MÜSLÜMAN BİR KADINDAN KÖLE (CARİYE) OLABİLİR Mİ?

Müslüman bir kadını cariye olarak almam caiz midir?

CVEAP

Birincisi:

İnsanlarda asıl olan hür ve özgür olmalarıdır. Çünkü Allah Teâlâ insanları ve nesillerini özgür olarak yaratmıştır. Kölelik ise daha sonra vuku bulan bir olaydır. Şayet köleliğin şartları vuku bulmamışsa insanda asıl olan daima hür ve özgür olmasıdır. (El-Muğin,6/112)

İkincisi:

Hür olan bir kadın yahut hür olan bir erkek asla köle olarak alınamaz. Çünkü böyle bir durumda Allahın hakkının çiğnenmesi söz konusudur.

Peygamber efendimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “ Allah Teâlâ şöyle dedi: “Üç kişi vardır, kıyamet günü ben onların hasmıyım: Benim adıma (yemin) edip sonra gadreden kimse, hür bir kimseyi satıp parasını yiyen kimse, bir işçiyi ücretle çalıştırdığı halde, ücretini vermeyen kimse.’ ” (Buhari, Buyü 106)

İmam Buhari; bu hadisi “Hür kişiyi satan kimsenin günahı” başlığıyla zikretmiştir.

-Şihab El Hamevi şöyle demiştir: Rızası olsa dahi hür bir kimse köle edinilemez. Çünkü böyle bir durumda Allahın hakkının çiğnenmesi söz konusudur. (Ğamz Uyunu-l Basair, 2/406)

-İmam Kasani “Bedaiu’s Sanai’”de şöyle demiştir: Hür olmak, Allah tealanın kulu üzerindeki hakkıdır dolayısıyla kulun kendi eliyle bu hakkını düşürmesi kabul edilmez.”(Bkz: El Muhıt El Burhani, 9/215) Durer El Ahkâm, 2/190)

Üçüncüsü:

Bir kişi şu üç yoldan biri ile başka bir kimseye köle olabilir:

1-Kâfir düşmanlardan esir alma yoluyla.

Dolaysıyla bir Müslüman köle olarak alınmaz. Çünkü kişinin Müslüman olması, o kişinin köle olarak alınmasına manidir. Kâfirin köle olarak alınması, kâfirin Allah tealaya köle olmaması sebebiyledir.

2-Cariye kadının efendisinin dışında başka bir kimseden doğan çocuk. Yeni doğan çocuk kölelikte anneye tabidir. Babasının köle yahut hür olması fark etmez. Sonuç itibariyle annesine sahip olan çocuğa da sahip olur. Çünkü yeni doğan çocuk efendinin sahip olmuş olduğu (malın) cariyenin bir mahsülüdür. Dolayısıyla mahsül de icma ile sahibine aittir.

3-Şer-i kurallar altında sahibinden köleyi satın almak.

Hakeza hibe, miras, vasiyet ve diğer mülkün başka birisine intikal edebileceği yollarla da yani bir malın başka bir kimseye geçebileceği yollarla da köleye sahip olunabilir. (El-Mevsuat El Fıkhiyye, 12/13)

Şu zikredilmiş olanlara binaen diyoruz ki: Müslüman bir kimsenin köle olarak alınması sahih olmaz. Ancak şu iki halde sahih olur:

1-Kişi kâfir iken köle alınmış daha sonra Müslüman olmuştur. Kölenin Müslüman olması ile de köle hürriyetine kavuşup azat olmaz. Bu köle Müslüman iken de alınıp satılabilir.

2-Kölenin Annesi köle olması sebebiyle Müslüman bir kişi mirasçılara köle olmuş olabilir.

İmam Şankıtiye (r.a) şöyle bir soru sorulmuştur:

Bir kimse Müslüman iken nasıl olurda köle olabilir? Çünkü köle olmanın sebebi; kişinin kâfir olması, Allah’a ve Rasulüne (s.a.v) savaş açması değil midir. Bu sebepten dolayı kişi köle olarak alınırken bir Müslüman nasıl olurda köle olarak alınabilir?

CEVAP:

Bütün âlimlere ve bütün akıl sahiplerine göre “Geçmiş bir hak, gelecek bir hakkı iptal etmez, eski bir hak hiçbir zaman iptal edilmez.” Bu açık ve maruf bir haktır. Müslümanlar kâfirleri ganimet olarak köle olarak aldıklarında; bütün her şeyin yaratıcısı olan Rabbimiz tarafından bir hak ile Müslümanlar bu almış oldukları köleler üzerinde mülkiyet hakkına sahip olurlar. Rabbimiz hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olandır.

Bu hak Müslüman bir kişiye sabit olduktan bir müddet sonra kâfir köle Müslüman olur ise; Bu kişi Müslüman olmadan yani hürriyet hakkını kazanmadan önce, bir mücahid; bu kişinin üzerinde mülk hakkını elde etmiştir. Bu yüzden mücahidin bu öncelikli hakkı iptal edilmez ve kişinin sahip olmuş olduğu önceki hakkı ortadan kaldırılamaz. Yani her akıl sahibini de bildiği gibi sonra gelen hak; daha önce gelen hakkı ortadan kaldıramaz. Zaten böyle bir şeyde adalete ve insafa yakışmaz.

Evet, şöyle denilebilir: Bir köle Müslüman olduktan sonra sahibine yakışan o kişiyi güzelce azat etmesidir çünkü Rabbimiz bu konuda tavsiye ve teşviklerde bulunmuştur. Bunun için birçok vesileler ve kapılar açmıştır. (Edvau-l Beyan, 3/31)

Şayet bir kadın kâfirlerle yapılan bir savaşta cariye olarak alıkonmamışsa yahut daha önce cariye değil ise ve şer-i bir şekilde o kişi hür ise, bu kişinin hürlük hakkı her daim sabittir. Bu kişinin köle edinilmesi asla caiz değildir. Bu kadın cariyeliğe razı olsa yahut kadının velileri bu kadının cariyeliğine razı olmuş olsalar bile bu hür kadının cariye edinilmez asla caiz değildir.

(Allah en doğrusunu bilendir)

(MERAK ETTİKLERİMZ KİTABINDAN ALINTIDIR)