Kendisini İsimlendirdiği İsimler, O’na Hastır

Allah Subhane ve Teâlâ kendini bir takım isimlerle isimlendirirken, sıfatlarını da başka isimlerle göstermiştir. Kendisini isimlendirdiği isimler, O’na (c.c.) hastır. Kendisine nispet ettiği isimlerinde de hiç kimse O’na (c.c.) ortak olamaz.

Mesela Allah Subhane ve Teâlâ, Hay diye isimlendirirken şöyle buyurmaktadır:


اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ اَلْحَیُّ الْقَيُّومُ

BAKARA 2/255: Allah ki O’ndan başka ilah yoktur. Daima diri yani Hay ve yarattıklarını koruyup yönetici yani Kayyum’dur.

Ancak bazı kulları içinde Allah Subhane ve Teâlâ, diri diye isimlendirirken,

وَمَنْ يُخْرِجُ الْحَیَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَالْحَىِّ

YÛNUS 10/31: Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor?

Ayetinde böyle buyurmaktadır.

Ancak iyi bilinmeli ki Yunus otuz bir ayetindeki diri, insanlar için, yaratılanlar için zikredilen diri, Bakara iki yüz elli beş ayetindeki diri anlamında değildir. Çünkü Bakara iki yüz elli beş ayetinde bahsedilen Hay, Allah Teâlâ’ya has bir isimdir.

Itlak(1)yani genelleştirme bu ikisi için mümkün değildir. Ancak ıtlak yani genelleştirme üzere söylenenlerin hariçte bir varlığı yoktur. Fakat akıl, iki müsemma arasında bir ortaklığın bulunduğunu düşünür. Ama tahsis edildiğinde, yaratanla yaratılandan ve yaratılanı da yaratandan ayırt eden şeylerle kayıtlanmış olur.

Bu durum, Allah Subhane ve Teâlâ’nın bütün sıfat ve isimleri için geçerlidir. Onlardan bir bölümü, kelimenin eş anlamlı olmasından; bir kısmı da yaratıcıya has özelliklerinden hiçbir yaratılmışın O’na (c.c.) ortak olmamasına izafet ve ihtisasla anlaşılır.


(1) Itlak: Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.
a) Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan
b) Bir genelleme sonucunda elde edilen.