1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.
  2. Duyuruyu Kapat
  3. Duyuruyu Kapat

Nevruz, Zerdüştlerin bayramı, haramdır

Konu, 'Bâtıl Fırka, Mezheb ve Cemaatler' kısmında Ebu Huzeyfe El Türki tarafından paylaşıldı.

  1. Ebu Huzeyfe El Türki

    Ebu Huzeyfe El Türki Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    Nevruz, Zerdüştlerin bayramı, haramdır

    [​IMG]

    Kafkasya Emirliği Dağıstan Vilayeti'nde "Yaran Suvar" olarak adlandırılan "Nevruz bayramı" hakkında açıklama! NEVRUZ Zerdüştlerin pagan bir bayramıdır ve HARAMDIR!

    Bizi Müslümanlar olarak yaratan doğru yolunda Cihad'la faydalandıran ve bize Cenneti hak etme fırsatı veren Allah'a hamdolsun.
    Salât ve selam Mücahitlerin önderi Hz. Muhammed'e (s.a.v), ailesine, ashabına ve Kıyamet Gününe kadar O'nu takip edeceklere olsun.
    Yüce Allah, kitabında şöyle buyuruyor:
    "Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım".
    ("Zariyat", ayet 56)
    "Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar".
    ("Enam", ayet 116)
    "Andolsun, senden once biz nice peygamberleri kendi kavimlerine gönderdik. Peygamberler onlara apaçık mucizeler getirdiler. Biz de suç işleyenlerden intikam aldık. Müminlere yardım etmek ise üzerimizde bir haktır".
    ( "Rum" ayet 47)
    Kafkasya Emirliği Dağıstan Vilayeti'nde "Yaran Suvar" olarak adlandırılan "Nevruz bayramı" hakkında bir kaç çift söz söyleyeceğiz.
    Bu konu sadece Azeri halkı için değil bir çok Müslüman için ya da Müslüman olmaya çalışanlar için önemlidir. Bugünlerde İslam Allah'ın izniyle ve gayretli Müslümanlar aracılığıyla Azerbaycan'da yayılıyor.
    Ancak aynı zamanda bu bölgelerde kâfirlerin pis fikirleri de yayılıyor. Nüfusun çoğunluğu tüm dünyada olduğu gibi kâfirleri takip ediyor.
    Azerbaycan, Tacikistan, Özbekistan, Tataristan ve işgal altındaki Kafkasya Emirliği'nin bazı topraklarında ki "en aziz ve iyi bayramlardan" biri Nevruz'dur.
    Allah'ın Elçisi (s.a.v) söylediği gibi Müslümanların pagan bayramlarını kutlamaları kesin bir şekilde yasaktır.
    "Her kim diğer milletleri taklit ederse, onlardandır"

    Nevruz nereden geldi? Bu günde meydana gelen "önemli" olaylar nelerdir?

    Ateşe tapanların bir peygamberi olan Zerdüşt, Tanrı olarak halka mutluluk getirmek için seçildi, efsanevi kral Tahmuras kötü ruhları ve acımasız insanları bir kule zindanına gönderdi. Guştasp, Kaetun kraliçesi ve Jamasp iyilik tanrısı Aharu-Mazda'nın dinini yani Zerdüştlüğü kabul etti vs..
    Nevruz'un doğuşu ayrıca, o gün üzerine düşen güneş ışınlarını hisseden efsanevi kral Jamşid'le de bağlantılıdır. Zerdüştlüğün gizli kitabı Avesta'nın ideolojisine göre insanlar her ilkbaharda dünya üzerinde altı şekilde (hava, su, toprak, bitkiler, hayvanlar ve insan) hayatın başlangıcını kutlamak zorundadır.
    Bu "bayram" kesinlikle İslam'la çelişmektedir ve pagan bir bayramdır. Bu bayramı bu günlerde "dindar" insanların kutlaması gariptir. Eğer onlara niçin bu bayramı kutladıklarını soracak olursanız size şöyle söyleyeceklerdir:
    "Bir keresinde halk Nevruz için Ali bin Ebu Talib (r.a)'e bir hediye getirdi.
    Ali sordu "bu nedir"?
    Onlar cevap verdi: "Müminlerin Emiri, bu gün Nevruz günüdür".
    Ali şöyle söyledi: "O zaman her günü Nevruz yapalım""
    (Es-Sünen el- Kübra 9/532 olarak el-Beyhakî'nin kitabında yer alır)

    Bununla birlikte, onlardan çoğu kitabın ismini vermeyecektir ve onların hiçbiri hikâyenin bir kısmını doğru bir şekilde anlatmayacaktır.
    Ali bin Ebu Talip şöyle söyledi "o zaman her günü Feyruz yapalım (Nevruz yerine)!"
    İbni Teymiyye (r.a) bu konu hakkında şunu söyledi:

    "Ali, onların bayramlarına verdikleri ismi dahi kullanmak istemedi. Onların bayramları boyunca yaptıkları şeyler hakkında konuşmayacağız bile"
    (Iqtıda As Sırat Al Müstaqim 1/954)
    "Müftü ve imamların" kâfirlere İslami bir imaj sunmak için yaptıkları bütün çabalar yanlıştır. Onlara inan kimselerse yeterli derecede düşünmemektedirler.
    İslam ve kâfirlik asla bir araya gelmeyecektir SubhanAllah!
    Bütün Müslümanlardan paganlar gibi davranmamalarını istiyoruz. Bu günler içinde, Tataristan'dan başlayarak çok uzaklardaki Hindistan'a kadar insanlar şenlik ateşi yakacak, çocuklar ateşin üstünden atlayacak ve "ağırlıklarından kurtulacaklardır". Bu paganizmin-putperestliğin batıl bir inancıdır.
    İnsanlar Kur'an ve hadis okuyarak üzerinde düşünmek yerine çok miktarda yiyecek alarak çoğu zamanlarını harcayacaklardır.
    Pek çok okuldaki Azeriler bu kâfir bayramını kutluyor.
    Nevruz'dan önceki gün Çarşamba günü yakılan şenlik ateşinin üzerinden karşılıklı olarak yedi defa atlamak mecburidir. Ve İslam'ın emirlerini takip etmeye çalışan gençler emin olabiliriz ki "vahabiler" olarak adlandırılacaktır.
    Kaynak: AzeriJihadMedia Kavkaz Center


  2. selsebil

    selsebil Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    bizden olmayan herşeye ilgimiz büyük...
    kutlayanlar ister demirci kawa'dan esinlenerek kutlasın,ister baharın gelişinden ötürü...kutlama sebeplerinin hiçbiri islamla uyuşmuyo...
  3. ebuhasanelmakdisi

    ebuhasanelmakdisi Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Rasulullah (sav) Medine'ye geldiğinde Medineli müslümanlar cahiliyye yani islam dışı hayatlarında iki günü bayram diye kutluyorlardı. Bunların biri Nevrûz, diğeri de Mihrican'dı. Nevrûz Mart ayının 21de , Mihrican'da Eylül'ün 21'de kutlanırdı. Astronomi uzmanlarının çıkardığı bir şeydi bu. O günlerde hava oldukça mutedil ve gece-gündüz birbirine denk olduğu için o günü bayram diye kutlamışlardı. Bu diğer insanlar arasında da yayılmış ve bir bayram gibi itibar görerek kutlanmıştır. Ama Rasulullah(sav) bu cahiliyye bayramlarını hoş görmeyerek reddetmiş yerine mü'minlere iki bayram bırakmıştır. Bunlar, yani Nevrûz ve Mihrican yasaklandıktan sonra mü'minler tarafından bir daha kutlanmamıştır. Eğer ashab Rasulullah'ın emrine yerine getirmez o günleri kutlamaya devam etmiş olsalardı muhakkak ki,dinden çıkmış olurlardı.
    Dolayısı ile Mü'minlerin Kurban ve Ramazan bayramı dışında bayramları yoktur. Kutlanması gerekenler bunlardır.

    Bir mü'min bu bayramları kutlamadığı gibi, bu bayramı kendi bayramı görenleri de tebrik edemez.
    Konu ile ilgili olarak Ulemamızdan Ebu Hafs el-Kebir(rha) şunları söylemektedir:
    "Nevrüz gününde o günü tâzim maksadıyla müşrike hediye olarak bir yumurta dahi veren kimse kafir olur."
    Ulemamızdan Hasan b.Mansur da:
    "Nevrûz günü başka günlerde almadığı bir şeyi satın alan veya kafirlerin bu güne saygı duydukları gibi saygı duyarak başkasına hediye veren bir kimse kafir olur."
    (Ebu Davud (4/258) Nel ve H. Kayapınar. Şamil y)
  4. Habibullah

    Habibullah Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    bizle alakasi olmayan her sapikliga 4 elle sariliyoruz sahipleniyoruz her isimizde boyleyiz ne hikmetse ALLAH c.c hepimize hak ile batili ayirmayi nasip eylesin...
  5. selsebil

    selsebil Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    amin..
  6. rizademir

    rizademir Üyeliği İptal Edildi Banned

    kardeş Allah razı olsun en güzel anlaşılır ve net bir şekilde delilleri sunmuşsun
  7. ebuhasanelmakdisi

    ebuhasanelmakdisi Islam-TR Üyesi Kullanıcı


    Ecmain kardeşim. Zaten sitemizde bu tür konular mevcut. Ben sadece Abdulhak abimin yazısından alıntı yaptım. Rabbim emeği geçen herkezden razi olsun..
  8. ehli sunnet

    ehli sunnet Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Essalamün aleyküm, Allah selami hepimizin üzerine olsun,

    Ben bir müslüman olarak ve ailemden aldigim terbiyede hiçbir zaman bu Nevruz denen bayrami kutlamadik.

    Neden Nevruz birçok Türkiye'li Kürtler tarafindan kutlaniyor....? Hatta Iran, Irak, Ermenistan ve Suriye'li birçok Kürt bu bayrami kutluyor. Islam'in bu bayrama bakisini bilmiyorlarmi...?

    Ortadogu cografyasinda benim bildigim birçok Kürtler ve Farslar kutluyor.

    Neden Türkler ve Araplar kutlamiyor aradaki fark nedir....?
  9. zelimhan

    zelimhan Üyeliği İptal Edildi Banned

    cumhuriyet bayramı,23 nisan gibi türk cumhuriyetlerinde kutlanıyor..
    bunu kutlayınca dinden çıkılmaz herhalde dostum.. çok matah bişey olmasada gelenekten gelen bi tantana işte
  10. Çay-Şakird

    Çay-Şakird Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    geleneğe bağlı şeyler bunlar. türklerde de(en azından buradaki büyüklerimden bildiğim) hıdrellez kutlaması yapılır ki türklerin de nevruz hakkında efsaneleri var. dini hükmünün bilinmemesi geçmişten beri yaşatılıyor olmasından olabilir, belki o zamanlarda müslüman olan müftüler vs karşı çıkmamıştır Allah bilir.
  11. Kozsoy

    Kozsoy Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Aslında sade kürtlere ait olarak anılması yanlış İraniler demek daha uygundur . İran kültürü ile etkileşim içinde bulunan diğer bölgeler de de kutlanır olmuştur , buna Türklerde dahildir , tarih olarak baharın gelmesi ile alakalı olduğu için içine herhngi bir efsaneyi uydurup dışını da herhangi bir isimle süsleyip kuzey yarımküre de bir şekilde herhangi bir yerde rastlanılabilir yani illa iran kökenli olması da şart değildir. Tabi bi kaç gün sapma ile falan mesela cemre de hıdırellez de bu dönemle bu mevsim döngüsü ile alakalıdır. TC başında sanırsam resmi olarak kutlanıyordu ,,

    Özbekistan'da Nevruz - 1 - YouTube

    Merak ediyorsanız
    Bu linkte Özbekistandaki Türklerde Nevruz kutlamalarını görebilirsiniz şarkılı türkülü oynamalı falandır ona göre ...
  12. ehli sunnet

    ehli sunnet Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Benim kastedigim Türkiye Türkleri, yani Anadolu Türkler degil!! Nevruzu Türkiyeli Türkleri kutlamiyor!! Ama Orta-Asya Türklerinin birçogunun kutladigini biliyorum!! Benim demek kastedigim, yani birçok Türkiye, Irak, Iran, Suriye ve Ermenistan Kürtleri ve Yezidi Kürtleri kutluyor. Neden bunu böyle??? Ben Antep ve Kilisli bir Türküm. Ama güneydogulu Türkler disinda birçok Kürt tarafindan maalesef kutlaniyor. Çok yazik üzülüyoruz kardesler. Allah yardimcimiz olsun. Bizleri bidatlerden korusun.
  13. ibrahim bin hasan

    ibrahim bin hasan Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Nevruz: Aslı Farsça bir kelimedir. Arapçalaştırmış şekli, Neyruz'dur. Nevruz'un anlamı; yeni gün demektir.

    Nevruz bayramı, Fârislerin (Perslerin) bayramlarından birisidir ve onların en büyük bayramı sayılır.Bu günü bayram olarak ilk defa kutlayan kişi, Perslerin ilk krallarından olan Cemşid'dir (Cemşâd diyen de olmuştur).

    Nevruz: Fârisî yılın ilk günleri olup bu ilk günlerden sonra beş gün daha devam eder.

    Mısır'daki Kıptîler de (Mısır'ın hristiyan arapları) Nevruz'u kutlamaktadırlar. Kıptîlere göre Nevruz, yılın ilk günü olup Şem Nesîm (Meltem Kokusu) Bayramı olarak bilinmektedir.

    İmam Zehebî -Allah ona rahmet etsin-, "Teşebbuhu'l-Hasîs bi Ehli'l-Hamîs"; s: 46'da şöyle demiştir:

    "Nevruz'a gelince, Mısır halkı, aşırıya giderek bu günü kutlamaktadırlar. Nevruz, Kıbtîlerin yılının ilk günü olup onlar bu günü bayram olarak kutlamaktadırlar. Müslümanlar da bu konuda onlara benzemektedirler." (Medine-i Münevvere İslâm Üniversitesi Dergisi; sayı: 103-104).

    İkincisi:

    Müslümanların, Ramazan bayramı ile Kurban bayramının dışında kutlayacakları başka hiçbir bayramları yoktur. Bu iki bayramın dışındaki bayramlar, sonradan çıkarılmış bid'at bayramlardır ve bu bayramları kutlamak, câiz değildir.

    Nitekim Enes b. Mâlik'ten -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

    (( قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ الْمَدِينَةَ وَلَهُمْ يَوْمَانِ يَلْعَبُونَ فِيهِمَا، فَقَالَ: مَا هَذَانِ الْيَوْمَانِ؟ قَالُوا: كُنَّا نَلْعَبُ فِيهِمَا فِي الْجَاهِلِيَّةِ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ اللَّهَ قَدْ أَبْدَلَكُمْ بِهِمَا خَيْرًا مِنْهُمَا: يَوْمَ الْأَضْحَى وَيَوْمَ الْفِطْرِ.))

    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- (hicretten sonra Mekke'den) Medine'ye geldiklerinde, Medinelilerin (Nevruz günü ile Mehricân günü diye) eğlendikleri iki günleri vardı.

    Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:

    - Bu günler nedir? Diye sordu.

    Medineliler:

    - Biz (İslâm'dan önce), câhiliyet devrinden beri bu günlerde eğleniriz, dediler.

    Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu

    - Şüphesiz Allah size, o iki günün yerine daha hayırlı olan iki bayramı: Kurban bayramı ile Ramazan bayramını vermiştir." (Ebu Davud; hadis no: 1134. Nesâî; hadis no: 1556. Elbânî de; "Silsiletu'l-Ehâdîsi's-Sahîha"; hadis no: 2021'de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.)

    Dîne sonradan sokulan bayramlara, Nevruz bayramı, Anneler günü bayramı, Doğum günü (partisi), bağımsızlık (kurtuluş) bayramı gibi bayramlar da girer. Eğer kutlanılan bayram, Nevruz bayramı gibi, temelde kâfirlerin kutladıkları bayramlardan ise, bu takdirde haramlılığı, daha da şiddetli ve büyük olur.

    Nevruz bayramı, câhilî bir bayramdır. Persler (Fârisler), İslâm'dan önce bu bayramı kutladıkları gibi, hristiyanlar da bu bayramı kutluyorlardı.

    Perslere ve hristiyanlara benzemek sözkonusu olduğundan dolayı Nevruz bayramını kutlamanın haram oluşu, daha çok kesinlik kazanmaktadır.

    İmam Zehebî -Allah ona rahmet etsin-, "et-Temessuk bi's-Sunen ve't-Tehzîr mine'l-Bide' /Sünnete Sarılmak ve Bid'atlardan Sakınmak" adlı risâlesinde şöyle demiştir:

    "Doğum günü, Perşembe ve Nevruz gibi bayramlarda zimmet ehline benzemek, çirkin bir bid'attır. Bir müslüman, bu gün ve bayramları bilmeden dîn sayarak yaparsa (kutlarsa), yerilir ve kendisine İslâm'ın bu konudaki hükmü öğretilir. Eğer zimmet ehline sevgi besleyerek ve onların bayramlarına sevinç duyarak bu bayramı kutlarsa, bu davranışı da yerilir. Yok eğer bir gelenek ve eğlence olsun diye ve âilesini hoşnut edip çocuklarının teselli etmek için yaparsa, bu takdirde onun durumuna bakılır.Ameller, ancak niyetlere göre değerlendiririlir. Câhil kimse bu konuda mazeretlidir ve İslâm'ın bu konudaki hükmü kendisine yumuşak bir şekilde açıklanır. Allah Teâlâ en iyi bilendir." (Medine-i Münevvere İslâm Üniversitesi Dergisi; sayı: 103-104).

    Perşembe: Hristiyanların bayramlarından birisidir. Onlar bu günü "Büyük Perşembe" diye adlandırmaktadırlar.

    Fıkıh Ansiklopedisi; c: 12, s: 7'de şöyle denilmektedir:

    "Bayramlarında Kâfirlere Benzemek:

    Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den gelen şu hadis gereği, bayramlarında kâfirlere benzemek, câiz değildir.

    (( مَنْ تَشَبَّهَ بِقَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ.)) [ رواه أبو داود وأحمد ]

    "Her kim, bir topluluğa (kavme) benzerse (onların giyindiği gibi giyinirse, gittiği yolda giderse ve onların işlediği fiilleri işlerse, günah ve sevap bakımından) o da onlardandır." (Ebu Davud ve Ahmed ).

    Bunun anlamı: Kâfirlere âit olan her şeyde onlara mutâbık kalmaktan ve onların bu davranışlarını onaylamaktan müslümanların onlardan yüz çevirmelerini sağlamak içindir.

    Abdullah b. Amr'dan -Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, o şöyle demiştir:

    (( مَنْ مَرَّ بِبِلاَدِ الْأَعَاجَمِ (بَنَى بِأَرْضِ الْمُشْرِكِينَ) فََصَنَعَ نَيْرُوزَهُمْ وَمِهْرَجَانَهُمْ، وَتَشَبَّهَ بِهِمْ حَتَّى يَمُوتَ وَهُوَ كَذَلِكَ، حُشِرَ مَعَهُمْ يَوْم الْقِيَامَة.))

    [ عون المعبود وفيض القدير]

    "Her kim, Acemlerin ülkesinden geçerse (müşriklerin toprağında ikâmet ederse), onlarla beraber onların Nevruz ve Mihricân bayramlarını kutlar ve ölünceye kadar bu hâl üzere onlara benzerse, kıyâmet günü onlarla beraber haşrolur." (Avnu'l-Ma'bûd ve Feydu'l-Kadîr).

    Çünkü bayramlar, şeriat ve yol kabilindendir.

    Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

    ((... لِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكاً هُمْ نَاسِكُوهُ...) [ سورة الحج من الآية: ٦٧]

    "(Geçmişte) her ümmete, ona göre hareket ederek yerine getirmeleri gereken şeriat (ve ibadetler) koyduk." (Hac Sûresi: 67).

    Tıpkı kıble, namaz ve oruç gibi...

    Bu sebeple onların bayramlarına iştirak etmekle onların izlemiş oldukları diğer yollara iştirak etmek arasında hiçbir fark yoktur. Çünkü bayramın hepsini kabul etmek, onların küfrünü kabul etmek demektir. Onların bayramlarından bir kısmını kabul etmek, onların küfürlerinden bir kısmını kabul etmek demektir. Hatta bayramlar, şeriatleri (dînleri) birbirinden ayıran en belirgin özelliklerden ve en açık sembollerden birisidir. Dolayısıyla bayramı kabul etmek, küfrün en belirgin özelliğini ve onun en açık sembolünü kabul etmek demektir. Bunu kabul etmenin küfürle son bulan bir davranış olduğunda da şüphe yoktur.

    Kadı Han şöyle demiştir:

    "Bir kimse, başka bir günde almadığı bir şeyi sadece Nevruz günü satın alır da onunla, kâfirlerin yücelttikleri ve tazim gösterdikleri gibi, bu günü yüceltmek ve ona tazim göstermek isterse, bu takdirde kâfir olur. Yok eğer yüceltmek ve ona tazim göstermek için değil de sadece eğlenmek için satın alırsa, bu takdirde kâfir olmaz. Eğer Nevruz günü bir insana bir şey hediye eder de bununla o günü yüceltmek ve ona tazim göstermek istemez, bunu sadece insanların bir geleneği olduğu için yaparsa, bu takdirde kâfir olmaz. Müslümanın, bu günden önce veya sonra yapmadığı bir şeyi, bu günde de yapmaması ve kâfirlere benzemekten kaçınması gerekir."

    Mâliki âlimlerinden İbn-i Kâsim; "müslümanın, bir hristiyanın bayram gününde ona bir şey hediye etmesini çirkin görmüş ve bu davranışın, onun bayramını yücetmek, ona tazim göstermek ve onun küfrüne yardım etmek olarak görmüştür. Aynı şekilde bayramlarında kâfirlere benzemek câiz değildir. Onlara bu konuda benzeyen müslümana yardım edilmez, aksine böyle yapmasına engel olunur. Bu sebeple bir kimse, onların bayramlarında İslâm'a aykırı olarak bir dâvet yaparsa, onun bu dâvetine icâbet etmek gerekmez. Müslümanlardan bir kimse, diğer zamanlarda yapmış olduğu geleneğe aykırı olarak bu bayramda bir hediye verirse, özellikle de bu hediye, onlara benzemeye yardımcı olacak bir şey ise, onun hediyesi kabul edilmez. Tıpkı doğum günü partisinde mum ve benzeri şeylerin hediye edilmesi gibi.Bayramlarında kâfirlere benzeyen (müslümanların) cezâlandırılması gerekir."

    Değerli âlim Abdullah b. Cibrîn -Allah onu korusun- bu konuda şöyle demiştir:

    "Hristiyanların yılbaşı bayramı ile (Mecusilerin) Nevruz ve Mihricân bayramları gibi bid'at olan bayramları kutlamak, câiz değildir.Aynı şekilde müslümanların, dînde sonradan çıkardıkları Rebiü'l-Evvel ayındaki Mevlid-i Nebevî ile Receb ayındaki Mirac Kandilini kutlamaları da câiz değildir. Hristiyanların (yılbaşı gecesi için) veyhut da müşriklerin kendi bayramları için hazırladıkları yemekten yemek câiz değildir. Bu bayramları kutlamak için yaptıkları dâvete icâbet etmek de câiz değildir.Çünkü onların dâvetine icâbet etmek, onları bu konuda teşvik etmek, onları cesâretlendirmek ve onların bu bid'atlarını kabul etmek demektir. Ayrıca bu davranış, halktan câhil kimselerin aldatılmalarına ve kâfirlerin bu hareket ve davranışlarında herhangi bir sakıncanın olmadığına inanmalarına sebep olur. Allah Teâlâ en iyi bilendir." (el-Lu'lu'ul-Mekîn Min Fetâvâ İbn-i Cibrîn; s: 27).

    Sözün özü; müslümanların, Nevruz bayramını kutlamaları, kutlamak için yemek hazırlamak ve hediye vermek gibi şeylerle Nevruz bayramını tahsis etmeleri câiz değildir.

    Allah Teâlâ en iyi bilendir.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş