عَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ مَسْعُودٍ قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللهُ يَقُولُ: (( إِنَّ الرُّقَى وَالتَّمَـائِمَ وَالتِّوَلَةَ شِرْكٌ. )) [ رواه أحمد وأبو داود ]

Abdullah b. Mes’ud’dan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i şöyle derken işittim:

(Arapça yazılmayan ve içerisinde Allah’ın adı anılmayan) rukyeler, nazarlıklar ve (kadını kocasına sevdiren) muhabbet muskalarının her biri, (ya açıktan ya da gizli olarak) şirktir(yani şirke götürür).”[1]

عَنْ عَائِشَةَ J قَالَتْ: (( رَخَّصَ النَّبِيُّ الرُّقْيَةَ مِنْ كُلِّ ذِي حُمَةٍ.)) [ متفق عليه ]

Âişe’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, o şöyle demiştir:

“Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, (akrep ve benzeri) zehirli her hayvan(ın sokmasını tedâvi etmek) için rukye yaptırmaya (rukye ile tedâvi olmaya) ruhsat (izin) verdi.” [2]

عَنْ عَائِشَةَ : (( أَنَّ النَّبِيَّ كَانَ يَنْفُثُ عَلَى نَفْسِهِ فِي الْمَرَضِ الَّذِي مَاتَ فِيهِ بِالْمُعَوِّذَاتِ، فَلَمَّا ثَقُلَ كُنْتُ أَنْفِثُ عَلَيْهِ بِهِنَّ، وَأَمْسَحُ بِيَدِ نَفْسِهِ لِبَرَكَتِهَا.)) [ متفق عليه ]

Âişe’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

“Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- vefât ettiği hastalığında kendi üzerine ‘Muavvizât’ı[3] okuyup üflerdi. Hastalığı şiddetlenince, ‘Muavvizât’ı ben okuyup üzerine üflüyor ve bereketinden dolayı onun elleriyle de kendisinin üzerini mesh ediyordum.”[4]

عَنْ عَائِشَةَ أَنَّ النَّبِيَّ كَانَ يُعَوِّذُ بَعْضَ أَهْلِهِ، يَمْسَحُ بِيَدِهِ الْيُمْنَى وَيَقُولُ: (( اَللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ! أَذْهِبِ الْبَاسَ، اِشْفِهِ وَأَنْتَ الشَّافِي، لَا شِفَاءَ إِلَّا شِفَاؤُكَ، شِفَاءً لَا يُغَادِرُ سَقَمًا.)) [ متفق عليه ]

Âişe’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, o şöyle demiştir:

“Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Allah’ın onları koruması için âilesinden bazılarının vücudundan ağrıyan yerin üzerine sağ elini koyarak orayı mesh eder ve şöyle derdi:

- Ey insanların Rabbi Allahım! Bu hastalığı gider. Ona (hastaya) şifâ ver. Ancak sen şifâ verirsin. Senin şifandan başka bizim için hâsıl olacak şifâ yoktur. Öyle bir şifâ ver ki hiçbir hastalık kalmasın.”[5]

KONUNUN KISA AÇIKLAMASI:

Rukye; hastanın üzerine okuyup hafifçe üflemek veya ağrıyan yerin üzerine okuyup orayı mesh etmektir. Buna azîmet de denir. Rukye, eğer şirkten ve Allah Teâlâ’dan başkasından yardım dilemek gibi şeylerden uzak, Kur’an ve sahih duâlardan olursa dînen meşrû ve Allah’ın izniyle de faydalıdır.

KONUDAN ÇIKARILAN SONUÇLAR:

1. Kur’an ve meşrû duâlarla yapılan rukye meşrûdur.

2. Kur’an ve meşrû duâlarla yapılmayan rukye haramdır.

3. Rukye, Allah Teâlâ’dan başkasına yalvarıp yakarmayı içerirse, bu büyük şirktir.

4. İnsanın kendi üzerine okuyup üflemesi (kendisini hastalık ve nazar gibi şeylerden korumasını Allah Teâlâ’dan istemesi) meşrûdur.Rukyenin başka bir şahıs tarafından olması gerekli değildir.

Râşid b. Hüseyin el-Abdulkerim

[1] Ahmed; hadis no: 3614. Ebu Dâvud; hadis no:3883. Hâkim, ‘hadis, sahihtir’ demiştir. Zehebî de bu konuda ona muvafakat etmiştir.

[2] Buhârî; hadis no: 5741. Müslim; hadis no: 2196.

[3] Muavvizât: İhlas, Felak ve Nas sûreleridir. (Çeviren)

[4] Buhârî; 10/205, hadis no: 5741. Müslim; hadis no: 2196.

[5] Buhârî; 10/206, hadis no: 5743. Müslim; hadis no: 2191.