1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.
  2. Duyuruyu Kapat

Çözüldü Kadın Mahremsiz Hac, Umreye Gidebilir Mi?

Konu, 'Hac - Umre' kısmında Firak tarafından paylaşıldı.

  1. Firak

    Firak İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    Selamunaleykum hocam, bir bayan Mahremsiz umreye veya hacc'a gidebilir mi?
    Bazısı, eskiden yol güvenliği olmadığı için gidilemiyordu ama artık yollar güvenli uçak ile sıkıntı olmadan gidilir gibi şeyler söylüyor. Sahih olan görüş nedir?
  2. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    Âleykum selam we rahmetullahi we berakâtuh

    [​IMG]

    Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

    Yanında bir mahrâmi olmaksızın bir kadın üç günden fazla bir (mesafedeki) yolculuğa çıkamaz.
    (Muslim, Hac, Bab 74, Hadis no: 417; Ebu Davud, Menasik 2)

    Rasulullah (sallallalu aleyhi ve sellem): “Allah’a ve ahirat gününe iman eden bir kadının, yanında bir mahrâmi olmadan sefer muddeti (bir gün bir gecelik mesafeye) yolculuk etmesi câiz değildir.”
    (Buhari, Taksiru’s-salat , 4 hac, 419, 422, 1088; Muslim, Hac, Bab 74, Hadis no: 1339, 421; Malik, Muvatta, istizan, 37; Ebû Dâvûd, menâsik 2; Tirmizî, radâ 15)

    Bir kadın, yanında kocası bulunmadıkça hac yapmasın
    (Şevkâni, Neylu’l-Evtar, C.6, Sf: 491)

    Abdullah b. Abbas (r.anhuma)'dan rivayete göre Rasulullah (s.a.v.) okuduğu bir hutbesinde:
    Sakın bir adam, yanında mahrami bulunmayan bir kadınla baş başa kalmasın! Ve bir kadın da yanında mahrami bulunmadıkça sakın sefere çıkmasın!” buyurdu.
    Bunun üzerine bir adam ayağa kalkarak: – Y
    a RasûlAllah! Benim hanımım hac için yola çıktı. Kendim de filan savaşa gitmek üzere yazıldım, dedi.
    Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.): “Öyleyse git hanımına yetiş, onunla hac yap!” diye emretti.
    (Muslim, Hac, Bab 424, Hadis No : 1341; 2/978, Buhari, Nikah, Bab 110, Hadis No: 4935; 5/2005; Beyhâkî, Suneni Kubra, Hac, Hadis No: 10266; 7/496)


    (Hanefi mezhebi hariç) Cumhur mezhebin görüşüne göre yukarıdaki hadis ve benzeri rivayetlere dayanarak bir kadının iki günlük (Hanefilere göre üç günlük) bir mesafeye yolculuk yapmasına izin vermezler.

    Suudi Arabistan’daki İslam fıkıh konseyinin vermiş olduğu bir fetvâya göre, akıl-baliğ olmayan bir çocuk, Hacc veya Umra yolculuğunu helal kılan bir mahrâm sayılmaz.
    (el-Lecnetu’d-Daimetu lil-buhusi ve’l-ifta: Rakam: 18173)

    Bazılarına göre ise, 10 yaşındaki bir çocuk mumeyyiz (iyi ve kötü işleri fark edebilecek durumda) ise, o da hadiste ifade edilen “bir mahrâm” sayılır. Dolayısıyla onunla yolculuk yapılabilir.
    Fakat, yolculuk esnasında eğer yolda yankesici, eşkıya ve daha başka kötü insanlarla karşılaşma ihtimali varsa, bu takdirde 10 yaşındaki çocuğun bir savunma yapması mümkün olmadığına göre kadın, böyle bir çocukla 200 km. gibi çok uzun bir yolculuğa çıkamaz.

    İmam-ı Â'zam'a göre; kadına hacc farz olması için mahrâmi bulunması şarttır. Meğer ki Mekke'ye üç konak mesafeden yakın olsun. Bu husûsda hadis ulemâsından bir cemaat ile Eshâb-ı Re'y denilen Hanefîye ulemâsı, Hasan-ı Basrî ve İbrahim Nehaî, Sevrî ve A'meş dahî ona muvafakat etmişlerdir.

    Kadının mahramsiz hacca gidemeyeceğini söyleyen (Hanefi, Hanbeli) fukaha, gerekçe olarak gösterdikleri bir diğer husus da, fitne korkusu ve kadının muhafazasıdır. Çünkü yanında mahremi veya kocası bulunan kadın, kendisine gelebilecek zararlardan emniyette olur.


    Şafi ve Maliki mezheblerine göre ise, kadının yanında kocasının veya mahraminin olması şart değildir. Delil olarak şu ayeti kerimeyi göstermişlerdir:

    Beytullah’ı haccetmek, ona yol bulabilen insanlar üzerine Allah’ın bir hakkıdır.(Nisa 97)
    Onlara göre bu ayetin hükmü umumîdir. Yani ayeti kerimede, mahrami olan ya da olmayan diye bir ayırım yapılmamıştır. Şafi mezhebinde bir kadın, yanında iki güvenilir kadın bulunduğunda hacca gidebilir. Şafi mezhebine göre umre farz / vâcib olduğundan, aynı şekilde bir kadın bir kereye mahsus olmak üzere bu şekilde umreye de gidebilir.
    Maliki mezhebine göre ise bir kadın, güvenilir bir kadınlar topluluğu veya erkekler topluluğu ile ya da kadın-erkek karışık bulunan bir topluluk ile hacca gidebilir. Yani bu iki mezheb, kadının güvende olmasını esas almış ve bu güvenlik ortamının oluşması halinde, diğer şartlar da tamsa, kadın için haccın farz olacağını söylemişlerdir.


    ***

    "Haccı da umrayi de Allah için tamamlayın." (Bakara 196)

    Adiy b. Hatim diyor ki: “Ben Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında bulunduğum sırada, Peygamber’e (sallallahu aleyhi ve sellem) bir adam gelib, ona fakirlikten şikâyet etti. Sonra Peygamber’e (sallallahu aleyhi ve sellem) başka bir kimse geldi ve ona yol kesilmesinden şikâyet etti.
    Bunun üzerine Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: — “Ey Adiyy! Sen el-Hire şehrini gördün mü?

    Ben de: — “Ben onu görmedim, fakat orası hakkında bana haber verildi”, dedim.
    Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): — “Eğer hayatın uzun olursa, muhakkak sen hevdeci içinde yolculuk eden kadının el-Hire’den hareket edib Allah’tan başka hiç kimseden korkmayarak ta Kâbe’yi tavaf edeceğini göreceksin” buyurdu.
    Ben buna taaccub ederek kendi kendime: “Beldelerde fitne ve fesat ateşini tutuşturmuş olan o Tayy kabilesinin yol kesicileri nerede olacak ki(kadın tek başına yolculuk edecek)! dedim.
    Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) devamla şöyle buyurdu: — “Yemin olsun ki eğer sana hayat uzun olursa, muhakkak Kisra’nın hazineleri feth olunacaktır.
    Ben: — Kisra b. Hurmuz’un hazineleri mi?” dedim.
    Peygamber şöyle dedi: — “Evet, Kisra b. Hurmuz’un.
    (Devamla buyurdu ki) Yemin olsun ki, eğer senin hayatın uzun olursa, muhakkak sen, elinin dolusu altın yahud gümüşü sadaka olarak çıkarıb da bunu kendisinden kabul edecek kimseyi arayacak, fakat kendisinden bunu kabul edecek hiçbir kimse bulamayacak olan kişiyi göreceksin

    Adiyy şöyle demiştir: “Ben el-Hire’den hevdeci içinde yolculuğa çıkıb, Allah’tan başka hiçkimseden korkmayarak nihayet Kâbe’yi tavaf eden kadını gördüm. Yine ben kendim, Kisra b. Hurmuz’un hazinelerini fetheden ordunun içinde bulundum. Yemin olsun ki, eğer sizlere hayat uzun olursa, elbette sizler Peygamber Ebû Kasım’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) söylediği “Elinin dolusu altın sadaka çıkaracak olan” o kimseleri de göreceksiniz.”
    (Buhârî, Menakıb, bab: 25, C. IV, 175, 176; İmam Ahmed bin Hanbel, Musned, IV, 378)




    Atâ', Saîd b. Cubeyr, İbni Şîrîn, İmam Mâlik, Evzâî ve meşhur kavline göre Şafiî kadının, sefer için mahrami bulunmasını değil, emniyeti şart koşmuşlardır.
    Şâfiîyye ulemâsına göre emniyet; koca, mahrâm veya güvenilir kadınlarla sağlanır. Kadın ancak bu üç neviden biri ile hacc edebilir. Güvenilir bir tek kadın bulmuş olsa onunla haccetmesi farz değildir. Lâkin câizdir. Şâfii'lerce sahih olan kavil budur.
    Yine Şâfiî'lerden bâzılarına göre güvenilir birkaç veya bir kadın bulursa hac etmesi lâzım gelir. Bazan emniyet vâsıtaları çok olur da kimseye muhtaç olmadan yalnız başına kafileyle birlikte gider ve emniyeti de sağlanır. Fakat Şâfiî1erce meşhur olan kavil birincisidir. Şâfiîye ulemâsı kadının nafile hacc, ziyaret ve ticâret gibi farz olmayan seferleri hakkında ihtilâf etmişlerdir. Bâzıları bu gibi seferlere de itimatlı kadınlarla çıkabileceğini söylemiş ekserisi kocasız veya mahramsiz çıkamayacağına kaail olmuşlardır. Nevevî : «Sahih olan kavil de budur» diyor.

    Kaadî Iyâd'ın beyânına göre ulemâ, kadının haccla umraden başka seferlere mahrâmsiz çıkamıyacağına ittifak etmişlerdir. Bundan yalnız Dâr-ı harb'ten hicret edenler mustesnadır.

    Ata', Saîd b. Keysân ve Zahirî'lerden bir taifeye göre kadının yalnız başına bir konaktan az mesafeye gitmesi caizdir. Bir konak veya daha fazla mesafeye mahremsiz gidemez. Delilleri «Kadın yanında kocası veya mahrem akrabası olmadıkça bir konaklık yere sefer edemez» hadîsidir. Bu hadîsi Beyhakî ile Tahâvî, Ebû Hurayra'den, Ebû Bekra tarikiyle rivayet etmişlerdir.

    Şâ'bî, Tâvûs ve Zahirî 'lerden bâzılan kadının yalnız başına uzak yakın hiç bir sefere çıkamıyacağma kaail olmuşlardır. Bunların delilleri de Tahâvî 'nin rivayet ettiği Ebû Hurayra hadîsidir.
    Mezkûr hadîste Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    «Kadın yanında mahrâmi olmadıkça sefere çıkamaz» buyurmuşlardır.

    «Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den üç gün muddet kaydıyla rivâyet olunan bütün eserler kadının mahrâmsiz olarak üç günlük yola gitmesinin haram kılındığında ittifak etmişlerdir. Üç günden az süren yolculuk hakkında ihtilâf vardır. Biz bu hususu ele aldık. Gördük ki mahrâmsiz üç günlük veya daha fazla sefere çıkmak bu eserlerin hepsiyle nehiy buyurulmuştur.



    *****

    Hanefi ve Hanbeli mezheblerince yanında kocası olmayan veya mahrami olmayan bir kadın, yalnız başına veya kendisi gibi başka kadınlarla birlikte (hac, umra) üç günden fazla yolculuğa çıkması câiz değildir. Delil olarak şu hadîs-i şerifi gösterirler:
    “Allah’a ve ahirat gününe iman eden bir kadının, yanında bir mahrâmi olmadan sefer muddeti (bir gün bir gecelik mesafeye) yolculuk etmesi câiz değildir.”
    (Buhari, Taksiru’s-salat , 4 hac, 419, 422, 1088; Muslim, Hac, Bab 74, Hadis no: 1339, 421; Malik, Muvatta, istizan, 37; Ebû Dâvûd, menâsik 2; Tirmizî, radâ 15)

    Fakat bundan az mesafeye beraberinde bunlardan kimse olmaksızın yolculuk etmesi câizdir. Hidaye’de de, kadının yanında mahrami olmadan yolculuk muddetinden az olan mesafeye gitmesi mubahdır. (İbni Mace Tercumesi, VIII/69; Tuhfetu’l-Ahvezî, IV/332)

    Hanefî ve Hanbelî mezhebince, yanında mahrami olmayan bir kadın hacca gidemez. Çünkü, kadının oraya yol bulabilmesi, mahraminin bulunmasına bağlıdır. Söz konusu hadis bu âyetin umumundan, mahrami bulunmayan kadınlar istisna etmiştir. Umra ise, Hanefilere göre vâcib / farz olmadığından zâten gidemez. (İbn Rusd, Bidâye, I/322; Abdurrahman el-Cezirî, el-Fikh, Ale`l-Mezâbhii`I-erba`a I/636; Şâfiî, el-Um II/117 Hatîb Sirbînî, Mugni`I-muhtâc I/467)


    Şafii, Mâliki mezhebince ve Evzâî, İbn-i Sirin'e göre Hacca ve umraye gidecek olan bir kadının yanında kocası, mahrami veya kadın refakatçi grubu bulunması durumunda kendisine farz olan Hacc veya Umraye gitmesi câizdir. Nafile olarak ikinci kez yapılacak olan Hacc ve umra için câiz değildir.
    Bu mezheb ve âlimler kadının mutlak mahramsiz olarak yolculuk yapmasını kabul etmemektedirler. Onların böyle bir yolculuğu kadın için mubah kabul etmeleri sadece farz olan hac yolculuğu içindir.
    İmam Nevevi bu konuda şöyle söylemektedir: “Tatavvu (nafile hac için, ticaret, ziyaret ve buna benzer) yolculuklar ise beraberinde mahram bulunmaksızın câiz değildir.” (İmam Nevevi, Mecmû, VIII, sf: 249)

    Şâfî ve Mâlik mezhebleri, Hac yolculuğunda mahramin bulunmasını şart olarak görmezler. Delil olârak : "Beytullah`ı haccetmek, ona yol bulabilenler için, insanlar üzerinde Allah`ın bir hakkıdır." (Âl-i İmran 97) Âyet; mahremi olan, olmayan diye ayrılmamıştır. Binaenaleyh, maddi imkânı ve en az iki güvenilir kadın arkadaşı bulunan kadın da farz olan haccına gitmelidir derler. Umra de vâcib olduğundan, bir defaya mahsus olmak üzere kadın, aynı şekilde umraye de gidebilir. (İbn Ruşd, Bidâye, I/322)


    İlgili Konular:

    Muslumanlar Zor Durumdayken Cihad Farzına Gitmeyip, Umre veya Hacc'a Birden Fazla Gitmek Câiz mi?
    https://www.islam-tr.net/konu/muslu...veya-hacca-birden-fazla-gitmek-caiz-mi.32810/
  3. Firak

    Firak İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    جزاك الله خيرا hocam, الله razı olsun.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş