Untitled Document

 


Kafir Olan Anne Babamla İlişkilerim Nasıl Olmalı?

İslami Kavramlar Kategorisinde ve Tevhid Forumunda Bulunan Kafir Olan Anne Babamla İlişkilerim Nasıl Olmalı? Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Kafir Olan Anne Babamla İlişkilerim Nasıl Olmalı? essada Nickli Üyeden Alıntı esselamun aleykum ve rahmetullah.. Bundan yaklaşık 4 sene önce ...

+ Konuyu Cevapla
Toplam 3 sonuçtan 1 ile 3 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Kafir Olan Anne Babamla İlişkilerim Nasıl Olmalı?

  1. #1
    ABDULHAK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Aktif Üye
    Status : ABDULHAK isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Jul 2008
    Mesajlar : 2,975
    Kardeşine Dua Et : 0
    100 Mesajda 125 Dua Aldı

    Standart Kafir Olan Anne Babamla İlişkilerim Nasıl Olmalı?

    Kafir Olan Anne Babamla İlişkilerim Nasıl Olmalı?

    Kafir   Olan Anne Babamla İlişkilerim Nasıl Olmalı?

    Alıntı essada Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    esselamun aleykum ve rahmetullah..
    Bundan yaklaşık 4 sene önce hidayete erdim. Ailem sosyal demokrat düşünceye yakın, Atatürkçü, çağdaş insanlar. Bense İstanbul’da üniversite kazanmıştım. Okulu bıraktım, şimdi evdeyim. Hep cemaatlerin içinde boğuldum ve nihayet hepsinden kurtulup tevhidi düşünceyi buldum elhamdülillah. ailem onlara göre Müslümanlar, anıtkbrin dibinde oturuyoruz ve muhit berbat, insanlarda öyle. Kapalıya öcü gibi bir bakıyorlar, bi tane sakallı göremezsiniz. bi dönem ailem beni psikologlara götürdü, dayanamadım ve evden ayrıldım. Fakat yine çaresizlikten eve döndüm, çünkü ahir zamanda hiç kimseye güvenemiyorsunuz. Önceden örtüyü kabul etmeyen ailem, evden ayrılıp döndükten sonra mecburen korkudan kabullendiler. Fakat ailede İslami yaşantıya dair hiçbirşey yok. Çıldırcam, ne yapcağımı bilemiyorum. Kalmalımıyım yoksa gitmelimi bu evden, hiç dönmesemiydim bilmiyorum. Elimden gelen tek şey dua, birde bu sıkıntılarıma düşünce alemimdeki bulanıklar eklendi. Haremlik selamlık yok, evinizde ne yediğinizden şüphe ediyorsunuz. Böyle hayat mı gecer diyorum kendime. Lütfen birisi ilmi olarak bu konuya açıklık getirebilirmi?
    Şimdiye kadar danışdıklarımın nefsinden konuştuklarına inanıyorum,kimse bana ayet veya hadisle gelmedi. Çok zor durumdayım....

    Aleykum selam w e rahmetullah ,
    Rabbime verdiği nimet ve rahmetten dolayı sonsuz hamdler olsun.

    Gerçekten zor ve sıkıntılı bir durumunuz var. Elhamdulillah ki bu durumun farkına varacak basireti Rabbim size bahşeyledi.
    Bundan sonraki yaşantınız hakkında size yardımcı olacak bazı misaller vereceğim inşeallah :



    Hani İsrailoğullarından, “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin, anne-babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilikle davranın, insanlara güzel söz söyleyin, namazı dosdoğru kılın ve zekatı verin” diye misak almıştık. Sonra siz, pek azınız hariç, döndünüz ve (hala) yüz çeviriyorsunuz. BAKARA 83


    Tefsiri Kebirden alıntı :

    Üçüncü mesele

    Alimlerin ekseriyeti, -kafir bile olsa- anne-babaya saygı göstermenin vacib olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. Buna birçok husus delalet etmektedir.

    1. Cenab-ı Hakk’ın: (...) sözü, onların mumin olup olmamalarıyla kayıtlanmamıştır. Ve yine, fıkıh usulünde sabit olduğu üzere, vasfa terettüb eden hüküm, vasfın illet olduğunu bildirir. Bu sebeple bu ayet, anne babaya saygı göstermekle ilgili emrin onlar sırf anne baba oldukları için olduğuna delalet etmektedir. Ki bu da, umumi bir manayı iktiza eder. Cenab-ı Hakk’ın:
    Ve Rabbin, ancak kendisine iman etmenizi, anne babaya da iyi davranmanızı hükmetmiştir. (İSRA 23)” ayetiyle istidlal etmek de böyledir.

    2. Allahu Teala’nın:
    Ve sakın onlara ‘uf - of’ bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle! (İsra 23)"ayetidir. Bu anne babaya sıkıntı ve eziyet vermekten men hususunda, son derece anlamlı bir ayettir. Sonra Cenab-ı Hak diğer bir ayette:
    Ve de ki: Rabbim, onlar beni küçük iken nasıl terbiye etmişlerse, sen de onlara merhamet et! (İsra 24)” buyurmuş, anne babaya saygı duymanın vacib oluşunun sebebini açıkça izah etmiştir.

    3. Allahu Teala, Hz İbrahim (as)’den, o babasını küfürden imana davet ederken ona nasıl nazik davrandığını bize şu ayetinde nakletmiştir:
    Babacığım! duymayan, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun? (Meryem 42)” Sonra onun babası Hz İbrahim(as)’e eziyet ederek ağır cevaplar veriyor, ama Hz İbrahim(as) hakkında bu geçerli olunca, bu ümmet için de aynısı geçerli olur. Çünkü Cenab-ı Hak:
    Sonra da sana, hanif olan İbrahim’in dinine tabi olmanı vahyettik. (Nahl 123)” buyurmuştur.


    Dördüncü mesele

    Bil ki anne babaya iyilikte bulunmak, kesinlikle onlara bir sıkıntı vermemek ve ihtiyaç duydukları faydalı şeyleri onlara ulaştırmak demektir. Bu ihsan lafzının içerisine, eğer anne baba kafir iseler onları imana davet etmek; eğer günahkar iseler yumuşak bir yolla onlara marufu emretme hususları da girer...


    İkinci mesele
    Bil ki akrabaların hakkı, ana-baba hakkının bir uzantısı gibidir. Çünkü insan ana-babası ile olan bağları vasıtası ile akrabalarına bağlanır. Ana-baba ile olan bağ, akraba bağlarından önce gelir. İşte bu sebepten ötürü Allah, akrabayı ana-babadan sonra zikretmiştir.
    Ebu Hureyre (ra)’den Peygamber (sav)’in şöyle buyurduğunu rivayet edilmiştir:
    “Sıla-i rahm, Rahman kelimesinden türemiştir. Ama kıyamet günü olduğunda şöyle der: Ey Rabbim bana zulmedildi, bana kötülük yapıldı, yakınlarım benimle alakayı kestiler.”
    Hz Peygamber (sav) şöyle devam etti: “Rabbi ona şu şekilde cevap verir; Seninle alakayı kesenle benim de alakamı kesmeme ve seni gözetene benim rahmetimi ulaştırmama razı olmaz mısın?”
    Hz Peygamber (sav) sonra şu ayeti okudu:Demek idareyi ve hakimiyeti ele alırsanız, yeryüzünde fesat çıkaracak, sıla-i rahmi (akrabalık bağlarını) keseceksiniz öyle mi?(Muhammed 22)”

    Bu hakka riayet etmenin tekid ile bildirilmesinin akli sebebi şudur:
    Akrabalık birlik, sevgi, gözetme ve yardım mahallidir. Eğer bu sayılan şeylerden biri meydana gelmez ise bu kalbe güç gelir, onu son derece incitir ve kalbi yalnızlık, vahşet ve sıkıntıya düşürür. Bu sayılan şeyler ne kadar güçlü olur ise, kalbin bu güçlüklerini o nisbette giderir. İşte bu sebepten ötürü akraba haklarına riayet etmek vacib olmuştur...
    (Fahreddin RAZİ: Tefsiri Kebir, Cilt:3, Sayfa:181-183)



    Davetçinin Tefsirinden alıntı :

    ...Allah (cc) onlardan: Yalnız Allah(cc)’ye ibadet etmeye, ibadetlerden hiçbirini Allah’tan başkasına yapmamaya, O’na hiçbir şeyi ortak koşmamaya, Allah’tan başka ibadet edilenleri reddetmeye, anne ve babaya, yakınlara, küçükken babası ve annesi ölmüş yetimlere, hiçbir şeyi olmayan ve üstelik insanlardan istemeye de çekinen miskin kimselere iyilik yapmaya, bütün insanlara iyiliği emredip kötülükten sakındıracak güzel sözler söylemeye kafir olsa bile Allah’a, Rasulune ve İslam’a savaş açmayan kişilere iyi davranmaya, onların hakkını vermeye ve namazı bütün şart ve rükünleriyle yerine getirerek huşu içerisinde kılmaya, zekatı hakkıyla vermeye dair söz almıştı.....
    (Seyfuddin el Muvahhid: Davetçinin Tefsiri, Cilt:1 ,Sayfa:175-176)




    Kurtubi Tefsirinden alıntı :

    3. Anne-babaya iyilik:

    Anne babaya ...iyilik yapın” ; yani, onlara anne-babaya iyilik yapın diye emrettik.

    Yüce Allah bu ayet-i kerimede anne baba hakkını tevhid ile birlikte sözkonusu etmiştir. Çünkü ilk varlık Allah tarafındandır, ikinci varoluş olan eğitim ve terbiye ise anne-baba aracılığıyladır. Bundan dolayı yüce Allah onlara karşı şükredici bir halde olmayı, kendisine şükretmek ile birlikte sözkonusu etmiş ve: “Bana ve ana babana şükret diye (insana vasiyet ettik). (LOKMAN 14)” diye buyurmaktadır.
    Anne babaya iyilik (ihsan), onlarla maruf bir şekilde geçinmek, onlara karşı alçakgönüllü olmak, emirlerini yerine getirmek, vefatlarından sonra onların mağfireti için dua etmek, onların sevdikleri kimseleri gözetmek suretiyle olur...
    (İmam Kurtubî: el Câmiu li Ahkâmi’il Kur’an, Cilt:2, Sayfa:196-197)

    -------------------********************------------------





    Bazı tavsiyelerim


    Esma Bintu Ebî Bekr (r.anha) anlatıyor:
    "Henüz muşrik olan annem yanıma geldi. nasıl davranmam gerekeceği hususunda Hz. Peygamber (s.a.v.)'den sorarak : "Annem yanıma geldi benimle (görüşüp konuşmak) arzu ediyor anneme iyi davranayım mı?" dedim. "Evet" dedi "ona gereken hürmeti göster".
    (Buharî Hibe 28 Edeb 8 Muslim Zekat 50 (1003); Ebu Davud Zekat 34 (1668).


    Kafir bile olsa anne ve babaya karşı hürmet etmek ve nafaka vermek meselesinin ehemmiyeti şuradan anlaşılmaktadır ki yukarıdaki hadis üzerine vahiy gelmiş ve mesele Kur'an-ı Kerîm'de hükme bağlanmıştır.
    "Sizinle din hususunda muharebe etmemiş sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış olanlara iyilik onlara adaletle muamele etmenizden Allah sizi men etmez. Çünkü Allah adalet yapanları sever." (Mumtahine 8)

    Muşrik bile olsa anne ve babaya hürmet hususunda şu ayet daha açıktır:
    " Eğer onlar (ebeveyn) sence ilimde (yeni) olmadık herhangi bir şeyi bana eş tutman üzerinde seni zorlarlarsa kendilerine itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin. Bana dönenlerin yoluna uy…" (Lukman sûresi 15. ayet).



    Kafir anne-babaya haram, şirk, küfür konularında kesinlikle itaat edilmez. Ve aynı konularda Müslüman anne-baba da yanlış yapsa yine itaat edilmez.

    Dünyalık konularda gerek kafir anne ve baba ve gerekse Müslüman anne babayla iyi geçinilir.

    Kafir anne-babanın İslam’ın izin verdiği sınırlar dahilinde gönülleri hoş tutulur, incitilmezler. Müslüman anne-baba için ise durum daha önceliklidir.

    Kafir anne-babanın rızası İslam’ın izin verdiği sınırlar dahilinde kazanılmaya çalışılır.
    _"Ey iman edenler! Eğer babalarınız ve kardeşleriniz imana karşılık küfürden hoşlanıyorlarsa, onları dost edinmeyiniz. Sizden her kim onları dost edinirse işte onlar da zalimlerin ta kendileridir. (tevbe 23 )

    Kafir anne-babaya sert davranmamak, sert konuşmamak gerekir.

    Kafir anne-baba muhtaç duruma düştüğünde onları hayatiyetlerini devam ettirecekleri şekilde gözetmek gerekir.

    Kafir-anne babaya kendi üzerinde velayet yetkisi tanımamak gerekir.

    Kafir anne-babanın hidayeti için uğraşılmalı, onlara davet yaparken kırıcı ve sert olunmamalıdır.

    İster kafir anne-baba olsun ister Müslüman anne-baba olsun İslam ahlakı ve İslam dininin emirleri yaşanarak pratik şekilde onlara gösterilmelidir.

    Kafir olan aile fertlerinin Müslüman olmaları için hayatta iken dua edilebilir. Kafir olarak ( hayatta ikende öldükten sonra da) anlaşılıyorsa avffı için dua edilemez. Fakat defin işine katılabilirler.
    Rasulullah (s.a.v.) muşrik olarak ölen Amcası Ebu talib'in defni için Hz. Aliye izin vermiştir fakat dua etmesine izin vermemiştir.

    Museyyeb b. Hazn (r.a)'den şöyle rivayet edilmiştir:

    «Ebu Talib'de ölüm alametleri belirdiği sırada Rasulullah (s.a.v.) geldi. Amcasının yanında Ebu Cehil İbn-i Hişam ile Abdullah b. Ebi Umeyye'yi buldu.
    Rasulullah (s.a.v.) Ebu Talib'e:

    «Ey amcam! La ilahe illAllah de, kıyamet gününde kendisiyle sana şehadet ve şefaat edebileceğim bu kelimeyi söyle» buyurdu.
    Ebu Cehil ve Abdullah b. Umeyye:

    «Ey Eba Talib! Abdulmuttalib'in milletinden yüz mü çevireceksin?» diye bundan menettiler.
    Rasulullah (s.a.v.) amcasına Kelime-i Tevhidi arza devam ediyordu. Diğer ikisi de mütemadiyen o sözlerine tekrar ediyorlardı.
    Nihayet Ebu Talib bunlara söylediği son söz olarak:

    «O (yani ben) Abdulmuttalib'in milleti üzeredir» dedi ve La ilahe illAllah demekten çekindi.

    Rasulullah (s.a.v.): «İyi bil amcacığım! Yemin ederim ki ben hakkında mağfiret dilemekten nehyolunmadıkça her halde Allah (c.c)'dan senin için af ve mağfiret dilerim» dedi.
    Bunun üzerine Allah (c.c):

    «Ne nebinin ne de mü'minlerin, cehennemlik oldukları belli olduktan sonra yakın akrabaları da olsa şirk koşanlar için mağfiret dilemeleri asla doğru olmaz.» (Tevbe: 113) ayetini indirdi.
    (Buhari-Muslim)


    Ebû Hureyre’den yapılan bir rivayete göre Rasûlullah (sallAllahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır:
    Anneme mağfiret dilemem hususunda Rabbimden izin istedim, izin vermedi. Kabrini ziyaret edeyim diye izin istedim, bana izin verdi
    (Muslim, Cenâiz, 105, 106, 108; Tirmizî, Cenâiz, 60; Ebû Dâvûd, Cenâiz, 77; Nesâî, Cenâiz, 101; Ahmed b. Hanbel, Musned, II, 441; V, 356.)

    Başka bir rivayette de şöyle denilmektedir:
    Rasûlullah (sallAllahu aleyhi ve sellem) annesinin kabrini ziyaret etti. (Kabrin yanındayken) ağladı. Yanındakileri de ağlattı. Sonra şöyle buyurdu:
    Anneme mağfiret dilemem hususunda Rabbimden izin istedim, izin vermedi. Kabrini ziyaret edeyim diye izin istedim, bana izin verdi. Kabirleri ziyaret ediniz, çünkü onlar ölümü hatırlatır
    (Ebû Dâvud, Cenâiz 77; İbn Mâce, Cenâiz 49)


    - İbrahim’in babası için mağfiret dilemesi, sadece ona verdiği bir sözden ötürü idi. Fakat onun, bir Allah düşmanı olduğu, kendisine belli olunca ondan uzak durdu. Gerçekten İbrahim, çok duygusal ve yumuşak huylu idi. (Tevbe, 114)


    Müslüman çocuğuna dini hususunda aşırı yardım eden kafir anne baba cehenneme gitse de diğer azgın kafirlerden azabı farklı (daha hafif ) olabilir.

    Hz. Abbâs, Ebû Tâlib'in imân ettiğini söyleseydi; "Dalaletteki amcan sana yarar sağlıyordu, ona bir yararın oldu mu?" demezdi.
    Rasûlullah bu soruya karşılık şöyle buyurmuştur:
    "Hakkında şefaatim kabul edildi de ince bir ateş tabakası içinde oldu. Ayağında ateşten iki ayakkabı var, onlar yüzünden beyni kaynıyor. Ben olmasaydım, ateşin en alt tabakasında olurdu"
    (Buhârî, Rikâk, 51; Muslim, İmân, 362-364; Tirmizî, Cehennem, 12; Dârimî, Rikâk, 121; Ahmed İbn Hanbel, 1/295, 2/432, 439, 3/13, 4/274)


    Dünyaya gelmemize vesile oldukları ve bizi küçükken yetiştirdiklerinden dolayı kafir de olsalar onlara of diyemeyiz ama şunu da unutmamalıyız ki Müslümanlar arasındaki gerçek bağ ve kardeşliğin akide bağı unutulmamalıdır.

    - Nuh Rabbine dua edip dedi ki: “Ey Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin vâdin ise elbette haktır. Sen hakimler hakimisin.” (Hud, 45)
    Allah: "Ey Nuh! O kesinlikle senin ehlin (âilen)'den değildir. Çünkü o salih olmayan bir amelin sahibidir. Hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme! Ben, seni, cahillerden olmaktan sakındırırım." (Hud suresi 46. ayet)



    İslami bir yaşantı olmadığından evdeki Resim heykel vs bunlar sorun değildir. Önlemini alabildiğinizce alarak (kaldırarark veya arkanıza alarak) ibadetlerinizi yaparsnız. Rasulullah (s.a.v.) Mekkede putlar var iken namaz kılıyordu.

    Gidebileceğiniz samimi bir yakınınız yok ise mecburen katlanmak , elinizden geldiğince başta küfür şirk konuları olmak üzere namusunuzu dahi korumalısınız.
    Ayrıca bunun sizin imtihanınız olduğunu, onlarında hidayetiyle sınandığınızı unutmayınız. Oradan direk kaçmak da (tebliğ yapamadan) sorumluluğu olacaktır.
    Hz. Yunus (a.s.) peygamber olduğu halde kavminin tebliği için son ana kadar Allahın emrini beklemeden o şehirden uzaklaştığı için Rabbi tarafından cezalandırılmış , tevbesi üzerine avfedilmiştir.
    Eğer tüm çareleriniz tükenmiş , bir an dahi kalsanız (Rasulullahın hz. Ali'yi yatağa yatırıp çıkması gibi) hayati ve imani tehlikeniz var ; kalbiniz mutmain ise ve gidebilecek bir islam diyarınız veya kardeşiniz yakınınız var ise gidiniz.

    Rabbim yardımcınız olsun.
    selamun aleykum

    Kafir   Olan Anne Babamla İlişkilerim Nasıl Olmalı?
    Konu ABDULHAK tarafından (12-28-2009 Saat 03:50 ) değiştirilmiştir.


  2. #2
    sudenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı
    Status : sudenur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Apr 2009
    Mesajlar : 844
    Kardeşine Dua Et : 47
    5 Mesajda 5 Dua Aldı

    Standart

    gerçekten zor bir durum kardeşim... ne mutlu ki doğrunun farkına varabilmişsiniz .benim nacizane fikrim, kaçmanın çözüm olmayacağı dır .rabbim ailenize de tez zamanda hidayet nasip eder inşeAllah ABDULHAK kardeşim yine her zamanki gibi ilmini konuşturup aydınlatıcı bilgiler vermiş.rabbim ecrini versin ...rabbim yardımcınız olsun...

  3. #3
    Yeni Üye
    Status : el harezmi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Jan 2010
    Mesajlar : 10
    Kardeşine Dua Et : 0
    0 Mesajda 0 Dua Aldı

    Standart

    sevgili esseda daha ekonomik olarak ayakta durmayı başaramamışsın. bu bir eksiklik önce bunu becer ondan sonra nasıl yaşaman gerektiğine karar ver.başkaları hakkında hüküm verirkende dikkatli ol.
    unutmaki hayatta herkesin doğruları var sorun hayatta senin ölçülerinle ebveyninin ölçüleri farklı oluşu bundanda kimsetyi suçlayamazsın hayatta herkes sana uymak zorunda değil
    iSLAMTR.net - Türkiye'nin İslami Paylaşım Plartformu

+ Konuyu Cevapla

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Arkasında Google Var ; )

Kafir Anne ve Baba

kafir anne baba

sudenur şen in tek başına olan resmini görmek istiyorum

anne babaya saygı nasıl olmalıdır

anne babaya nasıl saygılı olmalıdır

babam kafir

ilk ölen kafir

anne baba ve saygı ile ilgili dinimizin emirleri neler

ana baba 40 tane ayet

kafir olan müslümanlar

tevhid ilmine göre anne ve baba çocuğunun ölümüyle cezalandırılır mı

musluman olmayan anne babaya

kardeslerini anneniz de olsa onlari dost edinmeyin ayet

peygamberimizin kafir ölen amcaları kimlerdir

Acik acik iSLAM DÜSMANI OLAN aNNE VE bABA

kafirle dünyalık için dua edilir

ana babanız kafirleri dost edinmeyin

annemle babamla konuşmuyorum islami soru

iyilikle söylemek merhamet islam tr

Anne-babaya saygı

Kafir Anne ve Babayi Dost edinmeyin

islamda kafir anne

anne babaya saygı sözler

anneye saygı nasıl olmalı

Anne ve Babanizi Dost edinmeyin

Benzer Konular

  1. Mü'min Nasıl Kafir Olur
    Konuyu Açan: Ahmed-, Forum: Küfür.
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj : 07-07-2010, 03:44
  2. Muşrik Olan Anne Babamla İlişkilerim Nasıl Olmalı?
    Konuyu Açan: essada, Forum: Soru Cevap Bölümü.
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 12-24-2009, 08:22
  3. Hilali Gözetlerken Şekli Nasıl Olmalı?
    Konuyu Açan: bilinmez, Forum: Soru Cevap Bölümü.
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj : 09-20-2009, 09:36
  4. Olaylara karşı hassasiyetimiz nasıl olmalı ?
    Konuyu Açan: ebuhasanelmakdisi, Forum: İslami Arşiv.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-24-2009, 07:26
  5. Biri Mü'min, Diğeri Kafir Olan İki Adamın Kıssası
    Konuyu Açan: selefi, Forum: İslami Kavramlar.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 07-08-2007, 11:12

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
ilahi dinle