Hilafetin farziyetinin ve gerekliliğinin işaretleri


A- Kur’an-ı Kerim’de:

Allah (subhanehu ve teala) Kur’an-ı Kerim’inde şöyle buyurdu:

1. Hayır! Rabbine And olsun ki; onlar aralarında çıkan anlaşmazlıklarda, seni hakem tayin edip sonra da senin verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, gerçekten iman etmiş olmazlar. [Nisa 65] k.gif

2. Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitab'ı hak ile indirdik. [Nisa 105] k.gif

3. Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma! Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmalarından sakın. [Maide 49] k.gif

4. Her kim Allah’ın indirdikleriyle hükmetmezse, işte onlar kafirlerin ta kendileridir ... zalimlerin ta kendileridir ... fasıkların ta kendileridir. [Maide 44-47] k.gif

Kur’an’ın bu ayetleri ve diğer birçok ayet; Allah’ın indirdikleriyle yönetimin farziyeti konusundaki şüphelere, apaçık delillerdir. İlk ayet özellikle, doğrudan müslümanlara; aramızda hükmedilmesi için sadece Allah’ın indirdiklerini esas almamamız halinde, gerçek bir İmana sahip olamayacağımızı bildirmektedir. Bu, Allah’ın hükümleriyle hükmeden bir yönetim sistemini kurmanın, tüm müslümanlar üzerinde farz olduğuna ilişkin önemli bir işarettir.

B- Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Sünneti’nde:

1. İmam Muslim, Ebu Hazm’ın şöyle dediğini rivayet etti: Ebu Hureyre (r.a.) ile beş sene beraberdim ve O’ndan Peygamber (s.a.v.)’in şöyle dediğini duydum: “Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: Beni İsrail'i (İsrail oğullarını) peygamberler (aleyhimusselâm) yönetiyorlardı. Bir peygamber vefat edince, onun yerine ikinci bir peygamber geçiyordu. Ancak, benden sonra peygamber yoktur. Fakat ardımdan halifeler gelecek ve çok olacaklardır. Orada bulunanlar: (Onlar hakkında) bize ne emredersiniz? diye sordular. Önceki biatınıza sadakat gösterin. Onlara haklarını verin. Onlar üzerindeki haklarınızı (eda etmedikleri taktirde, kendilerinden değil) Allah'tan isteyin. Zira Allahu Teala, idareleri altındakilerin hukukunu onlardan soracaktır. buyurdu. [Buhari, Enbiya, 3196; Muslim, İmaret, 3427; Ahmed b. Hanbel, Mükessirin, 7619]

2. İmam Muslim, Abdullah bin Ömer (r.a.)’den Rasulullah (s.a.v.)’in şöyle dediğini rivayet etti:

“Kim boynunda beyat (halkası) bulunmadan ölürse, cahiliyye ölümüyle ölmüştür.”

3. Ahmed bin Hanbel ve İbn Ebi Asım, Peygamber (s.a.v.)’in şöyle dediğini rivayet ettiler:

“Her kim kendi yaşadığı dönemde bir İmam olmaksızın ölürse, cahiliyye ölümü ile ölmüş olur.”

Böylece Peygamber (s.a.v.) tüm müslümanları bir İmam’a bağlanmasını, ona biat etmesini veya boynuna biat halkasının bulunmasını zorunlu kıldı. Biat akdi Halife’den başkasıyla yapılmaz. Hadislerden öğrendiğimize göre; Halife (Emir’ul Mü’minin veya İmam da denir) müslümanların işlerini yönetendir. O nedenle bu; Hilafet’in kurulması ve bir Halife’nin seçilmesine yönelik bir emirdir.

C- Sahabelerin Sözlerinde:

Ali İbn Ebi Talib (r.a.) şöyle dedi: “İnsanlar, ister iyi isterse kötü olsun bir İmam (Halife) olmadan, doğrulmazlar (düzelmezler)” [Beyhaki, Kenz-ul Ummal, 14286]

Abdullah İbn Ömer (r.a.) şöyle dedi: “İnsanlar zalim ve günahkar olsa bile, eğer yöneticileri onları İslam ile yönetiyor ve ona tabi oluyorsa, Ümmet acı çekmez ve bozulmaz. Fakat yöneticiler zalim ve günahkar ise, insanlar İslam’ı istese ve ona tabi olsalar bile, Ümmet acı çeker ve bozulur.” [Ebu Nuaym, Hilyet-ul Evliya]

Ömer İbn el-Hattab (r.a.) şöyle dedi: “Bir toplum (cemaat) olmadan, İslam olmaz. Liderlik (İmaret) olmadan toplum olmaz ve işitip itaat etme olmadan liderlik olmaz.”

rasidihilafet.org'dan alıntıdır