İbn Ebîddünya "Kitabu'l-Mücabîn" (=Duaları kabul olunanlar) isimli kitabında şunları söylemiştir:

Hasan-ı Basrî'den şöyle rivayet edilmiştir:

Rasûlullah'ın sahabilerinden ensar arasında Ebû Muallak künyeli birisi vardı. Bu tüccardı; kendisi ve başkaları için ticaret yapardı. İbadete düşkün ve muttaki biriydi, dört bir yanda takvada örnek gösterilirdi.

Bir gün yolda silah kuşanmış bir hırsızla karşılaştı.

Hırsız ona:

"Elindekini at; seni öldüreceğim!" dedi.

O "Benden ne istiyorsun? İşte mal senin olsun" dedi.

Hırsız "Mal zaten benim. Ben kanını istiyorum" dedi.

"Mutlaka yapacaksan... Beni bırak da dört rekat namaz kılayım" dedi.

Hırsız "Dilediğin kadar namaz kıl!" dedi.

Ebû Muallak abdest alıp dört rekat namaz kıldı. Son secdesinde şöyle dua etti:

"Ey Vedûd ey Vedûd! Ey şerefli arşın Rabbi, ey dilediğini yapan! Senden, erişilmeyen izzetinle, zarar görmeyen mülkünle, arşını dolduran nurunla beni bu hırsızın şerrinden korumanı istiyorum. Ey (herkesin) yardıma koşan! Yardımıma koş!" dedi ve bunu üç kez tekrar etti.

Birden elinde atının iki kulağının arasına uzattığı bir mızrakla bir atlı gözüküverdi. Onu gören hırsız o tarafa yöneldi. Atlı ona, mızrak vurup öldürdü. Sonra Ebû Muallak'ın yanına gelerek "Kalk!" dedi.

Ebû Muallak: "Babam, anam sana feda olsun, kimsin sen? ALLAH bugün beni senin elinle kurtardı" dedi. O şöyle dedi:

"Ben dördüncü semâdaki meleklerden biriyim. Sen ilk duanı yaptığında gökyüzünün kapılarından bir gürültü duydum. Sonra ikinci kez dua edince gökyüzündekilerin çığlığını duydum. Sonra üçüncü defa dua edince bana:

"Başı belâlı birinin duası" denildi. Ben de ALLAH'tan beni, senin düşmanını öldürmeye tayin etmesini istedim."

Hasan der ki:

İşte her kim abdest alıp dört rekat namaz kılar ve bu duayı ederse, başı belâda olsun veya olmasın duası kabul olunur.

İbn Kayyım elcevziyye,Kalbin ilacı