1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Cinlerin Insanlara Musallat Olmasının Genel Olarak Nedenleri

Konu, 'Kuran ve Sünnete Göre Rukye' kısmında Ebu Muhammed Eymen tarafından paylaşıldı.

  1. Ebu Muhammed Eymen

    Ebu Muhammed Eymen Administrator Forum Yöneticisi Kullanıcı

    Cinlerin insanlara musallat olmasının genel olarak nedenleri ;

    1-Kendi istekleriyle: Cinler insan vücuduna kendi istekleriyle girebilirler. Bazı kişilerin bedenleri cinlerin girmesi için daha müsaittir. Bu onların doğuştan gelen bir durumudur. Mahallenizdeki cinci kimsenin bedeni, cinlerin rahat girmesi için elverişlidir. Bir takım kimselerin vücutları ise yaratılış olarak daha korunaklıdır. Bu insanın elinde olan bir şey değildir. Ancak kıldığımız namaz, oruç, kur’an okuma, abdest ve özellikle gusül abdesti vücudumuza bu varlıkların girmesini zorlaştırır veya engeller. Fakat ibadetleri yerine getirmek içimize kesinlikle cin girmeyeceği anlamında değildir. Bunlar zaten uymakla zorunlu olduğumuz şeylerdir.

    Mesela kadın bir cinin , erkek bir insana veya erkek bir cinin, kadın insana aşık olması durumunda, cinler kendi istekleriyle insan bedenine girebilirler. Çok rastlanan bir durumdur.

    Şeytanın amacı, insanı Allah’tan uzaklaştırmak ve inkar ettirmek olduğundan, bu durumda da insanın içine girebilirler. O kişiye vesvese verip, dinini, imanını elinden almaya çalışırlar.

    Şeytan, insan düşmanı olduğundan, o kimseye acı, elem, sıkıntı, huzursuzluk, korkutma, rahatsızlık vermek içinde kendi isteğiyle o kişiye girebilir.

    Kadınlara musallat olur ki, kadının hamile kalamamısına veya düşük yapmasına neden olabilir. Ne yaparsanız yapın, o cinleri yakmadan kadın hamile kalamaz veya düşük yapar. Sorunun tıbbi olmaması lazımdır.

    2-Büyücünün göndermesiyle: Büyü, büyücünün insan bedenine yani içine cinleri musallat etmesidir, sokmasıdır. Bu durumda cinler kendi istekleriyle değil bir başkasının yönlendirmesiyle kişiye musallat olurlar. en çok rastlanan durum budur. Karşılaştığımız insanların vücutlarındaki cinlerin çoğu büyü yolu ile gönderilmiştir. Büyü ile gönderilen bu cinlere büyücü tarafından görev verildiğinden, insanlara zulmü, yaptırımı daha fazla olur. O cinlerle konuşulduğunda, sanki büyük iş yapmış gibi gururlanırlar, kibirlenirler. Biz görevimizi yapıyoruz derler, bedenden çıkmak istemezler, bizde onları Allah’ın izniyle yakarız ve insanda bu dertten kurtulur.

    3-Cinleri, insanın çağırması, davet etmesiyle: Bazı kişiler cinlerle iletişime geçmeye çok meraklıdır. Onların bazı işleri yapacaklarına, onları kullanabileceklerine inanırlar. Bunun için çeşitli kitaplardan veya kulaktan dolma bilgilerle, birtakım çalışmalar yaparlar. Eğer o kimsenin vücudu cinlerin kolayca girmesine elverişliyse, cin onun içine girer. fakat o andan itibaren o kişiye ruhsal, fiziksel ve uykularında sıkıntılar yaşatır. Çünkü hakimiyet cinin elindedir. O insana da hiç bir faydası olmaz. Bundan dolayı bu işlere merak salanların vazgeçmeleri uygun olur.

    Bazıları da, birtakım malzemeler kullanarak, ruh çağırma yaparlar. Üç beş kişi toplanıp bir şeyin üzerine parmaklarını basarak, bazı kelimeler söylerler. Bir süre sonra kollarında bir uyuşma oluşur. Bazen de sordukları sorulara cevap alabilirler. Konuştukları ben filancanın ruhuyum der. Aslında Onların içine giren cinler konuşmaktadır. Ruh çağırma diye bir şey yoktur, gelen de ruh değildir.

    Ele, küreye, duvara, tarot kağıtlarına bakanlar, kahve falı kesinlikle cinleri çağırmakta, onlarla iletişime geçmektedir. Siz onları bilemezsiniz. O kişilerin verdikleri bilgiler hep cinler tarafından söylenmektedir. Fala bakan da size söyler.

    4- Ne olduğu belli olmayan zikir ve evradların çekilmesi: Bazı kimseler, kaynağı belli olmayan zikir ve evradlar okurlar. Bunlar da iyi değildir. Kişinin amacı, sevap kazanmaktır ama bilmeden tehlikeye düşmektedir. Bazı kitaplarda din alimlerinin adı kullanılarak, bilmem kim efendinin hazırladığı veya okuduğu zikirler şunlardır. Her derde devadır denilmektedir. Bunların kaynağı belli değildir. Onları okumak cin musallatına maruz bırakabilir.

    5-Allah’u teala Kur’an’ı Kerim’de: “Ve her kim rahman’ın uyarısına gözlerini kapatırsa, biz ona bir şeytan musallat ederiz ki, artık o ona arkadaş olur.” (Zuhruf;36)

    Zikrin en iyisi Kur’an” kerim okumaktır. Kur’an okumaktan üstün zikir yoktur. Bir de “Lâ ilâhe İllâllah” zikri üstündür. Bunlardan başka, Resulallah (s.a.v) efendimizin okuduğu dua ve zikirleri çekmeliyiz bunların hiç bir sakıncası yoktur.

    Cin ve şeytanların, insana musallat olmasının çeşitli nedenleri vardır.

    1-O insanın bedeninin, cinlerin girmesine müsait oluşu. Bu yaradılıştan gelen bir şeydir. Nasıl ki bazıları çok çabuk hastalanır, beden olarak narin ve zayıftır, kimisi güçlü kuvvetlidir. Bu bakımdan her gün bir miktar Kur’an okumak veya dinlemek, namaz kılmak bedeni bu varlıklara karşı güçlendirir.

    2-Çok aşırı sevinmek veya üzülmek: Olaylar karşısında, çok sevinmemeli veya çok üzülmemeliyiz. Her iki durumda da bedenimiz bu varlıkların girmesine müsait hale gelir. Her şeyin Allah’tan olduğunu bilmeliyiz.

    3-Gusül abdesti almamak: Gusül abdesti, her ne kadar temizlik ise de, abdest alarak kendimizi manevi bir kalenin içine sokmuş oluruz. Nasıl ki dünyamızın etrafında, canlıları güneşten gelecek zararlı ışınlara karşı koruyan bir atmosfer tabakası varsa, abdest de bizleri korur.

    4-Allah’ı anmaktan uzak kalmak, gaflete düşmek: Her gün Allah’ı hatırlamalı, O’na karşı görevlerimizi, ibadetlerimizi elimizden geldiğince yerine getirmeliyiz. Allah’a sığınmalı, şükür etmeliyiz.

    5-Doğum yaptıktan sonra, loğusa kadınları yalnız bırakmamalıyız.

    6-Yatağa girdiğimizde, Fatiha, Ayet-el Kürsi, İhlas, Felak ve Nas surelerini, gücümüz yettiğince çok okumalıyız.

    7-Kur’an ve hadis olmayan metinleri kesinlikle okumayınız. Bunlar cin çağırmada kullanılan şeyler olabilir.

    8-Ruh çağırma seansları yapmayınız. Çağırdığınız ruh değil cinlerdir.

    9-Kesinlikle tütsü yakmayınız. Koku, cinlerin gıdası olduğundan, bulunduğunuz yere toplanırlar.

    10- Mümkün olduğu kadar namaz abdesti alarak geziniz.

    11-Bazı kitaplarda yazan, hüddam elde etme, cinleri çağırma adı altında verilen işlemleri kesinlikle uygulamayınız. Çok tehlikelidir. Güçlü bir şeytan musallat olursa ,ömür boyu sıkıntı çekersiniz.

    12-Büyücülük, cincilik yapan kimselerden uzak durunuz. Onun sizi tanıması ,görmesi yeterlidir. Siz farkında olmadan, cin musallat edebilir. Bu gibi kişilerden şifa beklemeyiniz.

    13-Banyoya ve tuvalete içeri girmeden önce besmele çekiniz.

    14-Biliyorsanız, her gün biraz Kur’an okuyunuz. Bilmiyorsanız dinleyiniz.

    15-Kadın cinin, insandan erkeğe veya erkek cinin, insandan kadına aşık olması. Cinlerin insanlara musallat olmalarının önemli nedenlerindendir. Çok karşılaşılan bir durumdur. Böyle bir şey hissettiğiniz anda ondan kurtulmak için bizimle iletişime geçiniz.
  2. HasanMuhacir

    HasanMuhacir Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ahi şimdi bu cini yakıyorsun ya yakınca ölüyor mu bide ölürse veya yaralanırsa bu cinler nefs sahibi olduğundan Allah tealanın katında kendisini öldüren veya yaralayan kişiden haklarını almazlar mı şimdiden Allah razı olsun.
  3. chveneburi

    chveneburi Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    insanın bedeninin cinlerin girmesine müsait oluşu yazmışşsınız
    buna bir delil getirin lütfen

    -Allah’u teala Kur’an’ı Kerim’de: “Ve her kim rahman’ın uyarısına gözlerini kapatırsa, biz ona bir şeytan musallat ederiz ki, artık o ona arkadaş olur.” (Zuhruf;36)

    bu ayeti insanın vucuduna cin girmesi şeklinde nasıl yorumlayabiliriz

    ozaman şunumu anlamalıyız forumda okuyorum bazı arkadaşlar cin çıkarmak için rukiye yaptıklarından cinin musallat olduğundan bahsediyor

    ozaman bu arkadaşlar Allahın uyarısına yüz çevirenlermi
    buda demek olurki hepsi yanlış yolda ozaman selefilik doğru yol değilmi

    siz kaynaksız yazarsanız bende kafama göre yorumlarım buda bizi kör tartışmaya götürür

    benim gibi çıkışyolu arayan çok insan bu formu takip ediyordur
    bu tür konuları okudukça doğru yerde olmadığım hissine kapılıyorum maalesef
  4. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    Kardeşim bir derdin (sorun) var ise konuların altına değil, soru cevab bölümüne sorunuz.


    Abdullah (b. Mes'ud)'un hanımı Zeyneb'den şöyle dediği rivayet olunmuştur:
    Abdullah (b. Mes'ud): Ben Rasûlullah (s.a.v.)'ı " Okuyarak (hasta) tedavi etmek, muska takmak ve sevgi ilacı yapmak şirktir" buyururken işittim, dedi.
    (Zeyneb, sözlerine devamla) dedi ki: (Bunun üzerine ben Abdullah'a dönerek; "Acaba Rasûlullah'a) bunu niçin söylüyor? Vallahi (benim) gözüm (bir ağrıdan dolayı) çapaklanıyordu da ben (tedavi için) falanca Yahudiye gidib geliyordum (O da) bana okuyordu. (Bu sayede gözümün ağrısı) dindi" dedim.
    Abdullah da (şöyle) cevab verdi: Bu şeytanın işinden başka bir şey değildir. (Şeytan seni buna inandırmak için senin) gözünü eliyle (devamlı) dürtüyor (ve onu ağrıtıyor). Sen (Yahudinin yanına varıb da Yahudi senin) gözüne okuyunca (şeytan elini) gözünden çekiyor. Oysa senin sadece Rasûlullah (s.a.v.)'ın dediği gibi;
    "Ey tüm insanların Rabbi (olan Allah'ım. Benden) bu sıkıntıyı gider, (yegâne) şifa verici sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. (Bana) hiç hastalık bırakmayacak bir şifa ver" diyerek dua etmen sana yeter.
    (Ebu Davud, Tıb, Bab 17, Hadis no: 3883; Buharı, Merzâ 20, 38, 40; Muslim, selâm 46-49; Tirmizî, Da'avât 111; İbn Mâce, Cenâiz 46, tıb 19, 36, 39; Ahmed b. Hanbel, IV, 259, VI, 44, 45, 50, 108, 109, 114, 120, 125, 126, 127, 131, 208, 261, 278, 280)



    Rukye: Sözlükte büyü anlamına gelir. Şifa ümidiyle dua okumaya da "rukye" denir. Şifa ümidiyle, Kur'an âyetlerini, Allah'ın güzel isimlerini ve Peygamber'in öğrettiği duaları ve bunlardan alınan ilhamla yazılan dua ve munacatları okumanın câiz olduğunda ittifak vardır.
    Ancak tedavi maksadıyla bunlardan başka şeyleri okumak , özellikle içlerinde manası anlaşılmaz kelimeler bulunan sözleri okumak haramdır. Çünkü bu sözlerin
    (İçerisinde sihre ya da küfre ihtimali bulunan anlaşılmaz sözleri) sihir için kullanılan sözler olması ihtimali bulunduğu gibi onların bir takım putların veya şeytanların ismi ya da küfür ifade eden sözler olması ihtimali de vardır.
    Meşru şekilde rukye okunması ise câizdir:

    İmrân b. Husayn'dan rivayet olunduğuna göre;
    Peygamber (s.a.v.): "Okuyarak tedavi etme usulü(nün) göz değmesinden ve zehirli böceklerin sokmasından başka (hiçbir hastalıkta bu iki hastalık kadar olumlu tesiri) yoktur" buyurmuştur.
    (Ebu Davud, Tıb, Bab 17; Hadis no: 3886; Buhari, Tıb 17; Muslim, iman, 374; Tirmizî, Tıb 15; Ahmed b. Hanbel, I, 271, III, 118, 119, 127, 486, IV, 436, 438, 446)

    Zahiren bu iki hadis arasında bir çelişki görünüyorsa da aslında burada çelişki yoktur. Çünkü Peygamber tarafından yasaklanan söz konusu tedavi usûlleri, şifası Allah'dan değil de sırf kendilerinden beklenen ve İslâmî usûllere ters düşen tedavi şekilleridir. Bu zihniyetten ve bâtıl sözlerden uzak, âyet ve hadislerden alınmış dualarla hastalan tedavi etmenin caiz olduğunda ise ittifak vardır.

    Avf b. Mâlik'den rivayet olunmuştur;
    Dedi ki: Biz cahiliye döneminde okuyub üfleyerek hastaları tedavi ederdik.
    (Bir gün); Ey Allah'ın Rasûlu, bu hususta ne buyurursun? dedik.
    "Bana (yaptığınız bu tedavi şeklini) gösteriniz. İçerisinde şirk olmadıkça, okuyub üfleyerek tedavi etmede bir sakınca yoktur” buyurdu.
    (Ebu Davud, Tıb, Bab 18 ; Hadis no: 3888; Ahmed b. Hanbel, III, 486)

    Görülüyor ki bu hadis-i şerif, cahilıye döneminin bâtıl düşünce ve manasız sözlerinden tamamen uzak ve ayrı olarak, sadece Kur'an-ı Kerim'in âyetlerini veya islâmî manada duaları okuyub üflemek suretiyle tedavi etmeye çalışmanın câiz olduğunu ifade etmektedir.
    Gerçekten iyi niyet ve temiz nefesle, Allah'a sığınarak, Allah'dan şifa niyaz ederek okuyub üflemeyi, mutlaka sihirbazlık gibi telakki etmek doğru olmaz. Binaenaleyh, bu hadis okuyub üflemekle hasta tedavi etmenin câiz olduğunu söyleyen ehl-i sünnet ulemasının delilidir
  5. chveneburi

    chveneburi Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    İbn Mes'ûd «Radiyallahu anh şöyle anlatmaktadır:
    "Rasûlullah'ın şöyle buyurduğunu işittim: «Rukye, temâim (muska) ve tivele Şirktir
    (Ahmed, 1/381; Ebû Dâvûd, 3883; İbn Mâce, 3530; Hâkim -sahih diyerek, 4418; Zehebî de ona muvafakat etmiştir. Ebu Ya'la, 5208; Taberânî, el-Kebîr, 10/213; Beyhaki, 9/350)


    peki bu hadisi nasıl anlayacağız

    sizin bir konunuzda dan alıntı yaptım aslında o konuda yazacaktım ama yetkim olmadığı için yazamadım

    konuların altına yazamanın konuyu daha anlaşılır kılacağını düşündüm
    diğer sebepte biraz itirazım olşundan kaynaklandı
  6. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    kardeş, sitenin kuralları var, konuyla ilgili soru varsa konunun altına değil, soru cevablara yazılacak.
    Soru olmadan destek yahud açıklayıcı yazı konuya yazılabilir.

    Sorduğun hadisteki rukye de şirk olan ifadelerle , Kuran ve sahih sunnete uymayan dua ve sözlerle okumaların caiz olmayıb hatta şirk olduğudur. Zaten yukarıdaki ilk hadis budur. Bak ebu Davud 3883
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş