1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Hadisler Ve Ayetlerden Çıkan Sonuçlar Ile Müziğin Haramlığı

Konu, 'İslam Fıkhı' kısmında morueqq tarafından paylaşıldı.

  1. morueqq

    morueqq لا إله إلا الله Kullanıcı

    Hadislerle Müziğin Haram Oluşu:

    Şarkı ve Çalgı Aletlerinin Haram Olduğuna Dair Hadisler

    1) Ebu Amir ya da Ebu Malik el-Eş’ari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Ümmetim arasında fercleri, ipeği, şarabı ve çalgı aletlerini helal kabul edecek bir topluluk olacaktır. Ve birtakım kimseler bir âlemin yakınına konaklayacaklar. Kendilerine ait davarlarla yanına gidecek, bir ihtiyacı sebebiyle onlara varacak. Onlar ona:
    −Bize yarın tekrar gel diyecekler. Yüce Allah geceleyin onlara hükmünü geçirecek ve âlemi koyacak, diğerlerini ise tanınmaz hale çevirerek kıyamet gününe kadar maymunlara ve domuzlara dönüştürecektir’ buyurdu.”
    Buhari

    2) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Dünyada da, ahirette de lanetlenmiş iki ses vardır:
    1) Nimet sırasında zurna sesi ve
    2) Musibet sırasında bir inleme’ buyurdu.”
    Bezzar Müsned: 1/377, 795, Ebu Bekr eş-Şafii er-Rubaiyyat: 2/22, ed-Dıya el-Makdisi, el-Ehadiysu’l-Muhtare
    Ayrıca bu hadisin kendisi ile kuvvet kazandığı bir şahidi daha vardır.

    3) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Ben ağlamayı yasaklamadım. Fakat ben ahmak ve günahkâr iki sesi yasakladım: Birisi oynama ve oyalanma namesi sırasındaki ses ve şeytan zurnaları, diğeri ise musibet halindeki ses yüzlere vurmak, yakaları yırtmak ve şeytan inlemesidir’ buyurdu.”
    Hâkim, Beyhaki, İbni Ebi’d-Dünya, Acurri, Beğavi Şerhu’s-Sünne, Tayalisi Müsned, İbni Sad Tabakat, İbni Ebi Şeybe el-Musannef, Tirmizi

    4) Abdullah bin Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Muhakkak Allah bana şarabı, kumarı, davul ve zarı haram kıldı. Sarhoşluk verici herşey şüphesiz haramdır’ buyurdu.”
    Ebu Davud 3696, Beyhaki, Ahmed Müsned, Ebu Ya’la Müsned, İbni Hibban Sahih, Ebu’l-Hasen et-Tusi el-Erbain, Taberani Mucemu’l-Kebir

    5) Abdullah bin Amr bin el-As (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Muhakkak Aziz ve Celil olan Allah içkiyi, kumarı, davul ve içkiyi haram kılmıştır. Sarhoşluk veren herşey de haramdır’ buyurdu.”
    Ebu Davud 3685, Tahavi Şerhu Meani’l-Asar, Beyhaki, Ahmed, Yakub el-Fesevi el-Marife, İbni Abdi’l-Berr et-Temhid

    6) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    “Şüphesiz Rabbim bana içkiyi, kumarı, davulu ve tamburu haram kıldı.”
    Beyhaki, Ahmed

    7) İmran bin Husayn (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Ümmetim arasında semadan atılan helak edici atışlar, suret değişimi ve yerin dibine geçirilme görülecektir.’ Sahabeler:
    −Ey Allah’ın Rasulü! Bu ne zaman olacak diye sordular. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    −‘Çalgı aletleri ortaya çıkıp, şarkıcı cariyeler çoğaldığı ve şaraplar içildiği vakit’ buyurdu.”
    Tirmizi 2213, İbni Ebi’d-Dünya Zemhu’l-Melahi, Ebu Amr ed-Dani es-Sünenu’l-Varide fi’l-Fiten, İbnu’n-Neccar Zeylu Tarih-i Bağdad
    8)Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    “Bir topluluk koltukları üzerinde oturmakta iken maymunlara ve domuzlara dönüştürülecektir. Buna sebep ise onların içki içmeleri, ud çalmaları ve cariyelerin şarkı söylemeleridir.”
    İbni Ebi’d-Dünya, İbni Asakir Tarih-u Dımeşk

    9) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    “Ümmetimin sonlarında yerin dibine geçirilmek, semadan helak edici atışların yapılması ve suret değişimi olacaktır.” Sahabeler:
    −Hangi sebeple ey Allah’ın Rasulü! diye sordular. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    −“Onların şarkıcı cariyeler edinmeleri ve içki içmeleri sebebiyle olacaktır.”
    Ed-Dulabi el-Kuna, İbni Asakir Tarih

    10) Ebu Umame (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Bu ümmetten birtakım kimseler yemiş ve içmiş olarak geceyi geçirecekler ve maymunlara ve domuzlara dönüştürülmüşler olarak sabahı edeceklerdir...’
    Bu hadiste şu ifadeler de vardır. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Buna sebep içki içmeleri, faiz yemeleri, şarkı söyleyen cariyeler edinmeleri, ipek giyinmeleri ve akrabalık bağlarını koparmaları olacaktır’ buyurdu.”
    Hâkim, Beyhaki Şuabu’l-İman, Ahmed, İbni Ebi’d-Dünya, Asbahani et-Terğib, Tayalisi, Ebu Nuaym el-Hilye, İbni Asakir Tarih

    11) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Ümmetim altı şeyi helal bellerse artık helak olurlar:
    1) Aralarında lanetleşme ortaya çıkarsa,
    2) İçkileri içerlerse,
    3) İpek giyerlerse,
    4) Şarkı söyleyen cariyeler edinirlerse,
    5) Erkekler erkeklerle yetinirse (cinsel ilişkiye girerse),
    6) Kadınlar kadınlarla yetinirse (cinsel ilişkiye girerse)’ buyurdu.”
    Taberani Mucemu’l-Evsad, Beyhaki

    12) Ebu Umame (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Şarkıcı kadınların satılması, satın alınmaları, onların ticaretinin yapılması helal değildir. Onlar karşılığında alınan bedel haramdır.’ Ebu Umame (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle devam etti:
    “İnsanlardan öylesi var ki, herhangi bir ilmî delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş lafı satın alır. İşte onlara rüsvay edici bir azap vardır.” Lokman 6 bu ayet bu husus (müzik) için indirildi’ buyurdu.”
    Taberani Mucemu’l-Kebir

    * * *




    Ayetlerle Müziğin Haram Oluşu:

    Lokman suresi 6. ayet : İnsanlardan bilgisizce Allah yolundan saptırmak için Hakkı boş sözlerle değişenler ve Allah yolunu alaya alanlar vardır. İşte horlayıcı azâb onlar içindir

    İbn Cerîr'in, Avfî kanalıyla İbn Abbâs'tan rivayetine göre bu âyet-i kerime en-Nadr ibnu'l-Hâris hajkkında nazil olmuştur ama bu âyet-i kerimenin nüzulüne sebep olan davranışı buna göre başkadır.
    Rivayete göre o, şarkıcı cariyeler satın alır; birisinin Hz. Peygamber (sa)'i dinlemeye gittiğini görürse hemen bir şarkıcı cariyesini çağırır, o kişiyi de çağırır ve cariyesinin ona çalıp söylemesini emrederek: "Bak, bu, Muhammed'in kendisine çağırdığı namazdan, oruçtan ve onunla birlikte mücadeleden daha hayırlıdır." dermiş. İşte onun bu davranışı üzerine bu âyet-i kerime nazil olmuş. (Suyûtî, Lubâbu'n-Nukûi, n,56)

    Sevr ibn Fâhıte'nin babasından, onun da İbn Abbâs'tan rivayetine göre bu âyet-i kerime gece gündüz kendisine şarkı söylesin diye bir cariye satın alan bir adam hakkında nazil olmuştur. (Vahidî, Esbâbun-Nuzûl, s. 244) Bu kişinin İbn Hatal olduğu söylenmiştir. (Alusî, Ruhu'l-Maânî, xxı, 67)

    Vâhıdî'nin kendi isnadıyla Ebu Umâme'den rivayetinde Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: Cariyelere şarkı öğreterek şarkıcı yetiştirmek, onları satmak helâl değildir. Onları satılmasından alınan bedel de haramdır. Bu gibiler hakkında "İnsanlardan bilgisizce Allah yolundan saptırmak için Hakkı boş sözlerle değişenler... vardır." âyeti nazil oldu. Bir kimse yüksek sesle şarkı söylediği zaman iki şeytan gelir birisi bir omuzunda, diğeri öbür omuzunda tepinmeye, oynamaya başlarlar ve o kişi susuncaya kadar böyle yapmakta devam ederler. (Vahidî, Esbâbu'n-Nuzûl, s. 244.)

    Ayetlerden Çıkan Hüküm Ve Hikmetler:

    1- En büyük günahlardan biri insanları saptırmak ve Allah Tealâ'nın dininden yüzçevirmek maksadıyla, Allah'ın kelâmı Kur'an'ı işitmekten yüzçevirmek ve insanları hikâyeler, masallar, fıkralar v.b. boş ve eğlenceli sözler gibi faydasız sözlerle meşgul etmektir. Kibirlenerek Kur'an'dan yüz-çevirip ona arkasını dönen kimse can yakıcı bir azaba layık olmaktadır.

    2- İbni Mes'ud, İbni Abbas ve başka zatlar ayette geçen "lehve'l-hadis: sözlerin eğlencelisi" ifadesini çalgı âletlerinin dinlenilmemesi, nağmeler ve eğlence aletleriyle musikî icra edilmemesine delil olarak kabul etmektedirler.
    Bu ayet âlimlerin musikîyi reddetmelerine delil olarak kabul ettikleri üç ayetten biridir.

    Bu konudaki ikinci ayet: "Siz eğleniyorsunuz" mealindeki (Necm, 16/61) ayettir. İbni Abbas diyor ki: Sâmiduun kelimesi, Hımyerî dilinde musikî manasındadır. İsmedî lenâ: şarkı söyle, demektir.

    Üçüncü ayet ise: "Sen sesinle gücünün yettiğini yerinden oynat." (İsra 17/64) Mucahid diyor ki: Bunun manası musikî ve musikî aletleridir.

    Tirmizî ve başka muhaddisler Enes ve başka sahabîlerden Peygamberimiz (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedirler:
    "İki mel'un ve günahkâr ses vardır ki bu iki sesten nehyediyorum: Biri musikî âleti sesi, nağme ve sevinç anındaki şeytanî terennum; diğeri bir musibet anındaki yanaklara vurma ve cepleri yırtma esnasındaki ağıttır."

    Ebu Talib el-Giylanî Hz. Ali (r.a.)'den Peygamberimiz (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
    "Ben musikî âletlerini ve trampetleri kırmak üzere gönderildim."

    İbni Muberak, Enes b. Malik (r.anh)'den Peygamberimiz (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
    "Kim bir şarkıyı dinlemek üzere oturursa, kıyamet günü kulağına kurşun dökülür."

    Buna binaen âlimler musikînin -genellikle- haram olduğu kanaatine varmışlardır.









  2. morueqq

    morueqq لا إله إلا الله Kullanıcı

    ŞARKI VE MÜZİK HAKKINDA, SAHABE, TABİİN VE DÖRT İMAMDAN NAKLEDİLENLER

    • Ebu Bekir Sıddık Radıyallahu Anh, iki küçük cariyenin tef çalıp şarkı söylediklerini gördü ve onları azarlayarak “Rasulullah’ın yanında şeytanın çalgısını mı çalıyorsunuz?” dedi. Rasulullah (S.A.V.)’debunu ikrar etti. (Buhari)
    • Sürekli Allah’ın zikriyle meşgul olan Osman Radıyallahu Anh, Allah’ın kendisine bir lütfu olarak hiçbir zaman bu masiyete bulaşmamıştır. Şöyle demektedir: “Ne şarkı söyledim, ne de boş hayallere daldım (bu iki masiyetten uzak kaldım).” (İbni Ebi Asım, 2/595)
    • İbni Ömer Radıyallahu Anhumâ ihramlı bir topluluğa uğradığında, içlerinden biri şarkı söylüyordu. Ona: “Allah senin ibâdetini kabul etmesin emi, Allah seni işitmesin emi!” dedi. (İbni Ebi’d-Dünya, ‘Zemmü’l-Melahi”)
    • İbni Mes’ud Radıyallahu Anh, “şarkı, kalpte nifak bitirir” demiştir.
    • Enes bin Malik Radıyallahu Anh, “en pis kazanç, şarkı ve çalgı aletleriyle kazanılandır” dedi. (İbni Ebi’d-Dünya ‘Zemmü’l-Melahi’)
    • İbni Abbas Radıyallahu Anh, “tef haramdır, çalgı aletleri haramdır, kûbe (yukarıda geçti) ve ney de haramdır” dedi. (Beyhaki. 10/222)
    • A’işe Radıyallahu Anhâ validemiz, bir ziyarette bulunuyordu ki evde başını sallayarak şarkı söyleyen bir adam gördü ve ona, “Yazıklar olsun sanâ. Bu şeytandır, bunu çıkarın dışarı” dedi, o da çıkartıldı. (Buhari, “Edebü’l-müfred”)
    • Ömer b. Abdülaziz şarkı hakkında; “başlangıcı şeytandan, sonu da Allah’ın gazabıdır” demiştir. (siretiÖmer de İmam Acûri rivayet etmiştir.)
    • Vâki’ b. el-Cerrâh, “İbni Ömer’in yaptığı gibi çalgı aletlerini alın ve onu sahibinin başında kırın’ dedi (Hilal, 126)
    • Fudayl b. İyâd Rahmetullahi Aleyn, “müzik ve şarkı, zinanın teşvikçisidir’ dedi. (İbni Ebi’d-Dünya)
    • İmam Ebu Hanife Radıyallahu anh, şarkı ve müziğin haram olduğunu oldukça sert bir şekilde savunuyor ve onu dinlemeyi günah sayıyordu. (İbni’lCevzi, “Teblisu’l-İblis’)
    • İmam Mâlik Radıyallahu anh’a şarkıdan soruldu. O da “bizim oralarda bu işi günah içinde yüzenler (fasıklar) yapar” dedi. (İbni Ebi’d-Dünya, “Zemmü’l-Melâhi”)
    • İmam Şâfi Radıyallahu anh, “Şarkı batıla benzeyen, insanı oyalayan boş ve çirkin bir sözdür. Kim onu çok dinlerse sefihtir (beyinsizdir) ve şehadeti kabul edilmez. Şarkı çirkin ve haramdır. Nitekim Allahu Telâla ×Allah küfrü, fıskı ve isyanı size kötü göstermiştirØ (Hücurat, 7) buyurmaktadır. İmam Şâfi sözüne şöyle devam etmiştir: “Irak’ta şarkı -tağbîr- denilen bir şey terk ettim ki, onu insanları Kur-’ân’dan uzaklaştırmak için zındıklar keşfetmiştir.”
    • İmam Ahmed Radıyallahu anh, “Kâval, ney, zurna, tanbur, saz, kemençe ve benzerleri haramdır” dedi.
    • İmam Şâbi Rahmetullahi Aleyh, “şarkı söyleyen de, dinleyen de mel’undur” demiştir. (ibni Ebi’d-Dünya)
    • Dahhâk Rahmetullahi Aleyh, “şarkı kalbi öldürür, Rabb’i öfkelendirir” demiştir. (İbni Ebi’d-Dünya)
    • Şeyhu’l-İslâm Ebu Abbâs İbn-i Teymiye Rahmetullahi Aleyh, “şarkı ve müzik, insanda şeytani duyguları harekete geçiren en etkili unsurlardan biri ve müşriklerin âdetlerindendir” demiştir. (Mecmuu’l Fetâva, 11/295)
    • İmamı Kurtubi Rahmetullahi Aleyh, “şarkı, Kitap ve Sünnetle yasaklanmıştır” demektedir.
    • İbn-i Salâh Rahmetullahi Aleyh de, “şarkı ve müzik aletlerinin haram olduğu konusunda icmâ vardır” demiştir.



    “Müzik ruhun gıdasıdır” (mı?)
    Bazı kimselerin diline doladığı ve çok garip olan bu söz, Kur’ân’dan ve Sünnetten kopanları insanların, eksikliğini yüreklerinin derinliğinde hissettiği bir boşluğu doldurmak, ne olursa olsun kendisiyle her zaman güçlü oldukları kaynaklara dönmesini engellemek amacıyla üretilmiş basit felsefeden öte bir şey değildir.
    Böylece Allah düşmanları kendilerince alternatif(!) bir din oluşturma eğilimi göstermiş insan maneviyatına, ihtiyaç duyduğu desteği müzikle verebilecekleri vehmine kapılmışlardır. Bununla da kalmayıp, bu yolla halkları ve en önemlisi gençleri etki altına almayı başarmışlardır. Hatta bu doğrultuda sözde İslami olan “yeşil pop”(!) tartışmaları bile yapılmaya başlanmıştır. Müslümanları dağın öte yanındaki büyük felaketi görmeye ve yükümlü olduğumuz sorumlulukları eda etmeye davet ediyoruz...
    Ruh, ancak böyle gıdalanır!
    Son olarak...
    İslam’da müziğin hükmü açıklandıktan ve müslümanın bundan uzak durması, kaçınması gereken haramlardan biri olduğu belli olduktan sonra, bu günaha düşen kimse artık, Allah Teala ve Rasûlü (S.A.V.)’in emrine boyun eğmeli ve teslimiyet içinde olmalıdır ki, hayat bulsun:
    ×Ey İman edenler! Hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah ve Rasûlüne (onların çağrılarına) uyun...Ø (Enfâl, 24)

    Şayet kişi, böyle bir günahın içinde değilse, artık Allah’a hamdederek, hak üzere sabit kalmasını O’ndan dilesin ve kardeşlerine nasihatta bulunsun...


    Fukahadan;

    Aletsiz, çalgısız nağmeli sese sima denir. Çalgı aleti ile birlikte olan insan sesine gına [müzik] denir. Gına haramdır. (Dürr-ül mearif)

    Lokman suresinin 6. âyetindeki lehv-el hadis ifadesini âlimler musiki, çalgı aleti olarak bildirmiştir. İbni Mesud hazretleri yemin ederek lehv-el hadis’ten kasıt, çalgı aleti ve musiki olduğunu söylemiştir. (Tefsir-i ibni kesir, Tefsir-i medarik)

    (Mevahib-i aliyye) ismindeki tefsirde, lehv-el hadis âyeti şöyle tefsir ediliyor:
    Yalan hikayeler yazarak veya şarkıcı kadınlar tutup herkese ses nağmeleri dinleterek, Kur’an dinlemelerine engel olmaya çalışanlara Cehennem ateşini müjdele! (Mevâkib tefsiri)

    Müfessirler, İsra suresinin 64. âyetinde şeytana, (Vestefziz... bi savtike [Sesinle oynat]) demenin çalgı ile oynat demek olduğunu, bu âyetin, her çeşit çalgıyı haram ettiğini bildirmişlerdir. (Şeyhzade)

    Müfessirler Enam suresinin 70. âyetini, ](Dinlerini [şarkı ile, musiki ile] oyun ve eğlence haline sokanlardan uzak dur)şeklinde tefsir etmişlerdir.
    ](Şimdi siz bu söze [Kur’ana] mı şaşırıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz ve siz gafletle oynuyorsunuz.)[Necm 59-61]

    Medarik tefsirinde entüm samidün ifadesi, (Kur'an okunduğunu işittikleri zaman onu dinletmemek için teganniye [şarkı türkü söyleyerek şamataya] başlarlar, oynarlardı) diye açıklanıyor. İbni Abbas ve Mücahid hazretleri de bu ifadenin şarkı olduğunu söylemiştir. (İgaset-ül-Lehfan)

    İbni Hibban’ın bildirdiği hadis-i şerifte, Resulullah, develerin boyunlarındaki ceresleri [çanları] çıkarmıştır. Halbuki çan şehveti tahrik etmez. Çan bulunan yere rahmet melekleri girmiyor. Artık çalgıyı, çalgı aletlerini siz düşünün. Şeyh-ul-İslâm Ahmed İbni Kemal efendi hazretleri Kırk Hadis kitabında buyuruyor ki:
    (Mizmarları kırmak ve hınzırları öldürmek için gönderildim)hadis-i şerifindeki mizmar, bütün çalgı aletleridir. Bu hadis-i şerif, her çeşit çalgıyı ve domuz eti yemeyi yasak etmektedir.

    Ebu Bekir -ra-, iki küçük cariyenin tef çalıp şarkı söylediklerini gördü ve onları azarlayarak “Şeytanın çalgısını mı çalıyorsunuz?” dedi. (Buhari)

    İbni Ömer -ra- , ihramlı bir toplulukta şarkı söyleyen birine, “Allah senin ibadetini kabul etmesin” dedi. (İbni Ebid-dünya)

    Enes bin Malik -ra-, “En pis kazanç, şarkı ve çalgı aletleriyle kazanılandır” dedi. (İbni Ebid-Dünya)

    İbni Abbas -ra-, “Çalgı aletleri haramdır” dedi. (Beyheki)

    Âişe validemiz -ra-, bir evde şarkı söyleyen birini görünce ona, “Yazıklar olsun sana. Bu şeytandır, bunu çıkarın dışarı” dedi ve onu çıkardılar. (Buhari)

    Fudayl bin İyad hazretleri, “Müzik ve şarkı, zinanın teşvikçisidir” dedi. (İbni Ebid-dünya)

    Şeyhü’l İslam Ahmed İbn-i Kemal Paşazade,Risale-i Münire’debuyuruyor ki:Cevâhir-i Fetâvâ kitabında (Raks [oyun], şarkı ve çalgı haramdır) diyor. İstihsân kitabında çalgı dinlemenin haram olduğu bildiriliyor. Hidâye kitabının sahibi, (Şarkı söyleyenin şahitliği kabul edilmez) diyor. Kurtubi’de şarkı söylemek, ney çalmak ve raks etmek icma ile haramdır deniyor. Abdülkadir-i Geylani’nin (Raksa helal diyen kâfir olur) fetvasını gördüm. (Vesiletü'n Necat kitabı)
    Şeyh Muhammed Rebhami hazretleri buyuruyor ki:Saz, tanbur, def, ney ve diğer çalgı aletlerini çalmak, Allahü teâlânın emrini tutmamak olur. (Riyad-ün-Nasıhin)

  3. morueqq

    morueqq لا إله إلا الله Kullanıcı

    KİTAB VE SÜNNET’E GÖRE
    ŞARKI, TÜRKÜ MÜZİK
    Hamd; ancak Allah’a mahsustur. Salât-ü selâm; Rasûlullah’ın, O’nun A’li ve Ashab’ının ve de Kıyamet’e kadar onların yoluna ittiba edenlerin üzerine olsun...
    Allah’ın kullarını saptırmada ve O’nun yolundan kaydırmada Şeytanın kullandığı araçların başında müzik ve türevleri olan şarkılar, türküler vb. gelmektedir. Müzik, İnsanın dili ve kalbinde meydana getirdiği kötü etkilerden dolayı Allah’ın Kitab’ının dinlenilmesine bir set olmaktadır. Böylece Kuran’da bildirilen şeylere karşı bir gaflet meydana gelir ve şeytanın yolu açılmış, Rahmanın yoluna engel konulmuş olur.
    Müzik, İnsanı gaflete sevk ederek, namazla kâim olan ve erişilen tüm güzelliklerin aksi etkiler doğurur. Namazın kötülük ve aşırılıktan menetmesine karşın, müzik bunlara yol açar. Müziği kendinden bir parça haline getiren bir kimse, bu haliyle Allah Azze ve Celle’nin hoşnut olacağı yola asla ulaşamaz.
    İnsanların beyinlerini kontrol altına almada müziğin büyük bir etkisi vardır. Yahudi, Hıristiyan ve diğer işbirlikçilerinden müteşekkil Şeytan orduları, uluslararası iletişim ağını ellerine geçirerek korkunç bir şekilde nefisleri tahrik edici unsurları kullanmaya başladılar. Bunun için kadın erkek şarkıcılardan bir ordu tesis ettiler. Allah Azze celle’nin, hakkında hiçbir hüküm indirmediği bu fiillerini içki ve maddeyle pekiştirdiler. Ancak bundan sonra halkları İslama karşı birtakım hedeflere hizmet eder bir hale getirebildiler. Genç kızlarımızı insan görünüşlü kurtların pençesine düşüren nice şarkıların varlığı bir vakıadır. İslam vahdetinden uzaklaştıran, İslam’ı karalayan ırkçı yada yöresel gazellerin, “ilhâdi’ (ateist) düşüncenin yayılmasında çok etkisi olmuştur...
    Bu sebeplerden dolayı, sizlere faydalı olabilmek amacıyla genel olarak Kur-’ân ve Sünnete, hususan âlimlerin görüşlerine göre müziği ve hükmünü açıklayan bu risaleyi hazırladık. Yüce Allah’tan hatalarımızı düzeltip affetmesini, bizi rüşde erdirmesini, gönlümüz ve kalbimizdeki perdeleri hakkı görmemiz için kaldırmasını, duymayan kulaklarımızı açmasını ve bizi dosdoğru yoluna iletmesini istiyoruz. Şüphesiz, O buna Kâdirdir.
    Şarkı nedir: Birtakım duyguları tahrik kastıyla, seslice bir ritim takip edilmek suretiyle okunan şiir ya da nesire şarkı denir. Çalgı aletleri eşliğinde olabileceği gibi, alet yardımı olmaksızın da söylenebilir.
    Müzik nedir: Yunan asıllı (fr. musique; lat. musica; yun. musike’den) bir kelime olan müzik, Ud, keman, davul, ney, darbuka vb. âletlerle yapılan sanat dallarının tümüne verilen addır.
    Alimler müzik, şarkı ve türküleri sevkettiği unsurlardan dolayı çeşitli terimlerle adlandırmışlar, “boş söz (lehv); hevâ, batıl, yalan söz (zûr); ıslık (mükâ); alkış (tasdiye); zinâ davetçisi (rukiyyetü’zzinâ); şeytan sesi (savtu’ş-şeytân); nifak yeşerten (münbitu’n-nifak)” gibi isimleri onu tarif etmek için kullanmışlardır.
    Müziğin özellikleri ve zararları kısaca şunlardır:

    • Haramlara teşvik eder ve onları güzel gösterir.
    • Fıskı, fücuru ve azgınlığı emreder.
    • Nefsi şehevi fiillere iter.
    • İnsanın adalet ve mürüvvetini giderir.
    • Kalbi meşgul ederek Allah’ın zikrinden alıkor.
    • Kalbi karartarak iyilik ve kötülüğü ayırt edemez bir hale getirir.
    • Şeytani hal ve fiillere güç vererek kötü işlerin yolunu açar.
    • İnsanın sözlü ifade yeteneğini azaltır, zihni boş ve faydasız şeylerle meşgul eder.
    Hüküm açısından, teğanni çeşitleri Şarkı ve türküler, mübah ya da haram olmak üzere hüküm açısından ikiye ayrılır:
    Mübah teğanniler: Çalgı aletleriyle eşlik edilmeksizin sadece bir nâmeyle ve seslice ardarda söylenen sözlerdir. Ancak, bunun mübah olması için bazı şartlar vardır:

    1. Muhtevasında: İçkiye, kadına teşvik, İslam ve Müslümanlarla alay etmek, kafirleri övmek gibi İslama aykırı sözler bulunmamalı.
    2. Erkeklerin görmemesi için yeterli önlemler alınmış olsa da, erkeklerin duyma ihtimali varsa eğer, bülûğ çağına ermiş bir kadın tarafından söylenmemeli.
    3. Farzların edasını engellememeli, sonuçta buna sevk etmemeli.
    4. Aşırılığa gidilmemelidir.
    Mübah Olan Teğanni Çeşitleri:
    1- İş ve çalışma sırasında: İş esnasında sıkıntıyı azaltmak, bıkkınlığı gidermek ve azmi artırmak için söylenen ilahiler, marşlar ve güzel nağmeler.
    2- Savaş kasidesi ve nağmeler. Mücahidleri teşvik etmek için söylenir.
    3- Beşikteki çocuğu sakinleştirmek için annenin söylediği ezgi ve ninniler.
    4- Kadınların düğün, sünnet merasimleri ve bayramlarda alet kullanmadan ya da yalnız zilsiz tef kullanarak söyledikleri ezgi ve dizeler. Ancak bu durumda, tefden başka çalgı aletinin olmamasına, erkeklerin değil kadınların çalmasına, tefin kenarlarında zil bulunmamasına, ayrıca aşırılığa giderek buruhsatın aşılmamasına dikkat edilme zorunluluğu vardır.
    Haram teğanniler:
    Yukarıdaki şartları taşımayan her tür melodi, ezgi, şarkı ve türkü çeşidi bu gruba dahildir.
    Çalgı aleti eşliğinde söylenen her nevi ezgi, şarkı ve türkü haram olan gruba girer. Dolayısıyla bunlar, farzın edasını engelleyen; İslam’a aykırı sözler ihtiva eden; kadının erkeğe hitaben söylediği, içkiye, fuhşa çağıran; harama götüren; ehl-i fücûrun besteleyip söylediği haram sınıftan olup kesinlikle caiz değildir. Bunların tümü Allah’ı anmaktan alı koyar ve insanın yaratılış gayesi oları Allah’a kulluktan tamamen uzaklaştırır.

  4. morueqq

    morueqq لا إله إلا الله Kullanıcı

    İSLAMDA MÜZİĞİN HÜKMÜ:Salâh el-Budeyr



    İslam ehlinin göğsünü hidayete açan, isyan ehlinin kalbini hikmeti anlamaması için karartan Allah'a hamdolsun. Şehadet ederim ki Allah'dan başka ilah yoktur. O, tektir ve ortağı yoktur. Herkesin kendisine muhtaç olduğu tek bir ilahtır. Ve şehadet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve rasulüdür. O ne güzel bir kul ve efendidir. Ne yüce bir soya ve asıla sahiptir. Allah O'na, ailesine ve ashabına yarın insanları yeniden diriltinceye kadar salât ve selam eylesin.



    Allah'ın kulları! Allah'dan hakkıyla korkun! Çünkü Allah'dan hakkıyla korkmak en değerli kazançtır. O'na ibadet etmek en yüce ilişkidir. (Ey iman edenler! Allah'dan korkun ve doğru söz söyleyin ki, Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Rasulü'ne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.) (33/el-Ahzâb/70-71)
    Ey müslümanlar! İslam ehli bu dinin gölgesinde değerli ve şerefli bir hayat yaşamaktadır. Onun içerisinde imanın tadını, yakinin ve sükunetin huzurunu, itaatin yakınlığını ve ibadetin lezzetini bulur.
    Bu dinin öğretileri, sapma eğilimleri ve sapıkların görüşleri karşısında koruyucu bir kale gibi durur. İnsanı sapık arzulardan korur ve şehvetine karşı muhafaza eder. Üzüntülerini ve kederlerini giderir. Allah'ın dinini dost edinen kimse fakir bile olsa ne kadar da zengindir! Ona düşmanlık eden zengin bile olsa ne kadar da fakirdir!
    Ey müslümanlar! Dini için gayretli müslümanları üzen durumlardan biri de bazı müslümanların mutluluğu dinlerinden başka bir yerde aramalarıdır. Onlar huzuru İslam'ın dışında ararlar. Şifayı ve afiyeti şehvetlerin ve hevaların çarkında arayarak hastalığın üzerine ilaç yerine zehir koyarlar.
    Bu durumlardan biri de; bugün insanlardan bir çoğunun müzik ve çalgı aletleri dinlemesidir. Öyleki bu onların tesellisi ve alışkanlığı haline gelmiştir. Bu yaptıklarını geçersiz nedenler, asılsız şüpheler ve müziği mubah sayan sahte deliller ile açıklarlar. Bu deliller, hiçbir sahih kaynağa dayanmamaktadır. Şehvetlerin peşinden koşma ve müzik dinleme fitnesine kapılmış insanlar bunları yaymaktadır. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bizlere bunu bildirerek şöyle buyurur: "Bir zaman gelecek ki ümmetimden zina etmeyi, ipekli elbise giymeyi, içki içmeyi ve çalgı aletleri dinlemeyi helal sayan bir grup ortaya çıkacak." Bu hadisi, Buhari Sahihi'nde şartına uygun olarak kesinlik ifade eden bir lafızla muallak olarak rivayet eder. İmam Ahmed ve Ebu Davud da mevsul olarak bir çok yoldan rivayet ederler.
    Ey müslümanlar! Bâtılların en bâtılı ve imkansızların en açık ve seçik olanı ilim ve iman ehlinden bir kimsenin; içerisinde her türlü kötülüğü barındıran ve her türlü tehlikeye yol açan bugünkü bilinen müziğin mubah olduğunu söylemesidir. Öyle bir müzik ki; gözleri vasfeder, sevgilinin güzelliğini, özlemin verdiği acıları, heyecan ve ayrılık duygularını anlatır. Kalplere nüfus eden şeytani bir sestir. Kalpteki gizli duyguları kışkırtıp günahın ve helakın şehvetlerine doğru harekete geçirir. Gürültü ve tahriktir, kahkaha ve çığlıktır, danstır ve eğilip bükülmedir. Kibirlerin zikredildiği bir fasıklıktır. Kulakları dolduran ve tırmalayan bir günahtır.
    Ey müslümanlar! Akıllı bir kimse değerli nefsini nasıl olur da mü'min nefislerin reddettiği ve bozulmamış mizaçların nefret ettiği bir hâyâsızlığa sokar. Cabir radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Ben ağlamayı yasaklamadım. Fakat iki ahmak ve facir sesi yasakladım: Oyun, eğlence ve şeytanın çalgısı anında nağme ile çıkan ses ve musibet anında yüze vurma, yakayı paçayı yırtma ve şeytanın çığlığı ile çıkan ses." Bunu Hâkim rivayet eder. Enes radıyallahu anh da Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "İki ses vardır ki onlar dünyada ve ahirette lanetlenmiştir: Nimet anında çalgı çalmak ve musibet anında çığlık atmak." Bunu, Bezzâr rivayet eder.
    Ey müslümanlar! Kur'an ayetleri müziğin haramlığını ve çirkinliğini bizlere bildirmiştir. Allah celle ve alâ şöyle buyurur: (İnsanlardan öylesi var ki, herhangi bir ilmi delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş lafı satın alır. İşte onlar için elem verici bir azap vardır.)(31/Lokman/6) Nebi sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle buyurur: "Şarkı söyleyen kadınları satmak ve satın almak helal değildir. Onların ticareti de olmaz. Onların karşılığında alınan ücret haramdır. Muhakkak bu ayet bu konuda inmiştir." Bu hadisi Taberâni Mu'cem'de rivayet eder. Abdullah b. Mes'ud radıyallahu anh şöyle buyurur: "Kendisinden başka ilah olmayan (Allah)'a yemin olsun ki bu müziktir."
    Ey müslümanlar! Müzik şeytanın sesidir. Şeytan onunla insanoğlunu günahlara ve isyana teşvik eder. Bütün müslümanların üzerine düşen ondan sakınmak ve ondan yüzçevirmektir. Allah Tebârake ve Teâlâ şöyle buyurur: ("Onlardan gücünün yettiği kimseleri sesinle yerinden oynat; onlara karşı atlarınla, piyadelerinle gürültü çıkararak baskın düzenle; mallarına, evlatlarına ortak ol, onlara vaadlerde bulun." Fakat şeytan onlara bir aldatıştan başka ne vaad eder?)(17/el-İsrâ/64)
    Allah'ın kulları! Müziği ve çalgı aletlerini terkedin. Çünkü onlar günahların öncüleridir. Şeytanın tuzağıdır. Zinanın büyüsüdür. Yezid b. Velid şöyle der: "Ey Ümeyyeoğulları! Müzikten sakının! Çünkü o; hâyâyı azaltır, şehveti artırır ve kişiliği yokeder. Şüphesiz o, içkinin yerini alır ve sarhoşluğun yaptığı işi yapar."
    Ömer b. Abdulaziz çocuğunun eğitimcisine şunu yazar: "Edebinden ilk görecekleri şey başlangıcı şeytandan ve sonucu Rahman'ın gazabı olan eğlenceden buğzetmek olsun. Çünkü bana ilim ehlinin güvenilirlerinden ulaştığına göre çalgı meclislerine katılmak, müzik dinlemek ve onun tiryakisi olmak suyun otu yeşertmesi gibi kalpte nifak yeşertir." Ömer ibnu'l Velid'e yazdığı mektupta da şöyle der: "Çalgı aletleri edinmen İslam'da bid'attır. istedim ki sana bir adam göndereyim de kötülük işareti olan uzun saçını kessin." Bunu, Nesai rivayet eder.
    Ey müslümanlar! Allah'ın öfkesine ve gazabına neden olacak şeylerden sakının! Şüphesiz müzik ve çalgı aletleri Allah'ın gazabına ve azabına neden olur. Ebu Malik el-Eş'ari radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Ümmetimden bir takım insanlar içki içecekler ve onu başka bir isimle isimlendirecekler. Onların başında çalgı aletleri ve şarkıcı kadınlarla çalgı çalınacak. Allah onları yerin dibine geçirecek ve onlardan bazılarını maymunlara ve domuzlara çevirecek." Bu hadisi, İbni Mâce rivayet eder. İmrân b. Husayn'den rivayet edilen bir hadiste ise Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Bu ümmet içerisinde yere batırılma, hayvana dönüştürülme ve savrulma olacak." Denildi ki: "Bu ne zaman olacak ey Allah'ın Rasulü?" Şöyle buyurdu: "Şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleri yayılıp içki içilince." Bu hadisi, Tirmizi rivayet eder. Dahhâk şöyle der: "Müzik kalbi ifsad eder ve Rabbi kızdırır."
    Allah'ın kulları! Müziğin malzemesi ve aslı, müziğe iten nedenler ve müziğin gayesi, etkisi ve sonucu; bütün bunların hepsi facirlerin ve fasıkların Allah'ı kızdıran ve Allah'ın hoşlanmadığı şeylere övgüler içeren şiirleri etrafında döner dolaşır. Onları elde etmekle övünür ve onlara ulaşmakla gösteriş yaparlar. Hatta bunu da aşarak Allah'ın, Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem'e indirdiğine karşı çıkan küfri sözlerle müzik yaparlar.
    Müzik ve eğlencenin sahiplerini nasıl kötülüğe ve fesada sürüklediğine bir bak! O zaman perde düşer ve gerçek yüzü ortaya çıkar. Basiret sahibi herkes onların yüzünde ve konuşmalarında, hallerinde ve hareketlerinde çirkin izleri ve kötü sonu görür. (Allah'ın fitneye düşürmek istediği kimse için sen, Allah'a karşı birşey yapamazsın.)(5/el-Mâide/41)
    Malik b. Enes rahimehullah zamanındaki bazı kimselerin müziğe izin vermesi hakkında sorulunca şöyle der: "Onu bizde ancak fasık olanlar yapar."
    Ey müslümanlar! Müzik dinlemek ve kendini müziğe kaptırmak şeytanın en büyük hilelerinden ve tuzaklarından biridir. Onunla cahillerin kalplerini avlar ve Kur'an-ı Kerim dinlemekten alıkoyar. İmam Şafii şöyle der:"Bağdat'ta zındıkların icad ettiği ve cehri zikir olarak isimlendirdikleri bir şeye rastladım. Onunla insanları Kur'an'dan alıkoyuyorlar." Allahu ekber! Bu söz cehri zikir hakkında olunca -ki o, insanı dünyadan soğutan bir şiirdir, onunla bir kimse şarkı söyler ve şarkının ritmine göre bir başkası değnekle sergiye veya kuru bir deriye vurur- içkinin ikiz ve süt kardeşi olan müzik hakkında ne demeli?!.
    "Sanat" olarak adlandırıyorlar. Oysa şehvetten ve çirkin sözlerden başka bir şey değildir. Hiç bir kalp onunla huzur ve sükunet bulmaz! Sübhânallah!. Nasıl da akıllar sapıyor ve anlayışlar kör oluyor!. (Gerçek şu ki, gözler kör olmaz fakat göğüsler içindeki kalpler kör olur.) (22/el-Hacc/46)
    Allah'ın kulları! İşitme duyusu yüce bir emanet, Allah'ın kullarına bağışladığı ve korunmasını emrettiği büyük bir nimettir. Onlara, kendilerinin bundan sorumlu olduğunu bildirmiştir. Şarkı sözleri ve müzik aletleri dinlemek bu nimete karşı nankörlüktür ve onu Allah'a isyanda kullanmaktır. Ebu Hureyre radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Gözlerin zinası (harama) bakmaktır. Kulakların zinası (haramı) dinlemektir. Dilin zinası (haramı) konuşmaktır. Elin zinası (harama) dokunmaktır. Ayağın zinası (zinaya) adım atmaktır. Kalp meyleder ve temenni eder. Ferc (cinsiyet uzvu) bunu tasdik eder ya da yalanlar." Bu hadisi, Müslim rivayet eder.

    Ey müslümanlar! Müziği ve müzik aletlerini yüceltmek, onunla ilgilenenlerin üstünlük gösterisinde bulunmaları insanları sapıklığa ve dalâlete davettir. Allah'ın Kitabı'ndan ve Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetinden alıkoymadır. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Kim bir sapıklığa davet ederse kendisine uyanların günahlarından hiçbir şey eksilmeden onların günahlarının aynısı ona da yazılır." Bunu İmam Müslim rivayet eder.
    Ey müslümanlar! Bir yanda müzikle eğlenirken diğer yanda yaralar ve kanlar içerisinde bitkin düşmüş, kafatasları ve cesetlerden oluşan tepeler arasında kalmış bir ümmete hayret!.. Saygınlığına el uzatılan; toprakları, ırzı ve kutsal değerleri sabah akşam çiğnenen bir ümmet müzikle eğleniyor. Sanki şiddetli savaşlar ve sıcak çatışmalar hiç olmamış... Ve sanki müslümanlardan bir grup can çekişmiyor!.. kalplerin ölmesinden ve basiretlerin körelmesinden Allah'a sığınırız.
    Ey müslümanlar! Nefislerinizi ve kulaklarınızı şeytanın çalgısından ve boş sözlerden arındırın! Onları cennet bahçelerine; Kur'an halkalarına ve insanların efendisinin sünnetini öğreten halkalara koyun ki cennet meyvelerini elde edesiniz. Bu; sapıklıktan doğru yola ve körlükten basirete çıkıştır. Takvâya teşvik ve hevâdan sakındırmadır. Kalbin hayatıdır. İlaç ve şifadır, kurtuluş ve burhandır.
    Allah Teâlâ'nın haklarında (Onlar ki yalancı şahitlik yapmazlar. Lağve (boş ve batıl sözlere) rastladıklarında da şereflice yüz çevirip geçerler.)(25/el-Furkan/72) ve (Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.)(23/el-Mü'minun/3) buyurduğu kimselerden olun.
    Allah; beni ve sizleri Kur'an ile mübarek eylesin.
    İhsanı için Allah'a hamdolsun. Başarılı kılması ve nimetlendirmesi nedeniyle O'na şükürler olsun. Allah'dan başka ilah olmadığına şehadet ederim. O, tektir ve ortağı yoktur, şânı yücedir. Şehadet ederim ki; efendimiz ve peygamberimiz Muhammed O'nun kulu ve rasulüdür. O'nun rızasına davet edendir. Allah; O'na, ailesine,ashabına ve din kardeşlerine salât ve selam eylesin.
    Allah'ın kulları! Allah'dan hakkıyla korkun ve O'nu gözetin. O'na itaat edin ve isyan etmeyin! (Ey iman edenler! Allah'dan hakkıyla korkun ve doğrularla birlikte olun.)(9/et-Tevbe/119)
    Ey müslümanlar! Allah, nikahta kadınlara has olmak üzere içerisinde harama övgü ve davet bulunmayan sözlerle birlikte def çalmaya izin vermiştir. Bu, nikahın ilanı ve nikahla zinanın birbirinden ayrılması içindir. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Helal ile haramın arasındaki fark def çalmak ve nikahı ilan etmektir." Bu hadisi, Tirmizi ve diğer bazı hadisçiler rivayet eder. Sahih-i Buhari'de Rubeyyi' binti Muavviz b. Afrâ evlendiği ve zifafa girdiği zamanı şöyle anlatır: "Küçük cariyelerimiz def çalmaya başladılar. Bedir Savaşı'nda ölen babalarımızı anıyorlardı." İbni Hacer, Fethu'l Bâri'de şöyle der: "Kuvvetli hadisler bu konuda kadınlara izin vermektedir. Kadınlara benzemeyi yasaklayan genel deliller nedeniyle erkekler onlara dahil değildir."
    Ey müslümanlar! Üzülecek durumlardan biri de insanlardan çoğunun kendilerine caiz kılınanı aşarak haram kılınanlara yönelmesidir. Fasık şiirlerle ve çirkin sözlerle şarkı söyleyen şarkıcı kadınlar ve erkekler, çalgıcı kadınlar ve erkekler kiralarlar. Müzik aletleri ve davullar getirirler. Bütün bu haramlar için büyük miktarda paralar öderler. Müzik çalarken hoporlör kullanarak komşularına ve diğer müslümanlara eziyet verirler. Kadınlar, oyunlarında hâyâsız dansözlere benzerler. Erkekler kadınların arasına karışır. Vakitler ve namazlar zâyi edilir. Müslümanlardan bir çoğunun arasına kör taklitle ve yayılarak nüfuz eden buna benzer birçok büyük fitneler ve kötü sonuçlar meydana gelir.

    Ey Allah'ın kulları! Bu gibi toplantılarda bulunmaktan sakının. İmam Evzâi rahimehullah şöyle der: "Davullu, çalgılı düğün yemeğine katılma!"
    Allah'ın kulları! Tevbe edin ve dönün. Dininizin âdâbına sarılın. Bozuk hallerinizi ıslah edin. Rabbiniz'in Kitabı'na ve Nebiniz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetine sarılın ki felaha erip kurtulasınız.
    Ve bilin ki Allah sizlere, kendi nefsiyle başlayıp ikinci olarak melekleri ve üçüncü olarak sizleri zikrettiği bir şey emreder ey mü'minler! Şöyle buyurur: (Muhakkak ki Allah ve melekleri peygambere salât ederler. Ey iman edenler! Siz de O'na salât ve çokça selam eyleyin.)(33/el-Ahzâb/56)
    Allah'ım! Kulun ve Rasulün Muhammed'e salât ve selam eyle! Allah'ım! Hidayete ermiş imamlar olan Raşid Halifeler'den razı ol!..




    https://www.islam-tr.net/konu/muzik-ilahi-ezgi-mars-cesitlerinin-hukmu.7207/
  5. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    günceldir.inşaallah.
  6. uKaB

    uKaB Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    İnsanın asıl amacı ölum ona ulasana kadar vaktı gelene kadar ALLAHa ıtaat etmesı ve onun rızasını kazanmasıdır.
    Aslında insan her daim ALLAHı razı etmek ıcın ugrassa calıssa dusunse konussa hıc muzıge suna buna da vaktının olmadıgını anlayacaktır.
    Cunku zaman gercekten cabuk ılerlıyor.
    Bunu gununu vaktını ALLAH ın rızasını kazanmak ıcın calısan kardeslerım ıyı bılır.

    Muslumanın eglencesı bu dunyada degıl ahiretindedir.
    Abdullah azzam ALLAH ondan razı olsun su sozu cogu zaman bana derman olur.
    Ey gencler Hayallerınızı Cennete erteleyın.
    Boyle olmak zorundayız kı ebedı yasamımızda mutlu olalım.
    ALLAH zulcelal ıman edenlerın yardımcısıdır.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş