Ve Allah, onlara cevap olarak şöyle buyurdu: Erkek olsun kadın olsun hiçbirinizin amelini boşa çıkarmam. Benim yolumda hicret edenlerin, yurtlarından çıkarılanların, eziyete uğrayanların, savaşıp dövüşenlerin ve vurulup ölenlerin kusurlarını affedeceğim ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Bu onların mükafatıdır. Mükafatın en güzeli Allah katındadır.”(Ali İmran, 195)

Size, Ramazan ayında dört gün arayla şehit düşen, Allah’ı ve Rasulü(s.a.s.)’nü sevmiş bir kardeş ve bir kız kardeşin hikayesini anlatmak istiyorum. Okuyucu bunu çok eski Müslümanlara ait bir kıssa gibi zannedecek. Fakat hayır, bu şaşırtıcı kıssa bizim çağdaşlarımız ve hemşerilerimiz olan Muhammed(Ebu Ubeyde) ve Zeynep(Asiye) ile ilgili.

12 Eylül’de kafirler ve işbirlikçileri, Mohaçkale’de aralarında İslam alimi Bagaüddin Muhammed’in yeğeni Bagaüddin Kamaleddinov’un da aralarında bulunduğu 4 kişinin öldürüldüğünü bildirdiler. Ölüler arasında bir de ölen militanlardan birinin karısı olduğu bildirilen bir kadın vardı.

Fakat gerçekte, ne “vahabizm” ideolojistinin yeğeni ne de militanlar vardı. Sadece silahsız, masum insanlar vardı. Olaylara şahit olan komşulara göre, gençlerden birisi; “ateş etmeyin, silahsızız” diyerek apartmanın dışına atladı. Ve O, direk kurşunlandı. İnşallah şehit olan kadın ise, Rasul Makasharipov’un dul eşi Zeynep’ti(Asiye). Görünüşte O, bacağından vurulmuştu. Başı öylesine paramparça olmuştu ki annesi O’nu sadece altın tacından ve bir yara izinden tanıyabildi. Öyle gözüküyor ki, yaralı kadın “kahraman (anti) teröristler” tarafından Kalaşnikoflar ile bitirilmişti(Allah onları hem bu dünyada hem de öbür dünyada cezalandırsın).

Asiye’nin annesi morga geldiği zaman, şehidenin parçalanmış yüzüne akmış göz yaşları gördü. Annesi O’nun elini tuttuğunda karşılıklı tokalaştıklarını hissetti. Allahu Akbar! Ayrıca O’nda parlak bir gülümseme gördüğünü anlatıyor. Kızı O’na hep davet yaparmış ve şehitlerin diri olduklarını anlatırmış. Son davetini de ölümünden sonra yaptı. Allah O’nu, kocası-bizim de kardeşimiz olan Resul Makaşarip ile buluştursun!

Asiye’nin kardeşi Muhammed(Ebu Ubeyde) de şehit olmada ablasından çok geç kalmadı. Sadece dört gün sonra, hepsi de mübarek Ramazan ayının son 10 günü içinde oldu. 16 Eylül 2009 günü(27 Ramazan), Tarki-Tau dağlarında kafirlerle mücahitlerin bir mobil grubu arasında çıkan çatışmada gönüllü olarak korumada kaldı ve şehit oldu.

Muhammed, Kafkasya Emirliği’nin diğer şehitleri gibi Rabb’den olan tüm yükümlülükleri yerine getirdi. Allah seni Firdevs cennetleriyle ödüllendirsin ve Kevser havuzundan içmeyi nasip etsin. 5 dili akıcı bir şekilde konuşarak ve Microsoft programcı sertifikasına sahip olduğundan dolayı prestijli bir firmada para kazanarak rahat bir hayat sürebilirdin. Fakat sen, yerlerin ve göklerin genişliğince cennetleri kazanmayı tercih ettin.

“Allah’tan korkanlar cennetlerde, ırmaklar arasında olacaklardır; gerçekten şerefli bir yerde ve sınırsız iktidar sahibi hükümdarın huzurundadırlar.”(Kamer, 54-55)

Eğer ümmetimizde böyle, asrı saadet dönemini yeniden canlandıran kişiler olursa, Allah’ın düşmanları tarafından asla yenilgiye uğratılamayız.

Ya zafer ya cennet

Allahu Akbar!

Yusuf Gudbenski

Ümmet-i İslam