Elâlem Ne Der, Dost - Düşman Ne Der?»

Hayatlarını Allah'ın hükümlerine göre değil de nefislerinin ve nefislerine tapmaniann arzularına göre sürdüren zalimlerden sık sık yukarıdaki sözleri duyarız... Mahlûkata tapınan bu kişilerden zaman zaman müslüman olduklarını da duyabilirsiniz... Böyle-lerine katiyyen aldanmamak lâzım...
Müslüman, yaratanına kulluk yapan, kulluğun gereklerini yerine getirebilecek ortamın oluşması için malmı-canmı o yolda kullanan kişinin adıdtr. Kur'-an'ın hükümlerine göre yaşamiyan, Rasûl-ü Ekrem (s.a.v.) Efendimiz İle irtibatını koparan, Kur'an'm biçtiği elbiseyi değil şeytanın tarifine göre giyinen ve böylelerine özenenler her meselede:
«Elâlem ne der?
Dost düşman ne der?» gibi ifadelerle şeytan ve taifesini memnun etmeyi en büyük idealleri olduğunu göstermiş olurlar. Bunların bu tür ifadelerinden «Modaya -uymazsak, elâlem gibi onun karısını bunun ku-cağma vererek düğün yapmazsak, pavyon kanlan gibi karıları soymazsak veya onlar gibi soyunmazsak, evimizi fuhuşhaneye çevirmezsek, içki içip kumar masasında karımızı peşkeş çekmezsek, haram-helâl tanırsak, namus-şeref hesap edersek, modasız-dostsuz... yaşarsak Allah'ın düşmanlarının gönlünü kırmış oluruz; Allah'ın rızası önemli değil, önemli olan elâlemin (şeytan ve taifesinin) rızasını kazanmak» mânâsı çıkar. -
Böylelerinin sıfatı, mesleği, makamı, mevkisi, ismi ne olursa olsun cehennem odunu olmaktan kurtulamazlar. Müslümanın en büyük hedefi Allah'ın rızasını kazanmaktır. O sadece O'nun kuludur. Hayat tarzını O'nun Kur'an'da tarif ettiği ölçülerle sürdürür. Her mü'min bilir ki, her iş ve sözde Allah'ın hükümlerine göre değil, yaratılmışların arzularına göre amel etmek Allah'a değil, mahlukata kulluk yapmak demektir. Ne iğrenç bir hadisedir bu!...
Hasılı, «elâlem ne der» diyerek Allah'ın hükümlerini gale almıyanlar hesap gününde mücrimler olarak ebedi azab mahalline sürüleceklerdir. O, ne kötü bir sonuçtur.