DUVARLARA AYET VE HADİS YAZMANIN HÜKMÜ NEDİR?

Soru: Bazı binaların yapımında “Maşallah” gibi sözler bir mermer, taş veya levha üzerine yazılarak binanın girişine konuluyor. Bazen bu yazı, binanın bütün köşelerinin birleştiği bir yerde de olabiliyor. Evin çatısına çıkan her bir kimsede bunun üzerine bir nevi basmış oluyorlar bunda bir sakınca var mıdır?

Birincisi:

Cumhur ulemaya göre Kuranı kerimin duvarlar üzerine yazılması meşru değildir. Bazı âlimler buna haram demişlerdir.

-İbnü-l Hemmam “Fethul Kadir” de 1/169 şöyle demektedir: dirhemler(paralar), mihraplar, duvarlar, yere serilen sergiler üzerine kuranı kerim veya Allah tealanın isimlerinin yazılması mekruhtur.

-İmam Derdir (r.a) “Eş-Şerhul kebir, 1/425 kabir taşları üzerine kuranı kerimi nakşetmek mekruhtur. Bundan kaçınılmalıdır çünkü üzerine basılarak kuran hafife alınabilir. Âlimler böyle demiştir.

-İmam Nevevi “Ravdat Et-Talibin” de 1/80 şöyle demiştir: kuranın duvarlara yazılması mescitlerde olsun yahut başka yerlerde ya da elbiseler üzerine olsun mekruhtur.

-İbni Useymin’e: mescitlerin duvarlarına ayet ve hadis yazmanın hükmü nedir? Diye sorulmuştur.

Cevap:

Ayetlerin mescitler yahut başka yerlere yazılmasına gelince: bu bir bidattir. Sahabe döneminde ayetlerin mescid duvarlarına yazılması diye bir şey yok idi.

Ayrıca ayetlerin duvarlara yazılması ayetleri bir nevi aşağılama, hafife alma anlamı taşır. Bazen görüyoruz ki öyle ayetler yazılıyor ki sanki kişi kendini bir sarayda zannedebiliyor. Bazı kimseler minarelere, mescitlere vb yerlere yazıyorlar. Yazıyı yazarken öyle bir hat ile yazıyor ki sanki saray süslüyor. Dolayısıyla bu ayetlerle abes anlamı taşır.

Farz edelim ki ayetler normal, okunaklı güzel bir şekilde yazıldı böyle bir şey selefin döneminde ve uygulamasında yok idi.

Ayetlerin duvarlara yazılmasını ne gibi bir faydası olabilir ki?

Bazı insanlar: Bu ayetler insanlara hatırlatmada faydalıdır diyebilir. Biz de deriz ki: hatırlatma söz ile olur yazı ile değil.

Bazen duvara: “Sizlerden bazıları bazılarınızın gıybetini yapmasın.”(Hucurat, 12) bazı insanları görürsün bu ayetin altında insanların gıybetini yaparlar böyle yapmakla sanki ayet ile alay etmiş olurlar.

Öyleyse: ayetlerin mescid duvarlarına, ev duvarlarına yazılması bidattir. Bu tür bir uygumla selef döneminde görülmemiştir.

Hadislerin duvarlara yazılmasına gelince: hadis kıble cihetinde ise: bu kuşkusuz insanı meşgul eder ve kafasını karıştırır. Bazı kimselerin bakışları bunlara ilişebilir dolayısıyla bununla meşgul olabilir. Âlimler bu yüzden kıbleye her hangi bir şeyin yazılmasını mekruh görmüşlerdir.


Evlerde hadislerin yazılması ise: bunda bir fayda olabilir. Örneğin meclis keffareti hadisi gibi:

سبحانك اللهم ربنا وبحمدك، أشهد أن لا إله إلا أنت، أستغفرك وأتوب إليه

“Sübhanekellahümme ve bi hamdike eş'hedü enla ilahe illa ente estağfiruke ve etûbü ileyke.” (Allah'ım bu meclisten Sana hamd ederek kalkıyorum. Ben şehadet ederim ki, Senden başka hiçbir ilah yoktur.(İlahî) Sana tevbe eder ve Senden mağfiret talep ederim.)

(Lika El-bab El-meftuh, 13/192)

Evin üzerine çıkan kimseler bu ayetlerin üzerine basmış gibi oluyorlar” sözlerinize gelince: bunun aslı böyle değildir. Bunda bir sakınca yoktur çünkü çatıya çıkanlar bizatihi ayetlerin üzerine basmamaktadırlar. Ayetler sadece girişte yer alan duvarların üzerilerinde yer alırlar. Yani ayetler çatıda değildir dolayısıyla sizin dediğiniz gibi bir sonuç çıkarılmaz. Bu hususta da ve diğer hususlarda da vesveseye kapılarak insanlara günah atfetmeden sakınmak gerekir. Nitekim vesvese şeytandandır. Kişi bol bol Rabbini zikretmeye ve itaat etmeye yönelmelidir.