1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Haber Htş Ile El-kaide Arasındaki Gerginlik Hakkında

Konu, 'Suriye Haberleri' kısmında Muhammed Taha tarafından paylaşıldı.

  1. Muhammed Taha

    Muhammed Taha Allahu Ekber Kullanıcı

      
    2017'nin Ocak ayında çok sayıda grubun katılımıyla kurulan Tahriruş Şam Heyeti(HTŞ), geçriğimiz günlerde hala el-Kaide'ye biatlı olan 2 alimi haksız yere tutukladı:

    Şeyh Sami el-Ureydi
    Şeyh Ebu Cüleybib el-Urduni

    Sebep olarak bu kişilerin fitne çıkarttığını iddia etti ve mahkemeye çıkarılacaklarını söyledi.

    Tahriruş Şam Heyeti'nin Resmi Açıklaması:
    "Allah zulme uğrayanların dışında hiç kimsenin açıkça kötü söz söylemesini sevmez. Hiç kuşkusuz Allah herşeyi işiten ve görendir." (Nisa 148) diye buyuran Allah’a hamd olsun. Salat ve selam Allah’ın elçisine, onun ailesine ve arkadaşlarının üzerine olsun. Tahriru Şam Heyeti kurulduğundan beri, işgalci düşmanı kovmak için Şam ehlinin güçlerini bir araya getirdiği Sünni bir proje oluşturmak ve Şam ehlinin devrimini layıkıyla temsil etmek için çaba göstermiş ve bu asil amaçlar yolunda değerli ve kıymetlilerinden feragat etmiştir. Ancak insanlardan bir grup (Allah onları doğru yola iletsin ve affetsin.) kısır bakış açılarıyla, dar ve sınırlı görüşleriyle HTŞ’nin bu türden girişimlerine baştan beri karşı durdu. Sadece karşı durmakla yetinmeyip kendi düşüncelerini yaymak ve güçlendirmek için çalıştılar. Dedikodu ve bozgunculuğu çeşitli aracılar ve klikler ile yaydılar. Öyle ki bozgunculuklarının derecesi iftira ve yalana kadar ulaştı. Komutanlar durumu iletişim ve tartışma ile kontrol altına almak ve onların bu işten dönmesi için karşı taraf ile oturumlar düzenlemesine rağmen tüm çabalar sonuçsuz kaldı. Hatta ‘Barış Hayırlıdır’ girişimi üzerine bu hareketin tercümanı olduk ve basından ve riyakarlıktan uzak olarak açık oturumlara davet etmek süretiyle ilmi olarak da girişimin arkasında durduk. Lakin bu topluluk -şaşırtıcı bir inatla- birçok defa yapılan oturum davetlerini reddetti ve adeta bütün uzlaşma çağrılarına karşı kulağını tıkadı. HTŞ’nin Rafizi ve Haricilere karşı savaşını ve sıcak cephelerdeki durumdan istifade ederek gençleri herhangi bir cepheye yönlendirmek, cihad ve ribat yapmalarını sağlamak için çağrıda bulunmadıkları gibi sonuç olarak sünni, mücahid ve zamanın vacibini yerine getiren bu topluluğa (HTŞ’ye) karşı yoldan sapmışlık gibi iddialar yönelttiler ve benzeri şüphelerin tesiriyle gençleri cephelerden uzak tutmaya ve cihattan alıkoymaya devam ettiler. Bizler şu an bu halde iken kelimelerin birliği ve safların sıklaştırılmasını nasıl tartışabiliriz! Mezkur topluluğun sebep olduğu bozgunculuğun ve zararın artması sonucu yeni gelişmeler yaşandı, -ki bu topluluk barış görüşmelerinin başarısız olması ile sonuç almak için mahkemeye gidileceği ve durumun kesinlikle muallakta kalmaması gerektiği konusunda uyarılmıştı, HTŞ komutanları saha ve askerleri üzerindeki yükümlülükleri ve sahanın tehlikeli mecralara kaymasını önlemek gibi sorumluluklarından hareketle talep edilen uzlaşma çabalarının duraksaması üzerine fitne başı olan kişilerin adil bir şeriat mahkemesine götürülmeleri ve bu yol ile gerçeğin ortaya çıkması için hazırlamış oldukları iddianameyi sundular. Ve şuanda haklı ve haksızın ortaya çıkması için bu iş tamamen yargı neznindedir. Ve son olarak açıklıyoruz ki: Uğrunda kanların akıtıldığı ve canların kaybedildiği bu davayı(projeyi) meşru olan her türlü yol ile savunanacağız. Davamıza asla sorumsuz ve abes kişilerin bozgunculuk sokmasına izin vermeyeceğiz bu kişiler ifrat ve tefrit ehlinden olsalar da durum değişmez. Başarı Allah’tandır.

    Herkes biliyorki bu kişilerin Tahriruş Şam'a katılmamalarının başlıca sebebi el-Kaide'nin biat bozulmasına izin vermemesiydi. Ayrıca Heyet'i tekfir ettiklerine dair iddia da yalandı.

    Olayların üstüne sahadaki çoğu muhacir grup ve farklı ülkerlerdeki el-Kaide grupları Heyet'e çağrıda bulunarak tutuklanan alimleri bırakmasını söyledi. Tahriruş Şam Heyeti'nin kurulduğu günden beri sessizliğini koruyan el-Kaide Lideri Eymen ez-Zevahiri bir ses kaydı yayınlayarak Suriye sahası hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bu açıklamada özetle; Suriye'de biatın bozulmasına izin verilen tek kişini Bağdadi olduğu, Nusret Cephesi'ne bunun için izin verilmediğini, biatın çocuk oyuncağı olmadığını ve bozmanın İslam'da bunun büyük bir haram olduğunu söyledi. Ayrıca HTŞ'nin kendilerine gizli bir biatının olmadığını da ekledi. Şam cihadının Suriye'lilerin değil ümmetin cihadı olduğunu vurguladı.

    Eymen ez-Zevahiri'nin Açıklaması(Özet):
    Şeyh Zevahiri’nin 35 dakikalık videosunun özet çevirisi ise şu şekilde:

    – – –

    1)Bir seneden bu yana özellikle Şam sahasındaki ve bütün El Kaide mücahitlerini ilgilendiren olaylar oldu. Bir buçuk yıldır el Kaide ile bağlantıyı koparma adlı gelişimin ilanından bu yana durum gittikçe daha da zorlaştı. Ancak biz, Halep olaylarından sonra bunu açıkça dillendirmedik.

    2) Kardeşlerin yaptığı sözü bozmak anlamına geliyordu, ancak durumun vehâmiyeti ortadaydı. Dolayısıyla biz de medyada yaygara koparmak yerine sakin bir dille bunu ele almaya çalıştık.

    3) Günden güne bu işi takip ediyorduk. El Kaide’den kopma işi ABD’nin baskısı ile oldu. Allah’ı razı eden bir şey olmadı.

    3) Biz bütün grupların birleşmesini ilk kabul edecek yapı olduğumuzu belirttik, ancak böyle bir şey olmadı. Ve de şuan sahada karşılıklı fetvalar yayınlanıyor, bir de baskı altında uygulamalara gidiliyor.

    4) Eğer gerçekten birlik sağlansaydı biz bunu tebrik edenlerin ilki olacaktık ve kendileriyle olan bağlantımızı bizzat kendimiz iptal edecektik. Ancak böyle bir şey olmadı. Kardeşlerin yaptığı sadece yeni bir oluşum kurmak oldu. Bu da mevcut durumu zorlaştırdı ve de daha karmaşık hale getirdi.

    5) Bugün yaşadığımız fitne fesat mücahitler arası savaşın temeli de maalesef bu olay oldu. Düşman her gün dahada ilerlemekteyken, Türklerin istila planı ortadayken, Amerikanın yayılmacılığı artıyorken birde bu eklendi. İran ve Hizbullah bölgeleri yürüyorken böyle bir şey yaşanıyor.

    6) Sahadakilere karşı gerçekleri örtme siyaseti güdülmeye başlandı. Her şeyin, yapılan her türlü gelişmenin el Kaide’nin liderliği ile irtibatlı ve onların onayı ile gerçekleştirildiği söylendi. Hatta biati bozmayanların el Kaide adına tutuklanacağı söylendi.

    7) Ve biati bozmayan sadık kardeşlerimiz tutuklandı. Kadınlar bile tutuklandı, çocuklara da soruşturma yapıldı. Biz sakinlik içerisinde bu meseleyi çözmeye çalıştık, sürekli mektuplar yolladık.

    8) Teker teker ben de kardeşlerim de mektuplar yolladık. Sürekli mühlet tanıdık ancak gelişme kat edemedik. Haklar yenilmeye devam edildi ve Mücahitler arasında kin ve nefret arttı.

    9) Ben burada birkaç kelime söylemek istiyorum; hakkı ortaya çıkarmak, safları netleştirmek ve kalpleri teskin etmek adına. Suriye cihadı farzı ayn olan düşmanın işgalini def etmek üzere olan savunma cihadıdır.

    10) Burada kimsenin kimseyi kovmaya, Suriye’den çıkarmaya ve “bunda bizim için maslahat var” demeye hakkı yoktur. Bu fakihlerin, ulemanın kararlaştırdığı kaideye aykırıdır. Bu cihad, bütün ümmetin cihadıdır.

    11) Suriye’nin Şam’ın, Dera’nın cihadı diyemeyiz. Ümmetin toprakları tek bir vatan sayılır. Müslümanların bu şekilde birbirini dışlamaya hakkı var mıdır? Baybars kimdi? İzzettin bin Abdusselam Dimeşkli’ydi ama Mısır’da Moğollar’a karşı cihada teşvik etti.

    12) Allah onlara zafer verdi. Süleyman el Halebi Kahire’de bir İngiliz generalini vurdu. Mesela İzzettin el Kassam Suriyeli’ydi ama Filistin’de savaştı. Nurettin Zengi Türk’tü, Selahaddin Eyyubi Kürt’tü, Halid bin Velid ensariydi.

    13) Usame bin Ladin aslen Yemenli’ydi. Onlar gelseydi de “Dışarı!” mı diyeceklerdi? Ebu Musab es-Suri ve Ebu Halid es-Suri Afganistan’a gitmemiş miydi? Birde bu bid’atı kim çıkardı? Dışarı ile ilişkili olma bid’atini?

    14) Halid bin Velid Suriye’ye gelseydi “senin dışarı ile bağlantın var, Suriye’den çık” mı diyeceklerdi? Biat ve sözleşmeler, gerçekten şeriatın uymamız gerektiğini belirttiği uymamızı farz kıldığı büyük önemli işlerdendir. Bunlarla oyun oynamak kesinlikle caiz değildir.

    15) Şu noktayı vurgulamak istiyorum. Bizler hiç kimseyi kendi yapımızdan atmadık, biatını da iptal etmedik. Bağdadi ve ekibi yoldan çıktı.

    16) Nusra-Devle anlaşmazlığı olduğu vakit Ebu Halid es-Suri’yi gönderdiğimde, orada el-Kaide isminin ne kadar hoyratça kullanıldığını bana kendisi söylemişti. Oradaki insanlar için işlerine geldiğinde el Kaide ismini kullanıyor, işlerine gelmediğinde itaat etmiyor dendi.

    17) Şam’daki kardeşlerimden ricâm, saflarda en önde olmaları, Allah’ın rızası için bütün mücahidlerle iş birliği içerisinde olmalarını ve zayıflara yardım etmelerini talep ediyorum. Ama hiç kimse kimilerine olan zulme ortak olmasın.

    18) El-Kaide liderliği ile olan bağlantıları sürdürmeye devam edin. Ve her meselede biatı bozmaya meraklı olmamak gerekir. Biz irtibatımızı koparmayı ancak şu iki olay oldğunda kabul etmiştik.

    19) Orada bütün gruplar birleşecek ve İslami bir devlet yönetim ortaya çıkacak. Bunlar olmadığı sürece biz asla kabul etmedik irtibatın koparılmasını. Şam’daki kardeşlerimize şunu söylemek istiyoruz.

    20) “Başımıza gelen bütün musibetlerin sebebi el Kaide ile olan irtibattan dolayıdır” ve benzeri sözlerden uzak durunuz. Ne oldu! Bazı kişilere dendi “el Kaide’den uzaklaşın”, uzaklaştılar ama bombardıman durmadı.


    21) Amerika, “eğer el Kaide’den ayrılırsanız sizi terör listesine koymayacağız” dedi ama koydu. Allah cc kavlini hatırlayın, bir toplulukla karşılaşırsanız sebat edin, Allah’ı çokça zikredin. Şimdi böyle saçma sözler duyuyorum.

    22) “Şam’da bazı şeyhler, ‘el Kaide ile bağlantılı olanlar tutuklanacak’ şeklinde konuşmalar yaptı” dedi kardeşler. Şimdi böyle fetvalar verene diyorum ki sen ey filan Bağdadi’nin fitnesinde en büyük koz olarak el Kaide kullanılmadı mı, o zaman neredeydin kardeşim.

    23) Ve de İslami bir yapı kurulmadan belli yapıların oluşturulmasının engellenmesini garip buluyorum. El Kaide gibi bir cemaat dışında kendi örgütsel bağından vazgeçme gibi bir örnekliği göremezsiniz.

    24) Bir de şunu söylemek istiyorum: IŞİD’le olan tehlikede el Kaide’den çok yararlanıldığı söyleniyor. Sonra tehlikenin bir nebze ortadan kaldırılması sonucu birden bire ayrılmanın gerekli olduğu gibi bazı söylemlerde bulunuldu.

    25) Ehli Sünnete faydalı olunacağı söyleniyor, Ehli Sünnet projesi ortaya çıkarılacak deniyor, ama aksine Ehli Sünnet arasında savaş projesi ortaya çıkarılıyor. Tam olarak birlik sağlanamazsa el Kaide’ye dönülmeli.

    26) Daha önce Attun …. dergisinde Tartusi’ye verdiği cevapta el Kaide ile aralarında düzgün ve doğru bağlantı değil, biat olduğunu dile getirmişti. Daha önceleri “Bizler el Kaide’ye biatla daha geniş bir mücahid ağı ile birlikteyiz ve Afganistan’daki İmarat’a bağlıyız.” dendi.

    27) Ama şimdi böyle denilmiyor. “El Kaide bize çok büyük zorluklar sıkıntılar doğuracak, artık zamanı geçti. O eski bir projeydi” deniliyor. Bu doğru bir yaklaşım değil. Biz kimseyi ne bıçak ne de silah zoruyla ikna ettik ve kimseyi de zorlamadık biat için.

    28) Birde şöyle deniliyor; “Örgütlerin zamanı geçti.” Ancak örgütler ve cemaatler için çok büyük mücadelelere giriliyor. Örgüt ve cemaat kaynaklı çok büyük savaşlar yaşanıyor bu da bu işin/kaderin cilvesi.

    29) Ebu Halid es-Suri bana yazdığı mektupta “Biz sana bağlıyız, menhec olarak fikir olarak senle beraberiz. Sana karşı hala emin bir nasihatçi olmaya devam ediyor ve seni seven bir kardeşin olmayı sürdürüyorum. İnşallah seninle Şam Guta’sında Allah’ın emri üzere buluşacağız.”

    30) Şimdi ebu filanlar çıkmış, Ebu Halid’in yerinde olsalar bana şöyle derlerdi; “Şam’a girersen ya bizim emirliğimiz altında olacaksın ya da seni tutuklarız, başka bir cemaat teşkilatta kuramazsın! Subhanallah el Kaide yeni cemaat olmuş!

    31) Daha düne kadar IŞİD’in fitnesi olduğunda Allah’tan sonra el Kaide’nin sayesinde insanlar kurtuldu, bunun nimetini bilmiyor ve nimete nankörlük ediyorlar. Nimete nankörlük edersen öyle zalim ve gaddar bir şahıs tarafından bu nimet yeniden çalınabilir.

    32) Bu nimete teşekkür yerine kardeşlere yapılan baskınlar, tutuklamalar, dışarı çıkarmalar gibi durumlarla karşılaşıyoruz maalesef. Ama şunu söylemek istiyorum Suriye’de el Kaide’yi bitirme planı aynı zamanda Suriye’de tek bir mücahidi bırakmama planıdır.

    33) Bunu iyi anlamamız gerekiyor. Bunu herkesin iyi bilmesi, iyi dinlemesi gerekiyor. Tekrar söylüyorum, Suriye’de el Kaide’yi bitirme planı tek bir Suriyeli mücahidin Suriye’de kalmama ve dışarı çıkarma planıdır. Ey ebu filan, Ebu Halid benle beraber olsa bizi de mi tutuklayacaktın?

    34) Tutuklamalar muhacirlerin eşlerine kadar vardı. Kadınların tutuklanmasına çoluk çocukların sorgulanmasına kadar mı düştü seviyemiz! Bu durum acaba bir durup düşünmemizi gerektirmiyor mu? Hatta birçok kez durup düşünmemizi gerektirmiyor mu?

    35) Açık ve net söylüyorum ki biz kimsenin beyatını bozmasına muvafakat etmedik ve Nusret Cephesinin bize gizli bir beyat etmesini de doğru bulmuyorduk. Bunu sahada yapılan büyük bir hata olarak kabul ediyorduk.


    36) Ebu Halid es-Suri bana mektubunda şöyle yazmıştı: “Vallahi bu adamlar el Kaide’yi ismiyle gurur duydukları birşey olarak görüyorlar, tabi olunan bir cemaat olarak değil.”

    37) (Eymen ez-Zevahiri konuşmayı özellikle “el Kaide için çalışan birisi olursa onu tutuklarız” diyen zümreye yöneltiyor) “Sizin nimete şükrünüz bu mu ey Ebu Fulan? Ey tutuklama fetvasının sahibi! Acaba Ebu Halid es-Suri yaşasaydı onu da tutuklar mıydın?

    38) Çünkü o da Kaide2nin menheci üzereydi? Bu yaptığınız Bedri’nin (Bağdadi’nin) yaptığı ile aynı değil mi? Onun meşruiyetine el Kaide ile olan beyatı bozduğu için itiraz etmediniz mi? Neden başkaları için haram gördüğünüzü kendiniz için helal görüyorsunuz?


    39) “Şam cihadı düşmanı def etme cihadı iken Ehli Sünnetin yalnızca birbiri ile savaştığı bir projeye dönüştü. Dün beraber olduğu için gurur duyulanlar bir anda hain ve işbirlikçi olup kendisiyle savaşılır hale geliyor!

    40) Şam bu abes durumlar yüzünden ümmetin dertlerinden uzaklaştı. Suud Ailesi bir günde 44 tane alimi idam etti ancak Şam’da bir Cihat cemaati bile bu husus hakkında kınayıcı bir açıklama yayınlamadı. Bu nasıl bir uzaklaşma ve geri çekilmedir?

    41) Cihadın önderi şeyh Ömer Abdurrahman vefat ediyor ama Şam’da bir Cihat örgütü bile konu ile ilgili açıklama yapmıyor. Cihat cemaatlerinin bu hadiseyi görmezden gelmesi büyük bir utanç değil midir?42) Bakın Ebu-l Hayr Şam mücahitlerinin ortasında şehit oldu ama bir Cihat örgütü çıkıp konu ile alakalı bir konuşma yayınlamadı. Herkese taziyeler dizenler Ebul Hayr el Kaide’den olduğu için mi onun için taziye yayınlamadı?

    Eymen ez-Zevahiri'nin Açıklaması(Arapça):


    Sonuç olarak;
    Duamız HTŞ'nin ve Cevlani'nin hatalarından dönmesi, alimlerin bırakılması ve yeniden asıl gücün kafirlere yöneltilmesidir. Yakında akbaba gibi İdlib'e gelecek kafirlere karşı tek bilek olmalarıdır.

    Recep Baltacı Hoca'nın Olaylar Hakkında Açıklaması:
    Son düzenleme: 2 Aralık 2017
  2. Muhammed Taha

    Muhammed Taha Allahu Ekber Kullanıcı

    Tahriruş Şam Heyeti, yeni bir beyanat ile şeyhlerin serbest bırakılacağını açıkladı. Tarafsız kurul şeyhlere kefil olacak:

    “BİRBİRİNİZE KARŞI YUMUŞAK HUYLU OLUN, İHTİLAF ETMEYİN”

    Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’adır. En faziletli salatlar ve kâmil selamlar Nebimiz Muhammed’e, ailesine ve tüm ashabı üzerine olsun.

    Bazı değerli şeyhlerin “Sulh Daha Hayırlıdır” girişimlerinden sonra, bizim bu girişimi medyadan uzak bir şekilde uygulamamız hususunda; bizler kardeş Kassam ve beraberindekilerle aramızda meydana gelen sorunun hakiki ve ameli bir çözümü için yoğun çabalar ortaya koyduk. Bu hususta değerli şeyh Ebu Abdulkerim aracılığıyla birçok girişimler oldu ve bu girişimlerin hiçbirisi bir başarı kaydedemedi. Şöyle ki, birkaç oturum düzenlendi ve bu kardeşler bu oturumlara katılmadılar. Kardeşlerin tutuklanması problemi ortaya çıktığında ise, şeyh Ebu Abdulkerim aracı olma ve bir an önce çözümün gerçekleşmesi için yeniden harekete geçti.

    Daha önce teşkil edilmiş olan kurulun kabulü hususunda ittifak edildi. Kurul şu kişilerden oluşmakta:

    - Şeyh Ebu Abdulkerim (kurul başkanı)
    - Şeyh Ebu Malik eş-Şami (üye)
    - Kardeş Ebu Katade Elbani (üye)
    - Kardeş Muhtar et-Türki (üye)
    - Kardeş Ebu Musab eş-Şami (üye)

    Kurul, Emni gerekçelerden ötürü adı geçmeden “Sulh Daha Hayırlıdır” girişimi şeyhlerinden birisiyle irtibat halinde olacaktır.

    Kurul, kefil olarak kardeşlerin serbest bırakılmaları ile işe başlayacaktır.

    Kurul, dinin külliyatlarının ve şeriatın maksatlarının gerçekleşmesi çerçevesinde Şam cihadının maslahatına katkıda bulunacak bir çözüme ulaşana kadar her iki taraftan gerginlik oluşturacak faaliyetlerin durdurulması sözünü vermektedir.

    Kurul, Allahu Teâlâ’nın “Toplu halde Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, tefrikaya düşmeyin.” buyruğuna uyarak, tüm kardeşleri ribat noktalarına bağlı kalmaya, safları ve sözleri birleştirmeye çağırmaktadır.

    Kurul, herkese, ister medyada isterse mücahidlerin safları arasında ihtilaflı konuları yaymamalarını emretmektedir.

    Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.

    14 Rebiulevvel 1439 h. / 2 Aralık 2017
  3. Muhammed Taha

    Muhammed Taha Allahu Ekber Kullanıcı

    Şeyh Ureydi serbest bırakıldı.
    Elhamdulillah.

    IMG_20171211_211921_909.jpg
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş