Soru: Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekâtuhu.

Bismillahirrahmanirrahim.


Sigara ve tütün kullanmadığı halde bunları satan bir yakınım var. Bu kişi, şu an itibariyle oldukça fakir ve başını sokacağı bir evi dahi yok. Başka bir iş bulabilmek için pek çok girişimlerde bulunmasına rağmen olumlu bir sonuç alamadı. Bu kişinin şeriate göre hükmü nedir?

Cevap: Aleykum selam ve rahmetullahi ve berekatuhu.

Ey kardeşim! Öncelikle bilinmesi gerekir ki sigara, tütün ve benzeri maddeler kesinlikle haramdır. Hem de bir değil pek çok yönden…

1. Onlar habistirler. Habis ise lügatte “Tadı ve kokusu hoşa gitmeyen şey” manasına gelmektedir. Allah (sb), rasulu hakkında “Peygamber onlara iyiliği emreder, kötülükten meneder. Onlara temiz şeyleri helâl, pis şeyleri de haram kılar.” (7 Araf/157) buyurmuştur.

2. Vücuda zarar verir. Afgan alim Muhammed Abdulgaffar “Sigaranın Afetleri” adlı kitabında sigaranın tıbben bilinen 99 hastalığa sebep olduğunu bildirmiştir. Rasulullah (s) “Zarar vermek ve zarara uğratmak yoktur” buyurmuştur.

3. Uyuşukluk vericidir. Ümmü Seleme (rha)'dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (s) sarhoş eden ve uyuşukluk veren her türlü şeyi yasaklamıştır.

4. İsraftır. Malı kaybetmek, yerli yerinde kullanmamaktır. Allah (sb) “Gereksiz yere de saçıp savurma! Zira böylesine saçıp savuranlar şeytanların dostlarıdırlar” (17 İsra/26,27) buyurmuştur. Muğire b. Şu'be (r)’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (s) “Allah, sizin için üç şeyi hoş görmemiştir: Kîl-u kâl (boş söz¬ler söylemek), çokça soru sormak ve malı boşuna zayi etmek” buyurmuştur.

5. Fasıklara benzemektir. Zira onları ancak fasıklar kullanır. Bu kötü alışkanlıklar fasıkların bir özelliği olarak bilinmektedir. Rasulullah (s) şöyle buyurmuştur: "Kendisini bir kavme benzetmeye çalışan kimse o kavimdendir."

İkinci olarak; haram olan bir şeyin ticaretini yapmak bizzat haramdır. Hatta günaha yardım etme, günahın sebeplerini kolaylaştırma ve insanların mallarını batıl bir şekilde yeme açısından bakıldığında haram olan şeylerin ticaretini yapmak, onları kullanmaktan daha tehlikelidir.

Ebu Saîd el-Hudrî (r) demiştir ki: “Ben Rasulullah (s)’i Medine'de hutbede şöyle buyururken işittim: "Ey cemâat! Allah şaraba tarîzde bulunuyor. Galiba onun hakkında bir emir indirecek. Binâenaleyh kimde ondan bir şey varsa hemen satsın da faydalansın!" buyurdu. Kısa bir zaman sonra Rasulullah (s) "Gerçekten Allah (sb) şarabı haram kılmıştır. Kime bu ayet ulaşırsa ve elinin altında şarap varsa artık ondan ne içsin, ne de satsın!" buyurdular. Bunun üzerine yanlarında şarap bulunan kimseler onları derhal Medine sokaklarına dök¬tüler.”

Abdurrahmân b. Vâ’lete, Abdullah b. Abbas'a üzümden sıkılan şarabın hük¬münü sorunca İbni Abbas şöyle demiştir:

“Bir adam Rasulullah (s)’e bir tulum şarap hediye etmek isteyince Rasulullah (s) "Bilir misin Allah (sb) bunu haram kılmıştır?" buyurdu. Adam "Hayır" cevâbını verdi ve hemen birine bir şeyler fısıldadı. Rasulullah (s) "Ona ne fısıldadın?" diye buyurdu. Adam "Şarabı satmasını emrettim" deyince Rasulullah (s) "Onun içilmesini haram kılan (Allah), satılmasını da haram kılmıştır" buyurdu. Bunun üzerine adam tulumu açıp yere döktü.”

Ayrıca İbn Abbas (rhuma) şöyle demiştir: “Rasulullah (s)'ı Rükn’un yanında otururken gördüm. Gözünü havaya doğru kaldırıp gülerek üç defa "Allah yahudilere lanet etsin!" buyurdu ve devamla "Şüphesiz Allah (sb) onlara iç yağını haram etti ama onlar yağ¬ları satıp parasını yediler. Allah bir topluma bir şeyi yemeyi haram ettiğinde onlara parasını da haram eder" buyurdu.”

Ey kardeşim! İşte bu delillerden dolayı kullanılması haram olan sigara, tütün ve içki gibi maddelerin ticaretini yapmak da haramdır.

Üçüncü oarakl; Allah (sb) şöyle buyurmuştur: “Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder. Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.” (65 Talak/2,3)

Şeyh Abdurrahman der ki: “Kim Allah için bir şeyi terk ederse Allah (sb) o kimseye, terk ettiği şeyden daha hayırlısını verir. Kuran-ı Kerim’de bu kaideye birçok yerde vurgu yapılmaktadır. Örneğin ilk muhacirler vatanlarını, mallarını, sevdiklerini terk edip hicret ettiler. Allah (sb) da buna karşılık onlara bol rızık, şan ve şeref verdi.

İbrahim (as) kavmini, babasını ve onların Allah’tan başka taptıkları putlarını terk edince Allah (sb) İshak, Yakub ve salih nesiller bahşetti.

Süleyman (as) atlar kendisini Allah’ın zikrinden alıkoyduğunda hepsini kesti. Daha sonra Allah (sb) da ona, emriyle esen rüzgarı bahşetti. Bina yapan ustaları ve dalgıç şeytanları emrine verdi.

Ashab-ı Kehf kavimlerinin Allah’tan başka taptıklarından uzaklaşınca Allah (sb) rahmetini, tevfik ve rahatlığı ihsan etti. Onları dalalette bulunan insanlar için hidayet önderleri kıldı.

“Irzını iffetle korumuş olanı (Meryem'i de an!) Biz ona ruhumuzdan üfledik. Onu ve oğlunu cümle âlem için bir ibret kıldık.” (21 Enbiya/91)

“Kim şehvetinin ve nefsinin isteklerini terk ederse Allah (sb) ona sevgisini, ibadet aşkını, Allah’a yönelme nimetlerini bağışlar.”

Sigara ve tütün satan kardeşimize bu işi Allah (sb)’nın rızasını kazanmak için terk etmesini tavsiye ederim. Rızkı Allah (sb)’dan beklemeli ve başına gelecek her türlü sıkıntıya sabretmelidir. Elinden geldiği kadar helal kazanç için çalışmalıdır.

Rasulullah (s) şöyle buyurmuştur: "Eğer sizler Allah'a hakkıyla tevekkül edecek olursanız, sabahleyin kursak¬ları boş gidip akşamleyin dolu olarak dönen kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı.”

Tevhid ve Cihad Minberi
Şer’i Fetva Kurulu Üyesi
Şeyh Ebu Humam Bekr b. Abdulaziz el-Eserî