1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Haber Diyanet Cemaatleri Siyaset Konusunda Uyardı!

Konu, 'Türkiye Haberleri' kısmında uKaB tarafından paylaşıldı.

  1. uKaB

    uKaB Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Geçtiğimiz günlerde 30 cemaatin temsilcisiyle görüşen Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in yapmış olduğu konuşmanın içeriği belli olmaya başladı. Buna göre Görmez; cemaat mensuplarını siyasetle uğraşmamaları konusunda kesin bir dille uyardı.

    Diyanet İşleri Başkanlığı, FETÖ’nün “cemaatler hakkında yarattığı olumsuz algının” düzeltilmesi ve bundan sonra FETÖ benzeri yapıların oluşmaması için cemaatlerle fikir alışverişinde bulunmak amacıyla İstanbul’da tarihinde ilk kez bir “cemaatler buluşması” düzenleyecek.

    Bu ay sonunda gerçekleşecek buluşma öncesinde, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Ekrem Keleş, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hasan Kamil Yılmaz, İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) Başkanı Raşit Küçük ve uzmanlardan oluşan bir ekip, buluşmaya davet edilen 30 cemaatle bir ön görüşme gerçekleştirdi.

    Görüşmede cemaat ve tarikatların, “daha şeffaf ve denetlenebilir” yapılara kavuşması için atılacak adımlar konuşuldu. FETÖ'nün örgüt yapısı, ticari ilişkileri ve devletteki yapılanması ile ilgili örnekler üzerinden konuşan Diyanet yetkililerinin, diğer cemaatlere “ticaret yapmayın, siyasete karışmayın” mesajı verdiği öğrenildi.

    OSMANLI ÖRNEĞİ
    Görüşmede, Osmanlı Devleti’nin tarikatlara yönelik denetim politikasını içeren “Meclisi Meşayih Nizamnamesi”nin örnek olarak gösterildiği ancak mevcut durumda Diyanet bünyesinde böyle bir yapı yerine cemaatlerin kendi iç denetimlerini kurması gerektiği belirtildi. Görüşmede, cemaatlere “denetlenebilirlik ve şeffaflık” vurgusu yapılırken, tekke ve zaviyeleri kapatan devrim kanununun kaldırılmasına yönelik herhangi bir önerinin konuşulmadığı, zaten Diyanet’in böyle bir gündeminin olmadığı belirtildi.

    Din İşleri Yüksek Kurulu’nun görüşmeye ilişkin bir rapor hazırlayacağı, daha sonra Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in de aynı cemaatlerle bir görüşme gerçekleştireceği öğrenildi. Buluşma sonunda Diyanet ve cemaatlerin görüşlerinin bir raporda toplanarak, Başbakan Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a sunulması bekleniyor.

    Kaynak: Milliyet
  2. uKaB

    uKaB Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Aklıma çinde yasayan huı ler geldi.

    Rivayetlere göre, 630'lu yıllarda Çin'e giden Sad bin Ebi Vakkas (r.a.) önderliğindeki ilk müslüman kafileler, Çinlilerin İslam'la tanışmasına vesile olur. Tang Hanedanlığı döneminde gerçekleşen bu ziyaretler sonrasında, İmparator Gaozong'un emriyle, Çin'in ilk camisi olan Guangta (bir diğer adıyla Huaisheng) Camii inşa edilir. İslam'ın Çin'deki en eski izlerinden birisi olan bu cami halen ibadete açıktır.

    Resmi rakamlara göre Çin'de bugün 20 milyon müslüman yaşamaktadır. Bu müslümanların çoğunluğu Çin'in azınlık milletlerinden olan Huilerdir. Diğer yarısı ise Uygur, Kazak, Kırgız, Tacik, Tatar, Özbek, Salar, Baoan ve Dangxiong gibi farklı milletlerden oluşur.

    Resmi bir dine sahip olmayan Çin Halk Cumhuriyeti'nde din mensuplarının nüfusu milletlerin nüfusuna gore hesaplanmaktadır. Bu nedenle bazı kaynaklar gerçek müslüman sayısının resmi rakamlardan daha fazla olduğunu iddia etmektedir.

    Çin Halk Cumhuriyeti'nde 10 milyonluk bir nüfusa sahip olduğu bilinen Hui'ler ülkedeki en büyük müslüman nüfusa sahip topluluktur. Fiziksel yapı açısından Han ulusuna benzerler. Huilerin soyları, Sincan'daki Uygur ve diğer Türkçe konuşan etnik gruplardan ayrı olarak, Moğol – Yuan hanedanlığı döneminde Çin'e göçen müslümanlara dayanmaktadır.

    Müslüman Hui ırkının ana vatanı olan Ningxia (Ningşia) Çin'in kuzey batısında yer alıyor. Çin'in 5 özerk bölgesinden birisi olan bu bölge 1958 yılında Ningxia Hui Özerk bölgesi olarak ilan edilmiş. Başkenti Yinchuan olan Ningxia Hui özerk bölgesinin nüfusu 6.3 milyon. Bölgede yaşayan Hui azınlık millet toplam nüfusun yüzde 35'ini oluşturuyor. Resmi rakamlara göre bölgede 3760 camii var. Bu camilerin en güzel örneklerinden bir tanesi ise Najiahu Camii.

    Yinchuan şehrinin 6 bin nüfuslu Najiahu köyünde inşa edilen bu camiinin tarihi 1524 yılına dayanıyor. Yıllar içerisinde çeşitli restorasyonlar geçiren bu ahşap camii antik Çin mimarisinin çizgilerini taşıyor. Duvarları ve sütünlarında mavi, kırmızı, yeşil ve sarı renkli süslemelerin hakim olduğu caminin çatıları ise yeşil ve sanrı renkli kiramitlerden yapılmış.

    Caminin içerisinde yaklaşık bin kişi aynı anda ibadet edebiliyor. Camide ayrıca minare görevini gören bir de kule var.

    18. yüzyılda büyük bir deprem ve yangın tehlikesi atlatan Najiahu camii, 1966 – 1976 yılları arasında gerçekleşen komünist kültür devrimi döneminde de diğer ibadethaneler gibi sıkıntılar yaşamış. Ama 80'li ve 90'lı yıllardaki değişimlerle bu sıkıntılar ortadan kalkmış.

    Geçimlerini çoğunlukla tarımla sağlayan Najiahu köylüleri bugün bu camide özgürce ibadetlerini yapabiliyorlar. Hui müslümanlarının genel İslam anlayışı Anadolu'daki sufi İslam anlayışıyla büyük parallelikler taşıyor.

    Najiahu kelime olarak 'Na ailesinin mahallesi' anlamına geliyor. Rivayetlere gore Na ailesi, Yuan Hanedanlığı zamanında Yinchuan'a yerleşmiş bir Moğol aristokratın torunları. Ming ve Qing hanedanlıkları döneminde bu bölge Çinli müslümanlar için önemli bir ekonomik ve kültürel merkez olmuş. Köyün yerlilerinin bir çoğu Na ailesine mensuptur.

    Caminin imamı Na Xue Jun burada görev yapmaktan oldukça memnun. Çevirmen yardımıyla konuştuğum Jun, herhangi bir baskı altında olmadıklarını ifade etti. Camiyi bana gezdiren köyün yerlilerinden Na Xue Dong ise gençlerin vakit namazlarına katılmamasına biraz üzgün. Dong'un söylediğine göre gençler sadece Cuma namazlarına ilgi gösteriyor.

    Köyün ilginç bir özelliği ise köylülerin uzun yaşam sürmeleri. Bu köyde 80 yaş üzerinde yüzden fazla kişi yaşıyor.

    Köyün müslüman cemaati ölülerini camiinin hemen yanındaki mezarlığa defnedebiliyor. Arapça ve Çince yazılarla bezenmiş mezarların üstünün betonla kaplanmış olması ise ilginç bir ayrıntı.

    Anadolu'daki bir köy camisinin sıcaklığını hissedebileceğiniz bu tarihi ibadethaneyi terkederken duvardaki bir yazı dikkat çekiyor. Arap ve Çin harfleriyle yazılmış bu yazı sanki biraz da Hui müslüman Çinlilerinin genel duruşunu simgeliyor: Ülkeni sev, dinini sev, hukuku tanı, kanuna uy
  3. uKaB

    uKaB Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Unutmamalıdır.kı Hakkı savunanlar her daım baskı zulm eza cekeceklerdır. Cunku bız ımtıhan olmaya geldık ımtıhan olacagız sıkıntı cekecegız Dayanıp sabredebılırsek mutlu topraklar olan ahıret yasamımızı cennette gecırecegız.
    ISlamın yanında ALLAH ortak kostukları bır sıstemle cıkanlar elbette kendı ellerıyle olusturdukları bı durumdan husranla cıkacaktır. Diyanet hakli musluman in ne isi olur İSLAM DİSİ siyasetle bu sistemlere karismayin diyor :)
    Kendim adina onlarin yaptiklari her isten beriyim elhamdulillah
    Velhasil


    Huıler bu isin en buyuk ornegıdır.

    Dogu turkıstandakı de musluman degılmı evet musluman ama huılerde musluman onlara dokunulmuyor ama dogu turkıstan zulm altında can cekısıyor.

    Biz birbirimizin degil ALLAH ın ıstedıgı bır sekılde kul olamazsak İşde ozaman CEhennemın Tabaka tabaka olan azabı kusatacaktır yanlarımızı..

    Hak Geldi Batıl Yok oldu..!
  4. avam16

    avam16 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ebu sait ciler de ise yaramis gibi bu korku

    Yarpuzlu: Demokrasiyi tasvip etmiyoruz, Erdoğan'ı destekleyeceğiz
    14 derneğin imzasının olduğu bir beyanname Ebu Said Yarpuzlu (Mehmet Balcıoğlu) imzasıyla yayınlandı.
    Açıklamada öne çıkan başlıklar şu şekilde:
    "Geçmişte dinimize yapılan düşmanlığı, vatanımıza yapılan ihaneti, halkımıza yapılan zulmü bir daha yaşamamak için.''
    ''Afganistan, Irak, Suriye, Libya, Yemen ve Mısır gibi olmamak için.''
    ''Bizler, Selefi Menhec Ehli Sünnet mensupları olarak, Cumhurbaşkanı'nı ve mevcut hükümeti emsallerinden daha liyakatli oldukları kanaatiyle, şu ana kadar yaptıklarını yapacaklarının teminatı gördüğümüzden desteklediğimizi kamuoyuna beyan ederiz."

    https://www.mepanews.com/yarpuzlu-demokrasiyi-tasvip-etmiyoruz-erdogani-destekleyecegiz-16696h.htm
  5. Pangea

    Pangea Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Selamunaleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu.
    Belki yeri degil ama sunlari siylemek istiyorum. Forumda bir Azeri kardes arapcabir yazinin tercumesini istemisti ve Abdulmuis Fida kardes demokrasi ile seri yonetimin saglanmasi hakkinda, necis su ile abdest alinir mi benzeri bir tercume yapmisti.

    Ancak bir halifenin nasil basa gececegi konusunda Ebu Bekir r.A. Nun secim ile basa gectigi yazilmis ve halife seciminde dogrudan demokrasi benzeri (parlamento araciligi ile degil direkt halkin oy kullanmasi ile) bir sistemin kullanildigi soylenmis. Son anayasa degisikligibile bizde de c.b. Halk tarafindan seciliyor. Yani bir hilafet "insaa edilmesi" icin illa bir ic savasin cikmasi veya tonlarca ölüm mü gerekiyor? Erdogan halifedir halife olsun vs dusuncesinde degilim kesinlikle oy da kullanmam. Ancak kan vegozyasi harici halifeligin kurulmasi/hayata gecirilmesi adina baskanlik sistemi mantikli geliyor son gozlemlerime gore. Yani sorun yönetildigimiz sekil mi yoksa yonetimjn ve bizim tabi oldugumuz kurallar kanunlar mi onun ayrimina varmak lazim.
  6. Berkut Altay

    Berkut Altay مَزِّقُوا دَوْلَتَهُمْ فَاحْرِقُوا رَايَتَهُمْ Kullanıcı

    İnsanlara "demokrasi küfürdür" deyince dört halideden(Allah onlardan razı olsun) birinin ismini zikredip ,o da demokrasiyi kullandı diyorlar. Kimisi de Asrı Saadet de kısasın ne kadar az insana tatbik edildiğini mevcut yönetimi desteklemeye delil olarak getiriyor. Bu onların cahilliklerini gösteriyor Allah hepimize hidayet etsin.
    Kardeş bildiğim kadarıyla halife seçiminde halkın geneli rey belirtmiyordu.
    Temiz bir hedefin yolu da temizdir.
  7. Berkut Altay

    Berkut Altay مَزِّقُوا دَوْلَتَهُمْ فَاحْرِقُوا رَايَتَهُمْ Kullanıcı

    ooo.jpg
  8. tosman38

    tosman38 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Her bidat bir sünneti öldürür...der alimler

    Ama günümüzde bidatkar sünnetleri değil farzı öldürüp kuranı tahrip ediyor nasıl mı...

    İslama göre kadın erkek şahitlik eşit değildir.peki demokraside ....
    İslama göre kafir müslümanın idarecisi olamaz.(islam üstündür ona üstün yoktur-hadisi şerif.)ama demokraside çok oy alan müslümana idareci olabilir mi....

    80 senedir bu topraklara islamın gelmeyişinin nedeni demokrasiyle bunu başarabilecekleri gafleti....

    Gerekirse kan revan içinde kalıp göz yaşı dökmek eldeki avuçtakini kaybetmek pahasınada olsa islam şeriatını getirmek zorundayız.Sahabeler babasına dahi kılıç çekmiş öldürmüş iken .günümüz demokratları kafirlerden oy alabilmek onlara şirin gözükmek için müslümanları sattığına şahit oluyoruz...
    Aklında hala şüphe olan varsa müminle münafığı ayırt eden kitap cihad konusunu okusun.
  9. Pangea

    Pangea Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    herkes secmiyorsa buna da zaten parlamenter demokrasi veya dolayli demokrasi deniliyor. burda muhim olan secilebilme sartlarinin degistirilmesi sanirim. Ayrica hakkinda sei hukum bulunmayan o kadar konu var ki sonuc olarak birileri bu kurallari koyacak.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş