MÜSLÜMAN BİR KİMSENİN, KÂFİR BİR KİMSE İLE TİCARİ ORTAKLIK YAPMASI CAİZMİDİR?

Birincisi:
Müslüman bir kimsenin fasık yahut kâfir bir kimse ile ticari ortaklık yapması caizdir.

Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber üzerine galip geldiği zaman, ahalisini oradan çıkarmak istemişti. Çünkü Hayber üzerine galip geldiği zaman, arazi Allah’a, Rasulüne ve Müslümanlara ait olmuştu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de onları oradan çıkarmak istemişti. Bunun üzerine Yahudiler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den hurmalıkların işlerini görmek ve mahsulün yarısı kendilerinin olmak üzere, kendilerini Hayber’de bırakmasını istediler.

Bunun akabinde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara:‘Dediğiniz şartlara göre istediğimiz müddetçe sizleri Hayber’de bırakıyoruz’ buyurdu. Ömer (Radiyallahu Anh) onları Teyma ve Eriha’ya sürünceye kadar Hayber’de kaldılar.”(Buhari 2169, Müslim 1552/10, Ebu Davud 3408, İbnu’l-Carud 663, Abdurrezzak 9988)

Görüldüğü gibi: bu Yahudiler Ve Rasulullah (s.a.v) arasında araziler üzerinde bir ortaklık idi. Arazi peygamberden, iş ise Yahudilerden olmak üzere bir ortaklık. Çıkan ürün ise ikiye taksim edilecekti.

İmam Buhari, bu konuyu kitabında “Zimmi ve müşrikler ile ortaklık” konusu başlığıyla sunmuştur.

İkincisi: Müslüman bir kimse şayet kâfire muvalası (dostluğu) ve onu sevmesi söz konusu olacak ise o zaman Müslüman kimsenin ortaklık yapması yasaklanır. Ayrıca Müslüman kimsenin yapılan bütün işleri, satışları ve alış verişleri iyice gözetmesi ve takip etmesi gerekir. Nitekim bu tür ortaklıklarda Müslüman kimsenin işin başına geçmesi gerekir. Yani işi yöneten Müslüman kimse olmalıdır. Çünkü diğer ortağının haram işler yapmaması yahut faizli bir işlere girmemesi için bu gereklidir.

Şeyh Fevzan “El Mulahhas El-Fıkhi de 2/124 şöyle demiştir: Müslüman bir kimsenin kâfir kimse ile ortaklığı caizdir ancak kâfir kimse bütün işleri yöneten kimse olmamalıdır çünkü bu, onun faizli yahut haram bir işe girmemesi için gereklidir. Müslüman’ın gözetim ve denetiminde ise kafir böyle bir iş yapamaz.

O halde Müslüman kimsenin kafir kimse ile yaptığı ticarette dikkat etmesi gereken birkaç husus vardır:

1-Yapılan işler de kâfir ortağın hiçbir harama düşmemesi, faiz işlerine girmemesi için Müslüman kimsenin her şeyi gözetip, takip etmesi.

2-Bu ortaklığın kâfirin sevilmesine, dost edinilmesine yol açmaması.

3-Müslüman’ı kâfirin yanında küçük düşürecek, aşağılık kılacak bir iş olmaması.

4-Yapılan işin(otaklığın)Müslüman’ın üzerine vacip olan amelleri terk etmesine yol açmaması.

Ancak burada şunu belirtmek gerekir ki: dinin için evla olan; bir müslüman’ın Müslüman bir kimse ile ortaklık yapmasıdır. Çünkü bu Müslüman kişinin dini konularda fitneye yahut herhangi bir rizke girmesine sebebiyet vermez. Müslüman kişinin malın da, ırz ve namusunda, dininde böylece güven içerisinde ve emin olur. Zaruret ve ihtiyaç halinde dediğimiz şartlar altında kafir ile ortaklık yapılabilir.

(MERAK ETTİKLERİMİZ)