1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Infak

Konu, 'İnfak ve Sadaka' kısmında İSTİŞHAD tarafından paylaşıldı.

  1. İSTİŞHAD

    İSTİŞHAD الله لا ينسى أحداً ، هذا أمر كاف ليطمئن قلبك Yetkili Kişi Site Admin

    İNFAK

    İnsanın helal ve kıymetli olan malını, servetini veya zamanını, gayretini sadece Allah’ın (c.c.) rızasını kazanma amacıyla, başka insanların hayrına sarf etmesine “infak denir.

    Bu harcama insanın sahip olduğu bütün değerlerden yapılabilir. Helal servetin ve olumlu gayretin insanların hayrına sarf edilmesi, Kuranda “Allah yolunda infak” olarak isimlendirilmiş, bu niteleme ile Allah yolunda yapılan harcamaların bir zarar olmadığı anlatılmak istenmiştir. Bu demektir ki, mü’minin yaşarken, Allah yolunda sarf ettiği çabalar ve cömertçe harcadığı mallar, hesap gününde boşa gitmeyecektir. İnfak ve benzeri ifadeler kuranı kerimde iki yüzden fazla yerde zikredilmektedir. Sadece bu sayı bile infakın önemini kavramaya kafidir.

    Bilindiği gibi her nimet bir külfet karşılığıdır. İslam davasının başarıya ulaşması; herkesin huzur ve barış içinde birbirini sevip sayan, yüce ahlaki değerlerle süslenmiş bir cemiyetin oluşmasını sağlar.

    Elbette bunu da bir bedeli vardır. İşte bu bedel görevimizi yerine getirmek için zamanımızın belli bir bölümünü bu yüce gayenin tanıtılmasına ayırmak ve bu hizmetin yürümesi için maddi katkıda bulunmaktır. Bu katkıyı gereken yerde ve zamanda yapmalıyız.

    İnfakın gereği aşağıdaki ayeti kerimelerde şöyle zikredilir:

    آمِنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَأَنفِقُوا مِمَّا جَعَلَكُم
    مُّسْتَخْلَفِينَ فِيهِ فَالَّذِينَ آمَنُوا مِنكُمْ وَأَنفَقُوا لَهُمْ أَجْرٌ كَبِيرٌ

    “Allah’a ve Rasulüne iman edin. Sizi hakim kıldığı, yönetiminize verdiği şeylerden Allah uğrunda harcayın. Sizden iman edip de (Allah için) harcayanlar var ya onlar için büyük bir mükafat vardır.” (Hadid 7)

    لَن تَنَالُواْ الْبِرَّ حَتَّى تُنفِقُواْ مِمَّا تُحِبُّونَ وَمَا تُنفِقُواْ مِن شَيْءٍ فَإِنَّ اللّهَ بِهِ عَلِيمٌ

    “Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça birre (iyiye) eremezsiniz. Her ne harcarsan, Allah onu hakkıyla bilir.” (Al-i İmran 92)

    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ أَنفِقُواْ مِن طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّا أَخْرَجْنَا
    لَكُم مِّنَ الأَرْضِ وَلاَ تَيَمَّمُواْ الْخَبِيثَ مِنْهُ تُنفِقُونَ وَلَسْتُم
    بِآخِذِيهِ إِلاَّ أَن تُغْمِضُواْ فِيهِ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ غَنِيٌّ حَمِيدٌ

    “Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan hayra harcayın. Size verilirse gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayın. Biliniz ki, Allah zengindir, övgüye layıktır.” (Bakara 267)

    Ayeti kerimelerde görülmektedir ki; infak kazandıklarımızın en iyilerinden ve en çok sevdiklerimizden yapılmalıdır.

    İnfakın değerli şeylerden yapılmasının gereğini Allah Rasulü hadisi şeriflerinde şöyle beyan ediyor. Avf ibnu Malik (r.a.) anlatıyor: “Rasulullah (s.a.v.), bir gün elinde asası olduğu halde geldi. Adamın biri çürüklerinden olan bir hurma salkımı asmış idi. Efendimiz salkıma asasıyla dokunuyor ve:

    “Bu sadakanın sahibi, keşke bundan daha iyisini tasadduk etmek isteseydi. Bu sadakanın sahibi, kıyamet günü çürük hurma yiyecek” diyordu. (Ebu Davud, Zekat 16/ Nesai, Zekat 27, 35, 43, 44)

    Ayrıca Allah yolunda infak ederken, malımızın eksileceğinden veya fakirleşeceğimizden endişe etmemeliyiz. Alemlerin Rabbi Allah (c.c.) buyuruyor ki:

    وَإِذْ تَأَذَّنَرَبُّكُمْ لَئِن شَكَرْتُمْ لأَزِيدَنَّكُمْ وَلَئِن كَفَرْتُمْ إِنَّعَذَابِي لَشَدِيدٌ

    “Ve hatırlayın ki Rabbiniz size şöyle bildirmişti: Eğer şükrederseniz elbette size (nimetimi) artırırım ve eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.” (İbrahim 7)

    Malın şükrü vermekle eda edilir. Biz verdikçe Allah, onu kat kat artırır. Vermekten kaçındığımızda, verilen nimetlerde elimizden alınır. Mutlak gerçek şu ki; rızkı azaltan da çoğaltan da alemlerin Rabbi olan Allah’tır.

    Ey emanetçi! Mal sahibi senden vermeni istiyor. Verirsen daha fazlasıyla karşılık görürsün.

    قُلْإِنَّ رَبِّي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَن يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ وَيَقْدِرُ لَهُ وَمَا
    أَنفَقْتُم مِّن شَيْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ

    “De ki; hakikaten Rabbim kullarından dilediği kimseye rızkı hem çoğaltır hem kısar ve her neyi hayra sarf ederseniz O, onun yerine başkasını da verir. O rızık verenlerin en hayırlısıdır.” (Sebe 39)

    مَّثَلُ الَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَالَهُمْ فِي سَبِيلِ اللّهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ
    أَنبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ فِي كُلِّ سُنبُلَةٍ مِّئَةُ حَبَّةٍ وَاللّهُ يُضَاعِفُ
    لِمَن يَشَاءُ وَاللّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ

    “Mallarını Allah yolunda infak edenlerin örneği yedi başak bitiren, her bir başakta yüz tane bulunan bir tek tanenin örneği gibidir. Allah dilediğine kat kat artırır. Allah (ihsanı) bol olandır, bilendir.” (Bakara 261)

    لَّيْسَ عَلَيْكَ هُدَاهُمْ وَلَـكِنَّ اللّهَ يَهْدِي مَن يَشَاءُ وَمَا تُنفِقُواْ مِنْ خَيْرٍ
    فَلأنفُسِكُمْ وَمَا تُنفِقُونَ إِلاَّ ابْتِغَاء وَجْهِ اللّهِ
    وَمَا تُنفِقُواْ مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لاَ تُظْلَمُونَ

    “…Hayır olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz içindir. Yapacağınız hayırları ancak Allah’ın rızasını kazanmak için yapmalısınız. İyilik cinsinden ne infak ederseniz o size aynen ödenir. Size hiçbir şekilde haksızlık yapılmaz.” (Bakara 272)

    الشَّيْطَانُ يَعِدُكُمُ الْفَقْرَ وَيَأْمُرُكُم بِالْفَحْشَاء وَاللّهُ يَعِدُكُم مَّغْفِرَةً مِّنْهُ وَفَضْلاً وَاللّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ

    “Şeytan sizi fakirlikle korkutup çirkin şeylere teşvik eder. Allah da lütfundan ve bağışlamasından bir takım vaatlerde bulunuyor. Allah’ın lütfu geniştir. O her şeyi bilendir.” (Bakara 268)

    Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: “Rasullullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Mal sadaka ile eksilmez.” “Allah affı sebebiyle kulun izzetini artırır.” “Allah için mütevazi olan bir kimseyi Allah yüceltir.” (Müslim, Birr, 69 (2588); Tirmizi, Birr 82 (2030))

    Hz. Cabir (r.a.) anlatıyor: “Rasulullah (s.a.v.)’a üstü başı yok, ayakları çıplak, sadece kaplan postu gibi çizgili bedevi peştamalı –veya abalarına- sarınmış, bir grup geldi. Onların bu fakir ve sefil halini gören Rasulullah (s.a.v.)’ın yüzü değişti. Hz. Bilal’e ezan okumasını söyledi. O da ezan okudu, sonra kamet getirdi. Namaz kılındı. Efendimiz namazdan sonra cemaate hitap etti ve:

    “Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratıp, ondan zevcesini halk eden ve ikisinden de pek çok erkek ve kadın var eden Rabbinizden korkun. Kendisi adına birbirinize dilekte bulunduğunuz Allah‘ın ve akrabanın haklarına riayetsizlikten de sakının. Allah şüphesiz hepinizi görüp gözetmektedir.” (Nisa 1) ayetini okudu.

    Bundan sonra Haşr suresindeki şu ayeti okudu: “Ey insanlar Allah’tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına baksın. Allah’tan korkun, çünkü Allah işlediklerinizden haberdardır.”

    Rasulullah sözüne devamla: “Kişi dinarından, dirheminden, giyeceğinden, bir sa’ buğdayından, bir sa’ hurmasından tasaddukta bulunsun. Hiçbir şeyi olmayan, yarım hurma da olsa mutlaka bir bağışta bulunmaya gayret etsin” buyurdu.

    Derken ensardan bir zat, neredeyse taşıyamayacağı kadar ağır bir bohça ile geldi. Sonra halk sökün ediverdi (herkes bir şey getirmeye başladı). Öyle ki az sonra biri yiyecek diğeri giyecek maddesinden müteşekkil iki yığının meydana geldiğini gördüm.

    Rasulullah (s.a.v.) memnun kalmıştı, yüzünün yaldızlaşmış gibi parladığını gördüm. Şöyle buyurdular: “İslam’da kim bir hayırlı yol açarsa, ona bu hayrın ecri ile kendisinden sonra o hayrı işleyenlerin ecrinin bir misli verilir. Bu onların ecrinden hiçbir şey eksiltmez de. Kim de İslam’da kötü bir yol açarsa, ona bunun günahı ile kendinden sonra onu işleyenlerin günahı da verilir. Bu da onların günahlarından hiçbir eksilmeye sebep olmaz.” (Müslim, Zekat 69 (1017); Nesai, Zekat 64)
  2. samanpan

    samanpan . Yetkili Kişi Site Admin

    Allah razı olsun ...
  3. Enfal.571

    Enfal.571 İyi Bilinen Üye Site Emektarı Kullanıcı

    Allah razi olsun istishad kardesim
  4. eL_Muhacir

    eL_Muhacir İlimsiz mucahid katil,cihadsız alim belam olur. Yetkili Kişi Forum Yöneticisi

    ALLAH razı olsun akhim

    geçen bi akhi bir mesele anlattı

    akşam saatleri vakti dağılmakta olan bir pazar yerinden geçiyormuş,tevafuk gözüne hicablı bi ablanın pazardan arta kalan şeyleri topladığını görmüş abi de bu duruma meraklanıp,ablayı evine kadar takip edip,eşini o ablanın evine göndermiş mesele nedir öğren demiş

    Hicablı abla eşinin afganistanda şehid edildiğini söylemiş,yardım istemektende utandığından dolayı da pazarlardan arta kalan şeyleri alıyormuş :(

    abi de sağolsun gereken ne ihtiyacı varsa karşılıyormuş elh...

    RABBİM,bizleri affetsin amin
  5. ummeti

    ummeti Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    RABBI mıza bu kadar nimetin hesabını nasıl vereceğim
    Bana verilen bütün nimetlerin hem hayrından hem şerrinden ALEMLERİM RABBI na sığınırım

    rabbim bizi hak olan islam dininden ayırmasın inşeALLAH
  6. İZZETLİ

    İZZETLİ Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    ahi çok üzücü vallahi sanırım bu bile bizim cennete nekadar uzak olduğumuzu gösterir hadi gidemiyoruz canımız tatlı gidenlerin yakınlarına niye sahip çıkamıyoruz
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş