Muvaffakuddin İbn Kudâme el-Makdisî ‘el-Muğni’ isimli eserinde dedi ki:

Kafirin, kadının yada şüpheli olan hunsâ’nın arkasında namaz kılmak: Kâfirin arkasında kılınan namaz hiçbir surette sahih değildir. Kılan bir kimsenin o namazı iade etmesi gerekir. Kadına gelince; Fakihlerin geneline göre erkeklerin de hiçbir surette –ne farz ve nede nafile için- ona cemaat olması sahih değildir. Farz namazlarda kadının imamlık yapacağı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Hunsâ bir kimseye de bir erkeğin namazda uyması sahih değildir. Çünkü onun kadın olma ihtimali vardır.

Kadınların namazda kendisine uyacağı bayan: İmam Ahmed’den, kadınların cemaatle namaz kılarken bir kadına uymasının müstehap olup olmadığı noktasında farklı bir görüşü gelmiştir. Rivayete göre bu müstehaptır. Bunu, Sevri, Evzâi, İmam Şafii, İshak ve Ebu Sevr söylemiştir. Çünkü bu noktada Ümmü Varaka’dan gelen rivayete göre, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ona kendi memleketindeki insanlara -bayanlara- imamlık yapmasını emretmiştir. (1)

İmam Ahmed’den bunun müstehap olmayacağı şeklinde rivayette gelmiştir. Rey ashabı ise bu durumu –bir bayanın kadınlara namaz kıldırması- kerih görmüş ve kıldırdığında ise namazlarının olacağını söylemiştir.

İmam Malik ise, bir bayanın kadınlara imamlık yapmasının uygun olmayacağını, çünkü onun ezan okumasının keraheti sebebiyle ve ezanda cemaate ait bir dua sayıldığı için, ezanın maksadı yerine gelmeyeceği gerekçesiyle onun imamlık yapmasının mekruh olacağını ifade etmiştir.

Buna, sadece seslerini yükseltmeleri halinde, buna ehil olmadıkları için kadınların ezan okumasının mekruh olacağı yönünde cevap verilmiştir.

Durumdan anlaşıldığına göre bir bayan, kadınlara cemaatle namaz kıldırmak istediği vakit, onların ortasında durup kıldırır. El-Muvaffak der ki: “Bir bayanın, kadınlara cemaatle namaz kıldırabileceğini caiz görenlere göre bu hususta ihtilaf edeni bilmiyoruz. Çünkü bir bayanın, kadınların içerisinde bu şekilde tesettürlü bulunması müstehap sayıldığı için, onun cemaatin orta safında bulunması elbetteki tesettürlü olması için en uygun durumu ifade eder.”

Kadınların erkeklerle beraber cemaate katılması: Kadınların erkeklerle beraber cemaate katılması mubahtır. Çünkü kadınlar, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile namaz kılıyorlardı. Zira Hz. Aişe’den nakledildiğine göre, o şöyle demiştir; “Mü’min kadınlar, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber sabah namazını kıllarlar, sonra örtüleri ile bürünerek dönerlerdi…” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir. (2)

Bir hadis ise şöyledir: “Allah’ın cariye kullarını, Allah’ın mescidlerinden engellemeyin” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir. (3) Bunun yanında kadınların kendi evlerinde namaz kılmaları daha hayırlı ve daha faziletlidir. Nitekim İbn Ömer’in naklettiğine göre Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Kadınlarınızı mescitlerden alıkoymayın, evlerinde (namaz kılmaları) ise daha hayırlıdır.” (4)

Bir erkeğin arkasında namaz kılmak isterse, kadın onun arkasında durur. Bir adam daha varsa, o adam imamın sağ tarafında durur, kadında ikisinin arkalarında durur. Enes’in rivayet ettiği gibi. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir defasında gelip Enes’in annesine yada teyzesine namaz kıldırmıştı… Enes dedi ki: “Beni sağ tarafına, kadını da arkamıza durdurdu.” (5)

İmamlar beraber bir adam, çocuk ve kadın bulunuyor ve nafile namaz kılıyorlarsa, bu durumda adam ve çocuk imamın arkasına kadında onların arkasına durur. Çünkü bu minvalde gelen Enes hadisi şöyledir: “Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem namaza durdu, yetim ile beraber bende arkasında saf olduk. Yaşlı kadında arkamıza durdu. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bize iki rekat namaz kıldırdı sonra ayrıldı.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir. (6)

Şayet kılınan namaz farz namaz ise bu durumda adam imamın sağ tarafında, çocukta sol tarafında durur. Bunun yanında her ikisi imamın sağ tarafında dururlarsa bunda da bir sakınca yoktur. Arkasında duracak olurlarsa bu hususta el-Esrem’den nakledildiğine göre İmam Ahmed, bu meselede tevakkuf etmiş ve “Bilmiyorum” demiştir. Ardından Enes hadisini zikrederek “Bu nafile namaz hakkında böyledir” demiştir.

Kadın erkekle aynı safta yer alırsa: Kadın erkeğin yanında saf bağlayacak olursa bu mekruh olur ancak bu, onun ve yanında duran erkeğin namazını bozmaz. Bu Şafii mezhebinin görüşüdür. Çünkü kadın namazda değil iken, erkek de namaz kılarken yanında durmasıyla nasıl onun namazını bozmuyorsa, aynı şekilde namaz kılarken de onunkini bozmaz.

Yanında ve arkasında duran erkeğin namazının bozulacağı, kadının namazının ise bozulmayacağı söylenmiştir. Bu da Ebu Hanife’nin görüşüdür. Çünkü erkeğin, kadının yanında durması yasak olunca, elbetteki o kadının imamın önünde durması daha sakıncalı olur.

Kadının bizzat kendisi erkeklerin yanında durması yasak olduğu halde onun namazı bozulmadığına göre, yanında bulunan erkeklerin namazları elbette ki daha evla sayılır, şeklinde cevap verilmiştir.

Kaynak: (Muhtasâr’u el-Muğni li’bni Kudâme, Dr. Hamed bin Abdulazîz el-Hammâd -Medine-i Münevvere İslam üniversitesi, Şeriat fakültesi fıkıh profesörü-, Polen yayınları)
__________________


(1)- Ahmed, Cilt: 6, Sayfa: 405; Ebu Davud, Cilt; 1, Sayfa: 397; Hakim, Cilt; 1, Sayfa: 406.

(2)- Buhari ile beraber Fethu’l-Bari, Cilt; 1, Sayfa: 482; Müslim, Cilt; 1, Sayfa: 445,446.

(3)- Buhari ile beraber Fethu’l-Bari, Cilt; 2, Sayfa: 382; Müslim, Cilt; 1, Sayfa: 327.

(4)- Ahmed, Cilt; 2, Sayfa: 76,77; Ebu Davud, Cilt: 1, Sayfa; 382; Hakim, Cilt: 1, Sayfa: 209. Hakim: Şeyhayn şartına göre hadis sahihtir, demiştir. Zehebi de muvafakat etmiştir.

(5)- Sahih-i Müslim, Cilt: 1, Sayfa; 458.

(6)- Buhari ile beraber Fethu’l-Bari, Cilt; 1, Sayfa: 488; Müslim, Cilt; 1, Sayfa: 457.