1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Bey'at Ve Cesitleri

Konu, 'İslami Kavramlar' kısmında EBU HANİFE tarafından paylaşıldı.

  1. EBU HANİFE

    EBU HANİFE Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Bey'at Ve Çeşitleri



    İmametin akdolunmasma ait şer'i yolları seçim ve halife tayini idi. Bunlardan herbirisinde önce ehl-i hal ve'l-akd tarafından sonra biraraya gelmeleri kolay olanların ve müslümanlarm geneli tarafından mutlaka bey'atleri gerekir. Şimdi ise, bey'atın mahiyetini, çeşitlerini, şartlarım ve kısımlarını, bey'atla ilgili şeyleri tarif etmeyi istiyoruz.

    Tarifi:

    "Bey'at", alışverişte kabul işareti olarak, eliyle satanın eli tutma ve bununla da alışverişin kabul edilmesine denir. Bir de karşılıklı alışverişe ve itaata bey'at denir. İbni Manzur:Bey'at: Andlaşmak ve itaat etmektir. Bir iş üzere andlaşma yapılar. Şu sözde olduğu gibi: İş üzere el sıkıştılar. Onunla iş konusun-ia anlaşma yaptılar denilir. Nitekim hadisde Hz. Peygamber (s.a.v.): 'Bana İslâm üzere bey'at etmeyecek misiniz?" buyurmuştu. Bey'at, sarşılıklı akidleşme ve ahidleşme yapmaktan ibarettir.O halde bey'at, ma'siyetin dışında, sevinçte ve tasada, zorlukta /e kolaylıkta, emir konusunda münakaşa etmemede, işleri ona ıavâle etmede, emir dinleme ve itaat üzere ahid vermektir.İbni Haldun diyor ki:"Bey'atm, itaata dair söz-ahid vermekten ibaret olduğunu bilin, ey'at eden kimse sanki, benim işime ve müslümanlarla alakalı hususlara bakmayı sana havale ettim, bu gibi şeylerde katiyyen seninle pekişmeyeceğim, hoşlansam da hoşlanmasam da emirlerine itaat edeceğim diye emiri ile muahede yapmıştır. Bir emire bey'at edip munla muahede akdi yaptıkları vakit, ahdi kuvvetlendirmek için ellerini onun eline koyarlardı. Bu durum, satıcı ile alıcı arasındaki muameleye benzediğinden "bae" (sattı), masdarında bey'at (satmak) adı rerilmiştir. Bu şekilde bey'at, elle musafaha halini almıştır. Bey'atm günlük lisanda ve şeriattaki malum manası budur. Hz. Rasûlullah ;s.a.v.)'a Akabe gecesi ve Rıdvan ağacı altında bey'at edilmesiyle ilgili hadislerde geçen bey'atm manası da budur."

    Bey'atm çeşitleri:

    Şeriatta bey'at, bey'at edilen işe göre kısımlara ayrılır. Ashabın, Hz. Peygamber (s.a.v.)'e üzerinde bey'at ettiği işlerin en mühimi dörttür:
  2. EBU HANİFE

    EBU HANİFE Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Birincisi: İslâm'a giriş bey'atı:

    Bu bey'at çeşitlerinin en gerekli ve en kuvvetli olanıdır. Sadece bu bey'atın bozulması küfürdür. Diğer bey'atların bozulması, günah-ı kebairdendir, büyük günahtır. İnsanların çoğu Hz. Peygamber 's.a.v.)'e, İslâm'a giriş bey1 atı ile bey'at ediyordu. Bu şöyle oluyordu. İslâm'a girmek isteyen adam geliyor, Hz. Peygamber (s.a.v.)'e selam yeriyor, elini elinin üzerine koyuyor, kelime-i şehadeti getiriyor, İslâm'ı kabullendiğine ve İslâm'a göre hareket edeceğine dair söz veriyordu. İşte böylece Hz. Peygamber (s.a.v.)'e bey'at ederek müslü-man oluyorlardı. Bunların hepsi de Hz. Rasûlullah (s.a.v.)'dan sahih delillerle sabit olmuştur.
    1- Allah Teâlâ'nm şu sözü:"Ey Peygamber! İnanan kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleri ile ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, iyi işi işlemekte sana karşı gelmemek hususunda sana bey'at etmeye geldikleri zaman, bey'atlarını kabul et ve onlar için Allah'tan mağfiret dile: Şüphesiz Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir." (Mümtehine: 12)
    2~ Cerir b. Abdillah (r.a.) hadisi: diyor ki: "Ben Rasûlullah (s.a.v.)'a Allah'dan başka, bir ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Rasûlü olduğuna şehadet üzere, namaz kılmak, zekat vermek, dinleyip itaat etmek ve her Müslüman'a nasihat etmek üzere bey'at ettim. Bu hadis, hem bu çeşide hem de bunun dışındaki bey'at çeşitlerine şâmildir.
    3- Dımad (r.a.)'ın hadisi: "Hz. Peygamber (s.a.v.)'e: "... ver elini sana İslâmiyet üzerine bey'at edeyim" demiş ve O'na bey'at etmiştir. Rasûlullah (s.a.v.): "Kavmin için de mi?" buyurmuşlar. Dımad: "(Evet) kavmim namına da..." demiştir.[1]
    4- Câbir b. Abdillah (r.a.)'m rivayet ettiği hadis: Câbir diyor ki: Bir bedevi, Peygamber'e geldi de: Ya Rasûlallah! Benim İslâm üzere bey1 atımı kabul et, dedi ve Peygamber'e İslâm üzere bey'at etti. Sonra ertesi gün bu bedevi sıtma hastalığına tutulmuş olarak geldi ve: (Ya Rasûlallah) Benim bey1 atimi çöz! dedi. Rasûlullah (s.a.v.) onun bu teklifini kabul etmedi. Adam geri dönüp gittiği zaman; Hz. Peygamber (s.a.v.):"Medine şehri demirci körüğü ibidir; değersiz olan kiri pası dışarı atar, temiz olanı da alıkor." buyurdu[2)

    [1] Buhari, Buy 68, Fethu'1-Bârî 4/370, Müslim, İman 56, Tirmizi, Birr 17 Nesai, Bey'at 16, Dârinî Buyu'da, Ahmed 4/358.
    [2] Müslim, Cum'a, h.no. 868.
  3. EBU HANİFE

    EBU HANİFE Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Islam bey'ati hakkinda kisa bir aciklama

    İslâm üzere bey'atını bozduğu zaman kişi İslâm'dan çıkar, kâfir olur. Önce geçen hadisteki bedevinin yaptığı gibi. Bununla birlikte bu bedevinin Medine'de yaşaması sıkıntı olup, sıtma isabet edince İslâm üzere yaptığı bey'attan değil de hicret üzere yaptığı bey'atı bozmayı istemiş olması muhtemeldir. O zaman bu suretle İslâm'dan çıkmaz, mürted olmaz. Büyük günahlardan bir günah işlemiş olur.[3]Allah, hicret etmeyen kimsenin velayetini kabul etmemekle birlikte imânını kabul etmiştir.Şu ayette olduğu gibi: "... İmân edip de hicret etmeyenler ise, onlar hicret edinceye kadar sizin onlara hiçbir şey ile velayetiniz yoktur. (Bununla beraber) eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse yardım etmek üstünüze borçtur. Şu kadar ki sizinle aralarında anlaşma bulunan bir kavm aleyhinde değil. Allah yapacaklarınızı hakkıyla görücüdür." (Enfal, 72)İslâm üzere bey'at etmek Hz. Peygamber (s.a.v.)'e has idi. Ne sahabeden ne de kendilerinden sonrakilerden hiçbir kimsenin İslâm üzere bey'at aldığını bilmiyoruz. Hz. Peygamber (s.a.v.)'in vefatından sonra hiç kimse İslâm üzere bey'at yapmaksızın İslâm'a giriyordu. Hz. Peygamber (s.a.v.)'in kendisi bile müslümanlarm bütününden İslâm üzere bey'at almamıştır. Onlardan bir kısmı vardır ki, Hz. Peygamber (s.a.v.)'i görmeden müslüman olmuştur. Müslüman olanlardan bir çoğu, elini Hz. Peygamber (s.a.v.)'in eline koyamadı.Hicret üzere bey'ata gelince; Mekkenin fethinden sonra hicretin kesilmesiyle bu da sona ermiştir

    (3) fethul bari
  4. EBU HANİFE

    EBU HANİFE Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    İnşeallah devam edecektir
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş