerdir. Bu hadislerin uydurma olduğunun iki delili vardır: 1. Bu uydurmalarda vaat edilen faziletler, vahyin ışığı altında oluşan İslâm akl-ı seliminin kabul edemeyeceği kadar fazladır. 2. Bu hadislerin hiç birisi güvenilir hadis kaynaklarında yoktur ve ravileri zayıf, metruk veya hadis uyduran kimselerdir. Bu tür uydurmalar Müslümanları ihlâs ve gayretten kopararak basit şekillere ve tembelliğe sevk etmekte, dini doğru anlamalarını önlemektedir. Fazilet, namaz kılanın dış görünümünde değil, kalbi ve gönlü ile, huşû içinde namaz kılabilmesindedir (Daha geniş bilgi için bak: Nâsiruddin el Elbani, Silsiletul-Ehâdîsud-Daîfe, vel-Mevdûa, s. 158-162)



    not:Arabın örfünde sarık bugün ülkemizde takılan gibi değil başı tamamen örten bir örtüdür.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş