index (19).jpg

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Fettâh isminin lügat anlamı
Fetih kelimesinden türeyen Fettâh ismi; açmak, iki taraf arasında hüküm vermek anlamlarına gelmektedir. Yine Fettâh ismi mübalağa ve devamlılık ifade eder. Yani Allah kıyamete dek bol bol açmaya ve hüküm vermeye devam edecektir. Fetih kelimesi, fiil ve kalıplarıyla beraber Kur‟an‟da 38 defa zikredilmiştir.

Fettâh isminin ıstılah anlamı
Fettâh; iyilik, bolluk ve rızık kapılarını açandır.

Fettâh; bütün engelleri kaldırandır.

Fettâh; kalp ve basireti örten perdeleri kaldıran, önyargı ve peşin fikirleri giderendir.

Fettâh; bilinmedik perdesini kaldırıp gerçeği ortaya koyandır.

Fettâh; hidayetle ilgili bütün problemleri çözendir.

Fettâh; anlaşmazlıkları gideren, adaleti gerçekleştiren, safları belirleyen, hak ile batılın saflarını birbirinden ayırandır.

Fettâh; kullarına fetihler nasip edendir.

Fettâh; kıyamet gününde hükmü ile insanları ayıran, cennetin ve cehennemin kapılarını açandır.

Fettâh isminin Kur‟an içerisinde incelenmesi
el-Fettâh; iman eden ve sakınan kullarına bolluk ve bereketlerin kapısını açan olarak şöyle zikredilir:

“O (peygamberlerin gönderildiği) ülkelerin halkı iman etseler ve günahtan sakınsalardı, elbette onların üzerine gökten ve yerden nice bereket kapıları açardık. Fakat yalanladılar. Biz de yaptıkları yüzünden onları yakalayıverdik.” (A‟raf 96)

el-Fettâh; inkar eden kimselere dünyada biraz faydalansınlar diye bütün nimetlerin kapısını açan olarak şöyle zikredilir:

“Kendilerine yapılan uyarıları unuttuklarında üzerlerine bütün nimetlerin kapısını açtık. Nihayet kendilerine verilenlerden dolayı şımardıkları zaman onları ansızın yakaladık. Birdenbire bütün ümitlerini yitirdiler.” (En‟am 44)

el-Fettâh; hak ile batılı ayıran olarak şöyle zikredilir:

“..Rabbimiz bizimle kavmimiz arasında hak ile hüküm ver. Sen hükmedenlerin en hayırlısısın.” (A‟raf 89)

Hz. Şuayb bu duasında, hüküm veren anlamında Fettâh ismini kullanmıştır.

el-Fettâh; kullarına fetih ve zafer veren anlamında şöyle zikredilir:

“Muhakkak ki biz sana apaçık bir fetih verdik.” (Fetih 1)

Fettâh isminin bize yüklediği görev ve sorumluluklar
1-Bizler Rabbimizin Fettâh olduğunu unutmamalıyız. Bilmeliyiz ki O‟nun bize vereceği nimeti, güzelliği ve zaferi hiç kimse engelleyemez.

“Allah‟ın insanlara açacağı herhangi bir rahmeti tutup hapseden olamaz. O‟nun tuttuğunu O‟ndan sonra salıverecek de yoktur. O Aziz‟dir, Hakim‟dir.” (Fatır 2)

2-Rabbimizden fetihler istemeliyiz ve fethe ulaşabilmek için bedel ödemeyi göze almalıyız. Çünkü Allah bedel ödemeyenlere fethi ve zaferi nasip etmeyecektir:

“Ey iman edenler! Sizi acı bir azaptan kurtaracak olan ticareti size göstereyim mi? Allah‟a ve rasulüne iman eder, canlarınızla ve mallarınızla Allah yolunda cihad edersiniz. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

İşte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi zemininden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur. Seveceğiniz başka bir şey daha var; Allah‟tan bir yardım ve yakın bir fetih. Mü‟minleri bunlarla müjdele.” (Saf 10-13)

3-Rabbimizden bizim kimliğimizi belirlemesini, bizi kafirlerden ve münafıklardan ayırmasını, onlarla aramızı açmasını istemeliyiz ve bulanık bir hayat yaşamaktan kaçınmalıyız. Biz Hz. şuayb‟ın yaptığı gibi namazımızla, ticaretimizle, hayatımızın her yönüyle kafirlerden ayrılmalıyız. Bu konuda Rabbimize samimiyetle dua edersek Rabbimiz dualarımıza icabet edecek ve bizi onlardan ayıracaktır.

4- Kıyametin bir adı da “Yevmu‟l-Feth (Fetih Günü)”tir. Bizler, mazeretlerin kabul edilmeyeceği ve imanın sınanacağı o büyük Fetih günü için azık hazırlamalı ve ciddi bir gayret içine girmeliyiz.

“Eğer doğru söylüyorsanız bu fetih (kıyamet) günü ne zaman derler? De ki: Fetih gününde inkarcılara (o gün ettikleri) imanları fayda vermeyecek ve kendilerine mühlet de verilmeyecektir.” (Secde 28-29)

5-Rasulullah (s.a.v) mescide girerken; “Allahummeftahli ebvabe rahmetik (Ey Allah‟ım! Bana rahmet kapılarını aç)” diye dua ederdi.

Bizler de Fettâh ismiyle Rabbimizden, maddi ve manevi bütün rahmet kapılarını üzerimize açmasını istemeliyiz. Bizleri imanla donatmasını, ilimle aydınlatmasını, hilmle süslemesini, takva ile azıklandırmasını, helalle rızıklandırmasını, dünyada ve ahirette afiyet vermesini, bize cennetin kapılarını açmasını ve bizi “Selam olsun size! Tertemiz geldiniz. Ebedi olarak girin cennete!” (Zümer 73) sözleriyle karşılamasını dilemeliyiz.