Mehmet Emin Akın hocadan gözaltı süreci hakkında önemli açıklama.

Allah''a hamd ve O'nun Rasulü'ne salât ve selamla.

BU MEKTUBUM AYNI ZAMANDA CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM’A VE ADALET I VE İÇİŞLERİ BAKANI’NA DA BİR HİTAP VE MARUZATIMDIR.

29.05.2017 saat 11'de TEM polisleri tarafında hakkımda 11.05.2016 tarihinde bilmediğim ve tanımadığım bir şahıs tarafından yapılan asılsız bir iftira ve ihbar üzerine bir yıl önce değil de aradan bir yıl geçmesine rağmen yakalanma emriyle TEM'e götürüldüm.

Bana isnad edilen iftira ile ilgili sorgulanmakla birlikte, şikayetle doğrudan ilgisi olmayan bir kısım sorguya da muhatab oldum.

Benim ve bir diğer şahsın daha hakkında atılan iftira dil açısından çelişkiler içeren ve hayal ürünü ihbarın tamamen asılsız olduğu ve bu ihbarda bulunan şahsı asla tanımadığımı ve oğlu sebebiyle üzerime yıkılmaya çalışılan suç isnadını reddettik. Aleyhimde ihbarda bulunan şahsı ve söz konusu ettiği oğlunu da tanımıyorum.

Gözaltına alınmamda her hangi kaba bir davranışla karşılaşmadım. Üç gün göz altında tutuldum.

Ardından yetkili savcılık tarafından "Denetimli Serbestlik Yasası" gereği haftada bir kez imza zorunluluğuna ve yurt dışına çıkma yasağına tabi tutuldum.

Kalp krizi geçirmiş bir insanın nasıl yabancı bir ülkeye çıkıp da geri dönmeyerek için hayatını tehlikeye atabileceğini düşünmek ne kadar doğru anlamak zor.

Bu vesileyle, bizzat ailemi ve şahsımı arayarak üzüntülerini dile getiren bütün ilim ehli dostlarıma, tanıdıklara, vakıflara ve derneklere sosyal medyada üzüntü ve kırgınlıklarını belirten kardeşlerin cümlesine teşekkürlerimi iletiyor ve Cenab-ı Allah'tan bu hassasiyetleri karşılığında; en güzel bir mükafaatla lutf-u ilahiye mazhar olmalarını dualarımla temenni ediyorum.
Rabbim hepsinden razı olsun.

Bu teşekkürü çok geç yazdığım için bana hakkınızı helal ediniz. Kalbimin yorgunluğu ve hem de yoğun dost ziyareti sebebiyle, bu teşekkür mektubunu ancak bu saate kaleme alabildim.

Bu fakir için üzülen ve bazen de öfkelen dostlara ricam; kardeşinize sahip çıkarken, İslam’ın edebi, vakur bir dil ve duruşla Müslüman olmamızın ve toplumun tamamının hayrını dileyen insanların niyeti ve diline de riayet etmenizdir.

Bu çerçeve dışına taşan sözler, hem bana, hem de size hayr sağlamaz. Yoksa kendi aleyhlerinde de kullanılabilecek bir sürece de kapı açmış olurlar.

Süreçten faydalanarak Müslüman olma ve İslam vurgusunu hayatına taşıyan kişi ve kurumlara yapılan haksız ve yersiz baskı ve göz altıların artık mutlak bir şekilde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP Hükümeti'nin de gündemine gelmesi gere Zaten kendileri de bunun idrakindedir.

Ricam: Bana ve kendinize hayr yerine şer olana kapı açacak paylaşımlarda bulunmayın ve haysiyetli olan söze sahip çıkarak bize söylenmemiş olanı kimseye söylemeyelim. Bunu itibara almak hepimizin hayrına ve yararınadır.

Bu yanlış gidişin; acilen ve en kısa zamanda düzeltilmesi ve dinine sahip çıkan Müslümanların ayrıştırılarak terör yaftasına muhatap olmalarına engel olacaktır

İslamî cemaat ve yapılara karşı bu yapılanlar karşısında Cumhurbaşkanı R.T.Erdoğan ve AKP'nin gayet duyarlı olması gerektiği kaatindeyiz.

Bu tuzak bir gün onların da aleyhine dönebilir. Bunun için çok acil olarak İslamî STK temsilcilerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan ile bu konuda acil bir görüşme talep ederek konuyu dikkatlerine sunması gerektiği kanaatindeyim.

Allah'ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.


Mehmet Emin Akın