Untitled Document

 


TAĞUTA MUHAKEME OLMAK

{-İslami Multimedya-} Kategorisinde ve İslami Arşiv Forumunda Bulunan TAĞUTA MUHAKEME OLMAK Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Cevap:Nisa 60. Bu ayete göre tağuta muhakeme olmayı istemek küfür-dür çünkü la ilahe illAllahı bozan amellerdendir.Buna bina-en tağuta muhakeme olmakta ...

Konu Kilitli
Toplam 7 sonuçtan 1 ile 7 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: TAĞUTA MUHAKEME OLMAK

  1. #1
    mücadalem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı
    Status : mücadalem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Apr 2009
    Mesajlar : 594
    Kardeşine Dua Et : 0
    18 Mesajda 28 Dua Aldı

    Standart TAĞUTA MUHAKEME OLMAK




    Cevap:Nisa 60.
    Bu ayete göre tağuta muhakeme olmayı istemek küfür-dür çünkü la ilahe illAllahı bozan amellerdendir.Buna bina-en tağuta muhakeme olmakta daha büyük küfürdür.
    Bu ayet apaçık bir şekilde tağutun ne demek olduğunu açıklıyor. Bu ayete göre tağut Allah’ın hükmü dışında hü-küm verendir.
    Bu kısa açıklamayı yaptıktan sonra bu meseleyi daha iyi anlmak için aşağıdaki önemli noktalara dikkat etmek gere-kir:
    1 - Tağuta muhakeme olmayı istemek niçin küfürdür? Ayet bu soruya apaçık bir şekilde cevap veriyor şöyle ki “Onu (tağutu) reddetmekle emrolunmuşlardı.”
    Tağuta muhakeme olmayı isteyen kişi veya muhakeme olan kişi tağutu reddetmemiş dolayısıyla kafir olmuş olur.
    Tağut Allah’ın bir hakkını iddia eden bir varlıktır. Bu hak ona tanındığında küfre girilir. Müslüman olan bir kişi asla ona böyle bir hak veremez. Onu reddetmesi gerekir.

    İhtilaf halinde İnsanlar arasında hüküm verme yetkisi sadece ve sadece Allah’a aittir.

    “Hüküm sadece Allah’ındır” Yusuf 40

    Müslümanlar aralarındaki ihtilafı çözmek için sadece Al-lah’ın hükmüne başvurmaları gerekir çünkü Allah’ın hük-münden başka hiç bir hüküm tanımazlar bu La ilahe illAllahın bir gereğidir.
    Sadece Allah’ın hakkı olan hüküm verme yetkisini kendinde gören veya Allah’ın hükmü dışındaki hükümlerle hüküm vermeyi kendinde yetki gören kişi tağuttur. Ona muhakeme olmakla o yetki ona tanınmış olunur işte esas küfür sebebi budur.
    Buna göre:
    - Herhangi bir konuda Allah’ın kanunu dışında hüküm veren herhangi bir merciye veya bir şahısa muhakeme olmak küfürdür.
    - Muhakeme olmadan sırf mahkemeye gitmek küfür değil-dir.
    - Hakime hüküm verme yetkisi vermeden mahkemeye gitmek de küfür değildir.
    Şöyle ki: Mahkemeye giderek hakime ben sana muhakeme olmak için gelmedim sana cevap vermek için geldim diyen kişiye sen tağuta muhakeme oldun denilemez.

    4 - Hakime muhakeme olmak için giden kişi hakime hü-küm verme yetkisini vermiştir ne kadar da aksini iddia ederse etsin.
    5 - Hakimden herhangi bir meselede hüküm istemek ona muhakeme olmaktır ona hüküm verme yetkisi tanımaktır.

    Şimdi esas ihtilaf edilen meseleye gelelim:

    1 - Bir kimseyle ihtilafa girmeden polisler ondan şüphelen-dikleri için tutuklanıp mahkemeye sevkedilen kişi:
    Bu kişi mahkemeye gittiği zaman eğer hakime karşı saygılı davranmazsa hakimden hüküm istemezse sadece hakimin sorduğu sorulara cevap verirse bu kişi için tağuta muha-keme olmuş denilmez. Çünkü zorla mahkemeye sevkedilmiştir. Büyük bir tehlike söz konusu olmadığı müddetçe böyle bir kişi hakime: “Ben seni hakem olarak görmüyorum” demesi gerekir veya: “Ben islam’ın hükmü-ne göre muhakeme olmayı isterim” demesi gerekir. Fakat böyle bir hareket onu büyük bir eziyete maruz bırakırsa veya müslümanları büyük bir tehlikeye sokacaksa sadece tağuta saygı göstermeden ve ondan hüküm istemeden ha-kimin sorduğu sorulara cevap verebilir kendini müdafa edebilir.
    Veya hakime şöyle diyebilir: “Ben sana muhakeme olmak için gelmedim, herhangi bir suç işlemedim, buraya zorla getirildim. Kendimin suçsuz olduğunu ispat edebilirim, bana istediğini sorabilirsin.”

    2 - Kişi dışarıda serbesttir, fakat kaçma imkanı yoktur. Çünkü adresi biliniyor mahkeme onu sorgulamak için ça-ğırmıştır. Bu kişi gitmediği müddetçe mutlaka tutuklanıp zorla götürülecektir ve suçlu duruma düşecektir. Bu kişi biliyor ki oraya gittiği zaman sorulan sorulara cevap ver-diği zaman ona herhangi bir zarar gelmeyecektir. Bu kişi hakime gidip “beni çağırdınız ben muhakeme olmak için gelmedim ben suçsuzum herhangi bir suç işlemedim. Sor-duğun sorulara cevap verebilirim derse tağuta muhakeme olmuş sayılmaz. Hakim velev ki onu sorguladıktan sonra onun hakkında hüküm versin. Bu kişi tağuta muhakeme olmuş denilemez. Çünkü zaten o kişi hakime “ben muha-keme olmak için gelmedim” dedi. Hakime gitmesinin se-bebi ona muhakeme olmak için değil ona hüküm yetkisi vermek için değil başına gelecek olan zararı defetmek için gidiyor ve hakime sözle muhakeme olmak için gelmediğini söylüyor. Bu kişinin durumu iftiralara cevap vermek için Necaşi’ye giden sahabelerin durumu gibidir. Hele de bu kişi mahkemeye gitmekten kaçar da gitmezse hem kendisi hem de çok müslüman zarara girecekse yukarıdaki şartlara riayet ederek gitmesi gerekir.

    3 - Bir kişi onu mahkemeye verirse ve mahkeme onunun ifadesini almak için çağırırsa işte bu mesele tafsilatlı mese-ledir. Şöyle ki:
    Kişi mahkemeye gittiği zaman muhakeme olmak için gel-diği anlaşılıyorsa gitmemesi gerekir veya gidip sözle: “Ben muhakeme olmak için gelmedim” demesi gerekir ve hakim şöyle yazdığı zaman filan kişi geldi ve muhakeme olmaya girdi dediği zaman mutlaka itiraz etmesi gerekir çünkü bazı kafir kanunlarına göre bir kişi bir kişiyi şikayet ederse o kişi gelmeden mahkeme başlamaz onun için şikayet edi-len kişiyi çağırırlar ifadesini alırlar ve o iki kişi arasında mahkeme başlamış olunur. Onun için bu durumda kişi ya mahkemeye gitmez zorla alınmasını bekler ve gittiği za-man “ben muhakeme olmak istemiyorum suçlamaya cevap vermek istiyorum”der veya tutuklanmayı beklemeden gi-der ve aynı sözleri söyler böyle yaptığı müddetçe muha-keme olmuş sayılmaz. Çünkü küfür olan şeyi yapmamıştır yani hakime hüküm verme yetkisini tanımamıştır.
    Şimdi Necaşi meselesine tekrar gelelim: Sahebeler Necaşi’ye hicret ettikleri zaman evet Necaşi hak-hukuk konularında adil bir kişi idi. Fakat müslüman değildi. islamın kanunlarıyla hüküm vermiyordu. Tahrif edilmiş tevrat ve incil hükümlerine göre hüküm veriyordu fakat zalim değildir. Bilerek kimsenin hakkını yemez bilerek kimseye zulmetmez. Halkın kabul ettiği inandığı kanunlara göre hüküm veriyordu. İslamın hükmüne zıt bir hüküm vermediği için zalim değil adil olarak vasfedilmiştir. Tabiki bu, hak-hukuk meselesinde böyledir. Sahabeler Necaşi’ye gidip iltica etmişlerdir. Necaşi’ye inancından dolayı zulme-dildiklerini söylemişlerdir. Necaşi onları himayesi altına almıştır. Müşrikler Necaşi’ye gelerek müslümanlara iftira atmışlardır. Her türlü kötü sıfatları vermişlerdir. O zaman müslümanlar Necaşi diyarında serbest durumdaydılar. Ha-pis durumunda değillerdi Habeşistandan da kaçabilirlerdi. Necaşi’nin yanına iftiralara cevap vermek için isteyerek geldiler. Onlara zulmetmeyeceklerini bildikleri için geldiler ama hiç bir zaman Necaşi’nin islama göre hüküm verece-ğini düşünerek gelmediler. Necaşi’ye muhakeme olmak için gelmediler. Muhakeme için gelmediler, iftiralara cevap vermek için geldiler. Necaşi’ye iftiralara karşı cevap ver-dikten sonra Necaşi onlar hakkında hüküm vermiştir (ka-rar vermiştir). Müfterilere karşı ceza vermemiştir. Çünkü iftiracılar Necaşi’ye muhakeme olmak için gelmemişlerdir. Necaşi’yi müslümanlara karşı kışkırtmak için gelmişlerdir, onlara ceza versin diye iftira atmışlar. Bu yüzden müslümanlar kendilerini müdafa etmek için Necaşi’ye ce-vap vermek için gittiler.
    Şimdi eğer birisi bizim hakkımızda iftira atarsa örneğin ödediğimiz bir çeki ödememişiz gibi gösteriyorsa veya yapmadığımız bir olayı yaptık diye gösteriyorsa kendimizi müdafa etmek için karar verme yetkisine sahip olan merciye gidersek ve kendimizi müdefa etmek için geldiği-mizi muhakeme olmak için gelmediğimizi söylersek. tağuta muhakeme olduk denilmez.
    Bir kişi “Filan kişi beni dövdü” diyip mahkemeye şikayet ederse bundan dolayı mahkeme bu kişiyi çağırırsa bu kişi mahkemeye gidip “ben muhakeme olmak için değil bana yapılan iftirayı reddetmek için geldim gelmediğim zaman yapmadığım suçu yaptım zannederek bana zulmedersiniz” diyen kişiye tağuta muhakeme oldun denilemez. Ancak muhakemeye girerse hakime karşı hakkını talep ederse hakimden hüküm isterse o zaman tağuta muhakeme olmuş denilir.
    Bir kişi filan kişi kardeşimi öldürdü diye iftira atarsa veya evimi soydu (hırsızlık yaptı) diye iftira atarsa mah-keme şikayet edilen kişiyi ifade için çağırırsa bu kişi git-mediği zaman suçlu duruma düşecekse mahkemeye gidip “ben muhakeme olmak için değil bana yapılan iftirayı red-detmek için geldim gelmediğim zaman yapmadığım suçu yaptım zannederek bana zulmedersiniz” diyen kişiye tağuta muhakeme oldun denilemez.


    ----------

    Şeri mahkemeler her ne kadar tagutun emriyle kurul-muşlarsa da tagutlar bu mahkemenin Allah’ın hükmüyle hükmetmesinden razılar. Buna karşı bir tavırları yok. Ora-da uygulanan kanunların kendi kanunları olduğu iddiaları yok. Ve orada alınacak bir kararı iptal etmeleri diye bir şey söz konusu değil.
    Bu durumda bu kafir kimselerden Allah (c.c)’ın hükmü-nü uygulamaları istenebilir. Zira burada istenilen şey; Al-lah’ın hükmüdür. Tagutun hükmü değildir.
    Bu hükmü uygulayan kimsenin ise; kafir olması veya ka-fir sistem tarafından görevlendirilmesi sonucu etkilemez.
    Zira önemli olan; Allah (c.c)’ın kanunlarına muhakeme olmaktır.
    Şu bir gerçek ki; müslümanlar hiçbir şekilde taguta mu-hakeme olamazlar veya muhakeme olmayı isteyemezler. Çünkü taguta muhakeme olmak demek, hüküm verme yetkisini ona tanımak demektir. Yine; taguta muhakeme olmak demek Allah (c.c)’ı inkar etmek demektir. Bu sebeble her halukarda müslüman kimsenin Allah (c.c)’ın kanunlarına muhakeme olması gerekmektedir. Velev ki bu kanunları uygulayan bir kafir olsa bile... Hatta tagut bir kimse olsa bile...
    Bu ise; ancak o kimselerin uyguladıkları hükmün Allah (c.c)’ın hükmü olduğunu kabul etmeleri, onun aksine bir hüküm belirtmemeleri veya o hükümlerin kendi hükümleri olduğunu söylememeleri şartıyla olabilir.
    Hatta müslüman kimse; imkanı varsa kafir kim-selere Allah (c.c)’ın hükmünü uygulattırabilirler. Örneğin; müslüman mirasçılar miraslarını arala-rında islam’a göre paylaşıp, kafir hakime: “Biz, mirasımızı islam’a göre paylaştık, bunu tasdik et” diye bu paylaşımı tasdik ettirebilirler.
    Burada önemli olan; Allah (c.c)’ın hükmünün uygulatılmasıdır.

    Şöyle bir örnek vereyim:
    Diyelim ki senin yaşadığın ülkede, devlet tara-fından şöyle bir karar alındı:
    Bundan sonra bu ülkede, ülke vatandaşlarına iki ayrı kanun uygulanacaktır. Bunlardan birincisi parlementonun kanunu. Diğeri ise; Allah (c.c)’ın kanunları. Sizler vatandaş olarak bu iki kanunlar-dan birisiyle yönetilmeyi seçmelisiniz. Fakat size bu kanunları uygulayacak kimseler, yine bizlerin belirlediği kimselerdir. Bu durumda sen, Allah (c.c)’ın kanunlarıyla yönetilmeyi seçersen küfre girer misin?
    Veya bu tagutlar müslüman bir kimseyi Allah (c.c)’ın hükümlerini uygulasın diye seçerlerse, sen, tagutlar tarafından seçilmiş bir müslüman sa-na Allah (c.c)’ın hükümlerini uygulamasına razı olur musun?
    Aynı şey kafir devletlerdeki şeri mahkemeler i-çin de söz konusudur:
    Kafirler tarafından tayin edilen şeri mahkeme-lerde, kafirin Allah (c.c)’ın hükmünü uyguluyor olması acaba tagutun hükmünü uygulaması gibi midir?
    Buraya muhakeme olmak taguta muhakeme ol-mak gibi midir?
    Şayet kafir devletteki şeri mahkemelerde müslüman hakim hüküm verirse ve bu hakim tagutlar tarafından belirlenmişse yine, oradaki şeri mahkemeye gitmek taguta muhakeme olmak gibi midir?
    Şeri mahkemeleri tagutların belirlemesi veya o-raya görevliler tayin etmesi acaba o mahkemeye muhakeme olmayı haram kılar mı? Ya da orada muhakeme olmayı küfür sebebi yapar mı?
    Kafir devletlerdeki şeri mahkemelere muhake-me olmanın küfür oluşunun illeti nedir?
    Ve bu konuda hangi şeri delille hareket edil-mektedir?
    Böyle yerlerde şeri mahkemelere başvurmak Yusuf: 40 ayetinin gerçekleşmesi manasındadır. Yani: “Hüküm vermek sadece Allah’a aittir. An-cak O’na ibadet etmenizi emretti. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.”
    Böyle yerlerde şeri mahkemelere başvurup, be-şeri mahkemelere başvurmamak demek; hükmün sadece Allah (c.c)’a ait olduğunu kabul etmek, bu konudaki ibadeti sadece Allah’a yapmak demek-tir.
    Bunun tam tersini yapmak ise, yani; hüküm verme yetkisini kişi veya kişilere vermek ise o kimselere ibadet etmek demektir. İşte ayette: “in-sanların çoğu bilmezler” sözünün manası budur. Yani; insanların çoğu hüküm verme yetkisini ver-diği kimselere ibadet etmiş olduklarını bilmemek-tedirler. Böylece de bu kimseler dosdoğru din ü-zerine de değillerdir. Dosdoğru din ise ancak bü-tün hüküm verme yetkisinin yalnız Allah’a veril-mesiyle sağlanır. İşte ayette geçen “dosdoğru din”in manası budur.
    Bunun aksini söyleyen kimsenin şeri delil getir-mesi gerekir.
    Yani; kafir de olsa Allah (c.c)’ın hükmünün on-dan istenilmesi, hükmün Allah’a verilmesi değil, kafir kimseye ya da tagutlara vermektir, diyen kimsenin apaçık bir delil getirmesi gerekir.
    Yoksa Allah (c.c)’ın şu ayetine muhatab olurlar:
    “Diliniz yalana alışmış olduğu için her şeye: Bu haram, bu helaldir demeyin. Zira, Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah’a karşı yalan uyduranlar ise şüphesiz saadete erişemezler.” (Nahl: 116)
    ISLAM-TR.net - Türkiye'nin İslami Paylaşım Plartformu

  2. #2
    Yeni Üye
    Status : peygambervarisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Feb 2010
    Mesajlar : 2
    Kardeşine Dua Et : 0
    0 Mesajda 0 Dua Aldı

    Standart Tağuta muhakemeye gidenlerin durumu

    "Şunları görmüyor musun; Kendilerinin, sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını sanıyorlar da hakem olarak tağuta başvurmak istiyorlar! Oysa kendilerine onu inkâr etmeleri emredilmişti. Şeytan da kendilerini iyice saptırmak istiyor." (Nisa, 60)
    Allah Teala, mü’minler arasında ihtilaf çıktığında Allah ve Resulü’nün kitabına müracaat etmeyi emrettiği gibi, şeriat’ın hükmettiği mahkemeye gitmeyi de farz kılmıştır. Yani hüküm ve hâkimin şer’î olması lazım geldiği gibi, mahkemelerin de şer’î olması şarttır. Daha başka bir ifade ile; müslümanın devleti de mahkemesi de kanunu da hep şer’î olmalsı ve şeriat’a uygun olmalıdır. Daha başka bir tabirle; müslüman her yönüyle müslüman olacaktır; olması da farzdır. Allah’ın kesin emridir. Zaman zaman söylediğimiz gibi, "İslam devleti varsa onu korumak, yoksa onu kurmak erkek-kadın her müslümana farzdır." Keza müslümanın mahkemeleri şeriat kanunlariyla hükmediyorsa, onları korumak, yoksa onları kurmak farzdır, Allah’ın emridir. İşte bu noktadan hareket etmiş olmalı ki, yukarıda ismi geçen müftü ne diyor: Nisa Süresi 60. ayetti anlatırken. "Şeriat’ın hükmetmediği mahkemelere gidenlerden Allah Teala müslümanlığını kaldırmiş, böylelerinden imanı nefyetmiştir."

    Alıntı Hakimiyet 12 Cemalettin Hoca (Kaplan) Rh.a.
    iSLAMTR.net - Türkiye'nin İslami Paylaşım Plartformu

  3. #3
    Yeni Üye
    Status : jaguar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Mar 2010
    Mesajlar : 2
    Kardeşine Dua Et : 0
    0 Mesajda 0 Dua Aldı

    Standart

    HER MÜSLÜMAN ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAHI SEVER LAKİN BU SEVGİNİN SADECE KALPTE OLMASI YETMEZ AYRICA BUNU AMELİYLEDE GÖSTERMESİ GEREKİR ŞİMDİ SÖYLEYİN BANA BU TAĞUTLAR ALLAHIN KİTABINA VE PEYGAMBERİN SÜNNETİNE SIRT ÇEVİRMİŞKEN HANGİ MÜSLÜMAN BUNLARA MUHAKEME OLABİLİR ONLAR KENDİLERİNİ HÜKÜM VERMEDE YETKİLİ GÖRÜYORKUN MÜSLÜMANIM DİYEN BİR KİŞİ NASIL ONLARIN HÜKMÜNE BOYUN EĞER

  4. #4
    Yeni Üye
    Status : kelime-i şehadet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Aug 2010
    Mesajlar : 18
    Kardeşine Dua Et : 0
    8 Mesajda 12 Dua Aldı

    Standart

    Ben de tağuta muhakeme etmek istemiyorum. Allah'ın hükümleriyle hükmedeyim diyorum ama bu sefer de tağut putu karşıma dikiliyor. Burada hüküm putundur diyor. Kardeşler ne yapmalıyım?

  5. #5
    Yeni Üye
    Status : kelime-i şehadet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Aug 2010
    Mesajlar : 18
    Kardeşine Dua Et : 0
    8 Mesajda 12 Dua Aldı

    Standart

    Kardeşler mesajlarınızı bekliyorum. tağuta muhakeme olmayı ben de istemiyorum. Allah'ın hükümleriyle hükmedeyim diyorum da öyle he deyince de olmuyor ki. Geçenlerden biri bizden bişey çaldı, enseledim. Şimdi bunun ellerini mi keseyim ne yapayım? Yoksa kesmeyip bağışlamalı ya da Allah'a mı havale edeyim? Yoksa tağuta mı başvurayım? Ne yapayım?

  6. #6
    Yeni Üye
    Status : uyelikal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Mar 2010
    Mesajlar : 80
    Kardeşine Dua Et : 0
    18 Mesajda 27 Dua Aldı

    Standart

    Zor bir durum tağuta muhakeme olamassın,ellerinide kesemessin çünkü ortada cezaları tatbik edecek bir şeriat devleti de yok, ya bağışlarsın yada kafasını gözünü kırarsın ben olsam son şıkkı tercih ederim. Ya da başka bir yolu varsa kardeşler söylesinler bizde faydalanalım inş.

  7. #7
    Yeni Üye
    Status : kelime-i şehadet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Aug 2010
    Mesajlar : 18
    Kardeşine Dua Et : 0
    8 Mesajda 12 Dua Aldı

    Standart

    Vallahi benim durumum Nisa 97'deki kişi gibi, etrafımızdaki herkes müşrik ve münafık olduğu için ve aralarında müslüman olarak birtek biz kaldığımız için güçsüz ve zayıf kaldık, tağuta bile başvursak işimiz zor. Çünkü millet bize karşı işlenen bir suçu görseler bile şahitlik etmezler. Hepsi bize düşman. Şimdi bunlarla tek başına da savaşmaya kalksan işimiz zor. Birine çattın mı arkası kesilmez. Bütün herşeyi onların lehinde olduğu için de kabak bizim başımıza patlar. Bu yüzden en iyi her yerde en ufak mahallede bile örgütlenip birbirimize destek çıkmaktır. Belli bir yere hicret etmeli ve bir olmalıyız. Örgütlenme olmadan bu iş zor. il il, ilçe içe, köy, mahalle her yerde örgütlenmek lazımdır. Tağut mağut diyoruz da tağuta karşı ne yapıyoruz ya da ne yapabiliriz? Şimdi şu şartlarda ben ne yapayım kardeşler? Hicret mi edeyim? Şeriat olsa bir de tağut olsa vallahi şeriat en ağır cezayı verse tağut suçuma karşılık en büyük ödülü verse şeriatı isterim. Bir tağutu istemek vardır bir de tağuta mecbur olmak vardır. Urfa'da oxfort var da biz mi okumuyoruz? Bana kalsa gider milletin cezasını ben veririm, isterlerse tutuklayıp hapse atsınlar fakat bu durumda gözüm arkada kalır, geride kalanlar tehlikede kalırlar onu düşünüyorum.

Konu Kilitli

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Arkasında Google Var ; )

tağuta muhakeme

taguta muhakeme olmak muhakeme ne demekTAGUTUN HÜKMÜNE MUHAKEMEtaguta muhakeme olmatağut mahkemesitagutun muhakemesitağuta muhakeme olma taguta muhakeme olmaktağutun mahkemesimahkeme duasıtağut mahkemetahuta muhakemeonlar tağutun mahkemelerindeTAGUTA MUHAKEME OLMAK NEDEMEKmahkeme duastağutun muhakemesitağut muhakemmahkemeye gitmek küfürdürtağuta muhakeme olmak1cemaleddin kaplan nisa 97.ayetAllah ın hükmünü uygulamasını istemekkafir hakimden Allah ın hüküm istemekallaha iman ettik deyip tağut mahkemelerinde

Benzer Konular

  1. Şeyh Makdisi : Dar'ul Harb'te Tağuta Muhakeme Olanın Tekfiri Meselesi
    Konuyu Açan: ABDULHAK, Forum: iLMi Münazaralar.
    Cevaplar: 16
    Son Mesaj : 02-21-2010, 10:20
  2. Hüküm kimin muhakeme kime.
    Konuyu Açan: mücadalem, Forum: İslami Arşiv.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 07-25-2009, 06:10
  3. Yahudiye ,Tağuta , Amerikaya Kim Hizmet Etmiyokiii ??
    Konuyu Açan: mucahid_tr, Forum: Serbest Kürsü.
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 06-30-2009, 10:16
  4. Muhakeme Olmak
    Konuyu Açan: mücadalem, Forum: İslami Arşiv.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 04-22-2009, 07:07
  5. FİLİSTİN DE OLMAK, YADA FİLİSTİNLİ OLMAK........
    Konuyu Açan: hannemeryem, Forum: islam'da Cihad.
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 04-05-2008, 02:30

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
ilahi dinle