1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

008 - El Bedi’u

Konu, 'Mârifetullah - İsim ve Sıfat' kısmında HCT tarafından paylaşıldı.

  1. HCT

    HCT İyi Bilinen Üye Süper Moderatör Kullanıcı

      
    El Bedi’u
    Örneksiz Yaratan
    بَدٖيعُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاِذَا قَضٰى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ

    BAKARA 2/117: Gökleri ve yeri, yoktan var eden Allah’tır. O, bir işin olmasını dilerse ona ancak “Ol!” der, o da olur.

    Bedi, Allah Subhane ve Teâlâ’nın ismidir.


    Enes (b. Mâlik) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre:


    عَنْ أَنَسٍ أَنَّهُ كَانَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ جَالِسًا وَرَجُلٌ يُصَلِّي ثُمَّ دَعَا اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِأَنَّ لَكَ الْحَمْدُ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ الْمَنَّانُ بَدِيعُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَقَدْ دَعَا اللَّهَ بِاسْمِهِ الْعَظِيمِ الَّذِي إِذَا دُعِيَ بِهِ أَجَابَ وَإِذَا سُئِلَ بِهِ أَعْطَى

    Râsûlullâh (s.a.v.) ile birlikte otururken adamın biri namaz kılıyordu. Adam (namazdan) sonra:

    “Ey Allah’ım! Hamd yalnızca sanadır. Senden başka ilâh yoktur. Sen verdiğin nimetleri başa kakmazsın. Gökleri ve yeri hiçbir örnek edinmeden yaratansın. Sen yücesin, ikram sahibisin. Senden Cenneti istiyor ve Cehennemden sana sığınıyorum.” şeklinde dua ettiğini işitince şöyle buyurdu:

    Kendisiyle dua edildiğinde kabul eden ve kendisiyle istendiğinde veren ismiyle, Allah’a dua etmekteydi.[1]

    İbn Kesir: Bedî ismini, daha önce bir örneği olmadan yaratan, ortaya çıkaran, var eden”olarak açıklar.

    Kurtubi: “Daha önce bir tanımı, şekli ve modeli olmadan yoktan var eden, icat eden” olarak açıklamaktadır.

    El-Halimi de; “Daha önce hiçbir benzeri olmaksızın bir şeyi yaratan” olarak açıklar.

    Bedî sözcüğü, Mubdi anlamındadır. Mubdi, daha önce olmayan bir şeyi yoktan var edendir.

    Allah’ın var etme gücüne, ibda denilir.

    “Bedi ve Mubdi olarak isimlendirilmeyi sadece Allah Teâlâ hak eder.”Bunu da Beyhaki söyler.

    Gazali ise bu ismi şöyle açıklar:

    “Zatında, sıfatlarında ve fiillerinde Allah’a benzeyen hiçbir varlık olmadığı gibi kaynağı O’na gelip dayanan hiçbir şeyde kendisine benzemez. O, mutlak Bedî yani örneksiz yaratandır.”

    Allah Teâlâ’nın hiçbir benzeri ve örneği yoktur.

    Bedî’u, örneği olmayan demektir.

    O (c.c.), varlıkları yoktan var edendir. Sanatının şaşırtıcı güzelliklerini ve üstünlüklerini, hikmetinin garipliklerini ortaya koyan O’dur.

    Bedî, isminin insana verilmesi caiz değildir. Hiç kimseBedî değildir. Allah Subhane ve Teâlâ’dır Bedî olan.


    İnsanların bir şey yapması, mevcudu ortaya çıkarmasıdır. Ve bu yaptıkları şeylerin kendisinde de her zaman ilk model, çok önemlidir.

    İnsanlar bir araba yapacaksa, ilk yaptıkları arabanın kendisi çok önemlidir. Bununla şuna önemle dikkat çekiyorum haşa biz Allah'ın isim ve sıfatlarını kulun kendisine vermediğimiz gibi Allah’ı, hiçbir mahlûku da benzetmeyiz. Bundan âlemlerin Rabbi Allah Subhane ve Teâlâ’ya sığınırız.

    Burada biz verilen nimetleri, ortaya çıkaran bir sanatkârın halinde bahsediyoruz. Birçok eserde bu hatanın kendisini görürüz. İsimler anlatıldığı zaman, mahlûkatın kendisiyle örneklendirmeye çalışılma hatasını görürüz. Bu caiz değildir. Bu haramdır. Bundan kaçınmak lazımdır. Kaçınmakta farzdır.

    Örneğin bir arabayı ilk yapan insan, o verilen nimetlerden, yaratılanlardan bir şeyler ortaya çıkarmıştır. Ancak ilk model çok önemlidir sonra seri üretim gelir.

    Mesela bir insan bir bıçak yapsa makinada, onun kalıbını hazırlasa, ilk anda kalıbını hazırlamak çok önemlidir. Bütün dikkat oradadır. Kişi, mahlûk olarak kendisindeki mahareti orada gösterir. Ancak sonraki süre, seri üretimdir.

    İnsanlar, verilen nimetlerden dolayı kendisinin emrine verilen yaratılanları ortaya çıkarmasında, sakın kendisini bu isme benzemiş gibi bir gafletin içerisine girmesin.

    Zaten insanların kendisini bu isme izafe etmeleri, sadece hüsranlarını, zararlarını artırmaktadır. Çünkü yaratan, bir tek Allah Subhane ve Teâlâ’dır. Bütün insanlar bir araya gelse, bir sineğin kanadını halk edemezler. Bu gerçek iyice bilindiği zaman, mahlûkun, kendisine Halık’ın isimlerini vermesinden daha kerih ne olabilir?

    Allah Subhane ve Teâlâ ayeti celilede belirttiği gibi


    بَدٖيعُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ
    BAKARA 2/117: Gökleri ve yeri örneksiz yaratandır.

    Yaratma, sadece Allah Teâlâ’ya hastır.

    Bedî olan, sadece Allah Subhanehu ve Teâlâ’dır.



    [1] Tirmizi dua bahsi 3544. Ebu Davud vitr bahsi 1495.
  2. Coolumsu

    Coolumsu Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Utanmadan şu müslüman geçinen ülkede Bedüzzaman isimli saçma insanlar türedi. Allah'a bu sıfat konusunda şirk koşmaktan uzak duralım. İnsanları daha fazla putlaştırmayalım artık.
  3. eL_Muhacir

    eL_Muhacir İlimsiz mücahid katil,cihadsız alim belam olur. Yetkili Kişi Forum Yöneticisi

    CazakALLAHul hayr
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş