1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Çözüldü Risale-i Nur'larda Tezat Ve Yanlışlıklar! (kitap)

Konu, 'Tevhid' kısmında ABDULHAK tarafından paylaşıldı.

  1. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Yetkili Kişi Site Admin

      
    Küstahlık yapma konuları değiştiriyorsun.

    Kabirden yardım istemek = said nursiye mahsus

    Gaybdan haber vermek = said nursiye mahsus

    Ebced ve cifir gibi yahudi kabala işleri yaparak gaybi tarihler peydahlamak = said nursiye mahsus


    İradesi dışında Yazdırılan kitaba sahip olmak = said nursiye mahsus

    Uydurma - zayıf - hadisler nakletmek = said nursiye mahsus

    Uydurma - zayıf - hadisi bir kitabında sahih deyip diğer kitabında uydurma demek = said nursiye mahsus

    Hz. Ali'nin kucağına cibril tarafından kitap indirtmek = said nursiye mahsus

    Hz. Ali'nin kucağına indirilen kitabı manevi alemde kendisinden almak = said nursiye mahsus

    Yazdığı kitaba Kuranın sıfatlarını vermek = said nursiye mahsus

    Deprem -zelzele- yangını kitabına saldırıdan bilmek = said nursiye mahsus

    Şirk ürün Vahdet-i vücudu ve icatçısı ibn Arabiyi kitaplarında savunmak = said nursiye mahsus

    Şianın etkisinde kalarak akaidi oluştuğundan cevşeni piyasaya sürmek = said nursiye mahsus

    bu sorulara yanıt ver. Kafana göre konuyu değiştirip kaçma. Bu denilenlerin delilini de tek tek linkte belirttik.
  2. Abdurrezzak

    Abdurrezzak Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

    وَعِبَادُ الرَّحْمَنِ الَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى الْأَرْضِ هَوْناً وَإِذَا خَاطَبَهُمُ
    25الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَاماً الفرقان

    Selam hidayete tabi olanlara olsun.
    Bu sitedeki son mesajımdır.

  3. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Yetkili Kişi Site Admin

    Akidesi sorgulanan kişi,saçma sapan tevilleri yapıp üstüne bana durup akide kitaplarını sormakda. Akidemizi görmek isteyen sitedeki pek çok yazıdan bizim hangi akide kitaplarını okuduğumuzu anlar.

    Soru soruyorum bunları hangi akideye bağlı olarak şirk içermiyor diye soruyorum, sorduğumuzla yetiniyoruz. Yazan kendisi, sorulardan kaçan kendisi.

    Günümüzde şirkin,pisliğin,necasetin her türlüsünü barındıran bir kitabı temize çıkarıp onda şirk unsurlar yok diyenle zaten işimiz olmaz. 3.sayfada daha bu kitapları tam okumadığınız ve yapılan şirkleri de şirk olarak görmek istemediğiniz yazılarınızda açık.

    Sanırım said nursiyi savunmanın bir yolu da ehli sünnet gibi görünüp şirkin önde giden günümüzde şirkde yeni çığır açıp, milyonları peşinden sürükleyen kitabı temize çıkartmaya çalışmanın yeni yöntemi de bu heralde.

    Merak ediyorum, hangi akide gayb'dan haber veriyor?

    Merak ediyorum, hangi akide zayıf uydurma rivayetlerle sahihmiş gibi amel ediyor?

    Merak ediyorum, hangi akide üzerine yazılan kitap kendisini kuranmış gibi sunuyor?

    Merak ediyorum, hangi akide cevşen gibi uydurma bir rivayeti milyonları peşine takıp ağızlarda sakız gibi yatıp kalkıp tekrarlatıyor?

    Merak ediyorum, hangi akide ebced cifir yapmaya musade ediyor?

    Merak ediyorum, hangi akide yazmış olduğu kitabı ,melekleri de alet edip Cibril tarafından göya Hz Ali'ye bildirildiğinden bahseder?

    Okuduğun akide kitapları bu sorulara geceyle gündüzün ayırt edilmesi gibi açık olarak şirk demiyorsa, selametle...
  4. halef

    halef Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    bu yazdıklarını güzelce okumam lazım...
    çok uzun yazılar, vaktim yok şu anda...
    eminim senin yazdığın yazıların hepsi değerlidir...
  5. sewgi

    sewgi Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    arkadaşlara katılıyorum haddimiz olmayan meselelere dil uzatmayalım ....
  6. toprak56

    toprak56 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Said Nursi Bizden önce yaşamış bir insan.
    Bizde onun zamanında yaşamadığımız için bize ulaşan kitaplarını okuyarak onu anlayabiliriz.
    Kitaplarındaki akidevi bozuklukları burda gördük ve okuduk. Kitaplarına bakarak şunu söylememiz mümkündür; "-Bu kadar islam akidesine ters olan bir kitabı müslümanların değil okuması; tartışması bile gereksiz".

    Sevgili kardeşlerim. Herkes eleştiriye açık olmalıdır. Buradaki kardeşlerimiz, kanıtlarıyla beraber Quran ve sünnet çerçevesinde Said Nursi'nin hatalarını açıklamış. Bu durumda bize düşen şu olmalı "-ALLAH sizden razı olsun. Sizin vesilenizle içimde bir tabu daha yıkıldı." Dememiz gerekir.
    Kardeşlerimizden tekrar ALLAH razı olsun.
  7. hurafesiz1islam

    hurafesiz1islam Üyeliği İptal Edildi Banned

    Es´Selamu aleykum ve rahmetullah,

    Yeni üye oldum böyle bir Forum bulduğum için çok mutluyum. Uzun yıllar (12 yıl) nurcuğumda yaklaşık 4 kere Külliyatı okumuş biriyim ve birkaç haftadır Nurculuğun bir tasavvuf hareketi yani sapıtmış bir şirk cemaati olduğunu anladım, ve tevbe ettim gusul abdestimi aldım elhamdulillah, burdaki kardeşlerede tavsiye ederim, basit bir mesele değil 'said nursi ölmüş boşver' mantığı şeytanın fısıldamasıdır,tabiki onun mehdi falan değilde saçma sapan bir tasavvufcu olduğunu söylemek herkeze şart belki farz bile. Yoksa 'aman ölmüş hakkında konuşmayım' derken insanları bile bile şirk bataklığında boğulmalarına seyirci kalmak demektir. Beyni aklı ve vicdanı olan Nurculuktan insanları sakındırmanın zaruret olduğunu anlar, ve tevbe edip gusul abdestini tazeler.

    Sadece benim problemim artık hangi islam doğru olduğunu bilmiyorum. ney yanlış ney doğru. Dini İlmimi nerdeyse sadece risalelerden aldım, zaten risalede doğru olan şeylerde çok hepside yanlış değil ama prblem ney yanlış ne doğru bilmemek inşallah bana hakiki islamı bulmamda yardımcı olabilirsiniz
  8. ABDULHAK

    ABDULHAK Üye Site Admin

    aleykumu selam we rahmetullah kardeşim , Aramıza hoş geldin uyanmış ve temizlenmiş olarak. Rabbim diğer lerine de bu bataklıktan çıkmayı nasib etsin . Hidayet rabbimdendir.

    Kardeşim inşeallah Kuran ve sahih sünneti mihenk edinir ve önüne bakarsan Allahın izniyle sapkın yollardan uzak olursun .
    Kuran, ve sünnete ters düşen , Rasulullahı ve ashabı sollayan din adamları ve heva ürünü metodlarını taasuba düşmeden bırakmalıyız.
    Alacağımızı Kuran ve sünnetten alır, isimlerden etiketlerden, kalabalık yığınlara itibardan uzak durursak inşeallah aldığımız din sahih olacaktır.
    Rabbim inşeallah sizin ve hepimizin önünü açsın , bizi dininden ve ilminden mahrum bırakmasın .
    Tekrar gözümüz aydın. Allaha emanet olunuz .
    Selamun aleykum
  9. hurafesiz1islam

    hurafesiz1islam Üyeliği İptal Edildi Banned

    :teşekkür Admin. Biraz zor mesele ama hakiki islamı bulmak o konu hakkında başka bir başlık. Burda isterseniz biraz kendi tecrübelerimden bahsedeyim. Nurculuktan çıkmakla ilgili, yani arkadaşlar kendi beyninizi kullanın falan abinin kırkıncı abinin ellinci abinin beynine abone olmayın,hristiyanlarda beyinlerini papazlara rahiblere kiralamışlardı, nurcularda beyinlerini rahib edindikleri 'abilerine' kiralamışlar. Ama yasak ettikleri Kuran mealini (ki asıl tefsir budur,meal özet bir tefsirdir- gözü ve aklı olanın risalelerin Kuran tefsiri olmadığını hemen anlar,Kuranın hangi ayetini tefsir etmişki sanki? Birtek 25.Söz, gerisi tefsirle alakası olmayan hikayeler, felsefeler) okursanız görürsünüz Allahu tealanın insanlara kendi beyinlerini kullanmalarını defatla emrettiğini. Ama köle ruhlu beyinsizler heryerde olacak ve size muhalefet edecek, o yüzden fazla sert dil kullanmayın tekfir falan etmeye gerek yok, yavaş yavaş anlatın said nursinin de hata yapmış olduğunu falan. Ve teke tek görüşün kardeşlernen,ahilerlen. Öyle yaparsanız daha çok kişiyi o bataklıktan kurtarırsınız. Yoksa medrese yasağı yiyip toplu dedikodu ve iftiraya uğrarsınız, çünkü beyinsiz köle ve para için cemaatte bulunan samimiyetsiz kişiler var güçleriyle karşı çıkacak. Allahın ayetini bile bile inkar edende olacak, nurculuk dininde bile bile israr eden, 'ama bu yeni kitab bu said nursi isa peygamberdir buda yeni ahkamı yeni kitabıdır' mantığında şirke batmış ahmaklar sizi yıldırmasın onları Allaha havale edin. Nurculuğun miladı dolmuş, böyle radikal bir avuç nursistlerden başka herkez arkasına dönmeden toplu halde bu şirk mesleğini terk edecek. Artık bilgi çağındayız hurafesiz İslamın yayılması lazım. Bütün tarikatların ve hemen her cemaat tasavvuf sapığı şirk barındırıyor türkiyede. Ama malesef bunları eleştiren genellikle dine uzak kesimler oluyor, onların eleştirileri şimdiye kadar fazla bir fayda vermedi asıltesirli olacak olan bizim yapacağımız nurculuğu ve fethullahcı saltanatını Din adına, Allah adına eleştirmemiz olacak. Asıl dine hızmet buradadır, nurcu iken zaten dünyasını dinine tercih etmiş ehli dünyaya hizmet etmeye çalışıp hiçte başarılı olamamıştık. Asıl hizmet günahlardan zaten kaçan ibadetlerini zaten yapmaya gayret eden ehli ukba yani Ahiret için çalışanlara yapılır. Çünkü onlar Türkiyede yaygın olan tasavvuf şirkine kültür itibariyle bulaşmışlar, öldürücü şirk zehirini miski anber sanıyorlar, bilmeden şirk içindeler. Onlara hakikat namına anlatırsak asıl ozaman tesirli oluruz, islama hizmet budur.
    Var gücümüzle çalışmalıyız arkadaşlar durmak yok yola devam, ben internete film koymak istiyorum ilk filmim bitti, isterseniz bir bakın biraz mizah şeklinde oldu. Ben youtube kullanıyorum ama türkiyede ahmaklar youtube yi yasaklamışlar hangi servisleri türkiyede daha çok kullanıyorlarsa söyleyinde oraya yükleyim

    Vesselam
  10. Gulamcan

    Gulamcan Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    ABDULHAK ahi Allah (C.C.) senden razi olsun. Ilmini yine de ziyade eylesin. Allahuma arina hakka hakkan ve nattabia ve arina batila batilan fanactaniba, ya arhamal rahimin.
  11. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Yetkili Kişi Site Admin

    Risale taraftarlarının acizliği had safhada hep. Bir gün aklı başında biri ne zaman gelip konuyu okuyup hatasını görecek meçhul..

    Konuyu eleştiren kardeş , eleştirirken bile kudsi hadis diye getirdiğiniz hadis uydurmadır. Lütfen ciddi olalım, yani savunduğunuz deliller bile çürük. O yüzden komik duruma düşüyorsunuz.
  12. Gulamcan

    Gulamcan Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ben NUR'cu cemaatine cok sasirip kaliyorum. Neden bu kadar talikip kaliyorlar Risale'lere? Neden Mucize olan kurani ikinci plana birakip Risale'leri on plana cikartiyorlar?

    Ne zaman konusursan kendileri ile Ustadin, Hocaefendinin bildigi bir sey vardir diyorlar.

    Ustelik onlari kiskaniyormusum gibi muamele yapiyorlar )))

    Halbuki Allah C.C. sahid, sadece dogu olan seyi bildirmek istiyorum.
  13. ABDULHAK

    ABDULHAK Üye Site Admin


    Kardeşi...
  14. Olcay20

    Olcay20 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Sizlere katılıyorum kardeşlerim islam da yalnızca HZ.Muhammed ( s.a.v ) izinden gitmeliyiz haşa risal-i nuru Kuran-ı kerimle karşılaştıranlar ona inananlar var her tarikat cemaat kendine peygamber yaratıyor kendine vahi geldiğini söyleyen bu muşrik in günümüzde onlarca hayranı vardır yazık yazık......
  15. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Yetkili Kişi Site Admin


    Sadece eyyubi kardeş için değil demissin sadece o olsaydı bile bizzat üstüme alınacaktım.

    Öncelikle sizi bu tavrınızdan ötürü kınıyorum!

    Atatürkçü kesimin, kendi dışında olan kesimler karşısında zorlandıklarında ülke elden gitti vs şeyler dediğinde Atatürk'ün eteğinin altına saklanma deyimi oldu.

    Son zamanlarda da sapkın düşüncelerde herhangibi konuda ilmi yanıt veremediklerinde hemen selefi olmadığımız ya da selefi olmayanlara karşı yaptırımlar denmesi çok komik.

    Herkes bilirki sitemiz selefi örgüt, selefi cemaat, selefi mezhep gibi isimler altına hiç bir zaman sığınmamıştır selefiliği DELİLE TUTUNMA (KURAN VE SUNNET) bakımından dile getirmekteyiz ve ismimizi bağıra bağıra müslüman olarak duyurmaktayız buna rağmen hala selefi(mezhepçi)diyenleri yaptıkları iftiradan dolayı Allah'a havele ediyorum.

    Gelelim meseleye.

    Bakın kardeşim 7-8 senedir netteyiz, selahaddin kardeşde burada geçmişiyle seneyi buldu ya da geçti. Yüzlerce yazısı var.

    Bu tür konulara gelenlere bir de bakın. Daha ilk yazısında bizi ahmaklıkla suçladı. Suçlasın başım gözüm üstüne ama neyle suçluyor. Buraya duygu sömürüsü ile yazan kardeşlerime de sesleniyorum duygu sömürüsünü bırakıp lütfen ilk mesajdaki konuyu adam akıllı okuyun sonra yanıt yazın öyle içler acısı durumdasınız ki kimin saffında olduğunuzdan haberiniz yok.

    Bir olay anlatım. Fizikçe (boy-kilo-güç) iyi durumda olan bir abimle sohbet ederken durduğu yer de ben erkek değilim dedi.

    SubhanAllah dedim.

    Nasıl dedim ?

    Biri dedi eşime laf atsa ben ses etmem ben erkek değilim dedi.

    Şok oldum.

    O devam etti.

    Kardeş dedi, bir dışarı bak, herkes Allah'a küfür ediyor. (Hem açıkdan hem de temel de)

    Biri Allah'a küfür ettiğin de ben gıkımı çıkaramıyorum dedi. Eşime küfür ettiklerinde mi çıkaracağım dedi. Eşim Allah'dan daha mı kıymetli dedi.

    Konuyu kimse saptırmasın mecazlı bir anlatım var.

    Ve bana göre çok isabetli. Kendimden utandım. Biri eşimize,kız kardeşime vs bırakın laf atmayı yan baksa o gözleri oyarız deriz. Ama biri Allah'a küfür etse kaç kişinin gözlerini oyabilir?...

    Şimdi Allah şahittir. Bugüne kadar çok küfür eden oldu, kimseye direk küfrüne küfürle yanıt vermedik. Çünkü Kötü söz sahibine aittir.

    Buradaki müdahalem ve kardeşin müdahelesi tamamen imanidir.

    Arkadaşım, buraya gelen said nursiye tapanlar, ilk kez kullanıyorum çünkü ilah edinmek, kul olmak,iman etmek sadece secdeye gitmekle olmaz.

    Dikkat ediyorum, buraya gelenler hiç bir ilmi yazısı yok tek yazdıkları şunlar böyleydi böyle oldu gibi duygu sömürüleri.

    Bu gelen kişiye gelince yazıya başlaması ahmaklara yanıt...

    Kim ahmak, delilini getirdiğimiz Haz. Rasul sav'in hadislerini aktaran raviler mi o ravileri toparlayan hadis alimleri buhari,muslim,tirmizi vs mi ahmak.
    Yoksa ilimlerinden istifade edip deliller sunduğumuz İmam Ebu hanefi mi ahmak, yoksa imam şafi mi ahmak.

    Yokda dinini yalanladığınız Hz Rasul sav'mi?

    Bakın sizin iman ettiğiniz inanç, Rasul sav'in aktardığı inanca terstir ve yazıyı bu inancı delilleri ile anlatmakta.

    Adam geliyor hiç bir kaynağı olmayan uydurma hadis aktarılıyor.

    Arkadaşım hadis yazıyorsan onun uydurma olduğunu bulmak bize düşmez, o hadisin sahih olduğunu ispat etmek size düşer. Biz defalarca aktardığınız hadisleri erinmeden uydurup buyduruk olduğunu ispat ettik. Daha ne konuşuyorsunuz?

    İlk mesajında ahmak deyip. Rasul sav'in getirdiklerini görmezlikden gelip ilah edindiği said nursiyi destekleyen adama kucak açacak değiliz.

    Sizi kınıyorum..

    Şerefsiz lafı zorunuza gitmiş ama.

    Allah rasulu sav'e atılan iftiralar malesef sizi zerre kadar ilgilendirmemiş görünüyor(yazınızda)

    Şerefsiz lafı sizin zorunuza gitmiş ama.

    Bir insanın Rasul sav'in önüne geçirilmesi sizin zorunuza gitmemiş.

    Daha ne diyeyim bilmiyorum. Allah sizleri ıslah etsin!!!

    Konuya herkes ilmi edebiyle devam edecektir. Adminide üyeside aynıdır.

    Yiğit olan duygusal davranmayıp, şak şak delilleri alın kardeşim ayet böyle , Allah rasulu sav'in bu ayet hakkındaki görüşü böyle sahabenin görüşleri delilleri böyle der...

    Görelim yiğitleri.

    İlk mesajdaki delilli yazılara sulandırmadan cümle cümle delille reddiye yazın madem.

    Ama buraya ilk mesajında küfür edenleri anlıyorum.

    Televizyonda, CD'de, haberlerin de,sohbetlerin de devamlı kuran yerine risale okumuş, peygamber olarak hz Muhammed sav'in getirdiği hadisler değil de kuranı tefsir etmiş peygamberden üstün saidi sakız gibi dinlerseniz olacağı budur.

    Bir deliye kırk 40 deli dense o kişi kendini deli sanır derler.

    Siz 40 gün değil. 40 yıldır yatıp kalkıp risale kitap, tefsirci said derseniz.

    Bir sonraki kuşağınız kutsal kitap risale, elçi said derse şaşmayacağım!!!

    İlmi edebe davet ediyorum, lütfen delille yazın.

    Duygusal yazanları muhattab almıyorum!!!
  16. selsebil

    selsebil Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    benim konuya ilk mesajım da onu takip edenler de böyle konularda hakaretle cevap verenlerle alakalıydı.dolayısıyla nurcu üyelerin yazdılarıyla ilgili i yorum falan yapmadım sizin dediğiniz gibi.ancak bu sizin kastettiğiniz gibi Rasulullah'a söylenen ters lafları yutmam anlamına gelmiyo.ben bugün konunun o kısmıyla ilgilendim ve onu yazdım.okursnuz forumdaki eski mesajlarımı görürsünüz islama edilen hakaretlere karşı tutumumu.bunların zoruma gitmediğini söylemişsiniz ben de şimdi sizi bu tutumunuzdan dolayı kınasam haksız olur muyum acaba?benim için her müslümanda olduğu gibi Allahtan,elçisinden daha kıymetli şeyler yoktur.ki bunu ispatlama çabam olmaz,Allahu alem...yiğitlik falan demişsiniz.nedir yiğitlik hakaret etmek mi?peygamber a.s islamı hakaret ederk mi öğretti?varsa buna kanıtınız yazın ben de eyvallah haklıymışsınız diyim sonra hep beraber başlayalım nurculardan hakaret etmeye.risale-i nur'daki yanlışlıkların hepsinin farkındayım,kabul eder hatta bi de kabul ettirme çabasında bulunurum.yani bana isnad ettiğiniz gibi nurcu şucu bucu değilim.kimseye ispat etme çabam yok.ben elhamdülillah beşerin elinden çıkanları kutsal kitap edinenlerden değilim,kuranı-sünneti esas alırım.bence bi deneyin.eminim islamın hakikatlerini hakaret etmeden olduğu gibi de anlatabilrsiniz ve eminim başarılı olursunuz.kabul ediyorum.sadece sitede aktif olan arkadaşların hakaretlerini eleştirmektense nurcu tarafın bulunduğu hakaretleri de dile getirmeliydim.ancak bilerek kayırmadım onları.islamı konuşurken hakarete sığınan herkese eleştirim.yönü farketmez.şunu da söylemliym ki emin olun duygusal yazan ben değilim.ha kimdir onu da bilmiyorum.lafı nereye yolladınız anlamadım.gerçekçi olmasaydım zaten önce bi yöneticiye hitaben rahatça yazmazdım bunları.siteden yollanmaktan korkardım herhalde.
  17. laylay

    laylay Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Lemalar | On Dördüncü Lem´a | 94

    Aziz, sıddık kardeşim Refet Bey,
    Sevr ve hût'a dair sorduğun sualin bazı risalelerde cevabı vardır. O nevi suallere göre cevap, Yirmi Dördüncü Sözün Üçüncü Dalında "On İki Asıl" namıyla on iki kaide-i mühimme beyan edilmiştir. O kaideler ehâdis-i Nebeviyeye dair muhtelif tevilâta dair birer mihenktirler ve ehâdise gelen evhâmı def edecek mühim esaslardır. Maatteessüf şimdilik sünuhattan başka ilmî mesâille iştigalime mâni bazı haller var. Onun için, sualinize göre cevap veremiyorum. Eğer sünuhat-ı kalbiye olsa, bilmecburiye meşgul oluyorum. Bazı sualler sünuhata tevafuk ettiği için cevap verilir; gücenmeyiniz. Onun için, herbir sualinize lâyıkınca cevap veremiyorum. Haydi, bu defaki sualinize kısa bir cevap vereyim.
    Bu defaki sualinizde diyorsunuz ki: "Hocalar diyorlar: Arz öküz ve balık üstünde duruyor. Halbuki arz, muallâkta bir yıldız gibi gezdiğini coğrafya görüyor. Ne öküz var, ne de balık!"
    Elcevap: İbni Abbas (r.a.) gibi zatlara isnad edilen sahih bir rivayet var ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmdan sormuşlar:"Dünya ne üstündedir?" Ferman etmiş: [​IMG]-2-
    Bir rivayette, bir defa [​IMG] -3- demiş, diğer defada [​IMG] -4- demiştir. Muhaddislerin bir kısmı, İsrailiyattan alınma ve eskiden beri nakledilen hurafevâri hikâyelere bu hadisi tatbik etmişler. Hususan Benî İsrail âlimlerinin Müslüman olanlarından bir kısmı, kütüb-ü sabıkada sevr ve hût hakkında gördükleri hikâyeleri hadise tatbik edip, hadisin mânâsını acip bir tarza çevirmişler. Şimdilik bu sualinize dair gayet mücmel Üç Esas ve Üç Vecih söylenecek.

    BİRİNCİ ESAS: Benî İsrail ulemasının bir kısmı Müslüman olduktan sonra, eski malûmatları dahi onlarla beraber Müslüman olmuş, İslâmiyete mal olmuş. Halbuki o eski malûmatlarda yanlışlar var. O yanlışlar elbette onlara aittir, İslâmiyete ait değildir.


    duygusallıktan çıkalım realiteye dönelim...yazılan reddiye baştan daha çürük temeller üzerine oturtulmuş neden derseniz..14 lema da bu hadise sahihtir demiyor ama reddiye sahihtir demiştir diyor acaba nerede tezat var


    acaba reddiyede mi hata var bilmiyorum bunada siz karar verin :)

    Lemalar | On Dördüncü Lem´a | 96
    Bazı kütüb-ü İslâmiyede sevr ve hûta dair acip ve haric-i akıl hikâyeler, ya İsrailiyyattır veya temsilâttır veya bazı muhaddislerin tevilâtıdır ki, bazı dikkatsizler tarafından hadis zannedilerek Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma isnad edilmiş.



    Risale-i Nur Külliyatı Arama Motoru
  18. thedangerous

    thedangerous Üyeliği İptal Edildi Banned

    Risale-i Nur daki "yazdirildi", "ilham edildi", "hatira getirildi" gibi tabirler icin üstad Beziüzzaman Said Nursi (r.a.) in kendi ifadeleri ve aciklamalari:

    (Ayrica linki de surasidir:Risale-i Nur Külliyatı Arama Motoru)

    "Şahsî nüfuz temin etmek" bir suç unsuru gösterilmiş. Sebebi de "Risale-i Nur'un şahs-ı mânevîsi namına konuşuyorum" demesi ve "Kalbe ihtar edildi," "Hatırıma geldi," "Kalbime geldi," "Risale-i Nur hem mektep, hem medrese, hem tekke faydasını veriyormuş." Ehl-i vukuf bu cümleyi medâr-ı itham etmiş.

    Cevaben deriz: Bir adam kabir kapısında, seksenden geçmiş, kırk seneden beri kendisini inzivaya alıştırmış, yirmi sekiz seneden beri tecrid-i mutlak ve haps ve nefiy içinde bütün bütün dünyadan küsmüş. Otuz beş sene gazeteleri okumamış, dinlememiş. Mukabelesiz ömründe hediye kabul etmemiş, en yakın akrabasından, hattâ kardeşinden hiç mukabelesiz birşey kabul etmemiş. Hürmetten, teveccüh-ü nastan kaçmak için, halklarla görüşmemek için zaruret olmadan kendine düstur yapmış. Ve bütün dostların medihlerini kendi şahsına almayarak, ya Nurcuların heyetine, ya Risale-i Nur'un şahs-ı mânevîsine havale etmiş. Ve dermiş:
    "Ben lâyık değilim. Haddim de değil. Ben bir hizmetkârım; çekirdek gibi çürüdüm, gittim. Risale-i Nur ise, Kur'ân-ı Hakîmin tefsiridir, mânâsıdır."
    Hemen herkesin dediği gibi "Hatırıma geldi," yahut "Fikrime geldi," yahut "Fikrime ihtar edildi" gibi tabirleri herkes istimal ediyor. Benim de bunu söylemekten maksadım bu ki: "Benim hünerim, benim zekâm değil. Sünuhat kabilinden" demektir. Bu da herkesin dediği gibi bir sözdür. Eğer vukufsuz ehl-i vukufun verdiği mânâ ilham da olsa, hayvanattan tut, tâ melâikelere, tâ insanlara, tâ herkese bir nevi ilhama ve sünuhata mazhar oldukları, ehl-i fen ve ehl-i ilim ittifak etmişler. Buna suç diyen, ilim ve fenni inkâr etmek lâzım gelir.
  19. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Yetkili Kişi Site Admin

    saçmaladığınızın farkında mısınız?

    Size hayatınızı anlatın diyen oldu mu?

    Kafanıza göre yorum yapmanızı isteyende olmadı.

    Bir gün biri Hz. Ömer'e sahte paygemberi kastederek Ey Ömer biri kendisine vahyedildiğini söylediğini der.

    Hz. Ömer gayet net olarak der ki. Vallahi doğruyu söylüyordur. Zira şeytanda dostlarına vahyeder.

    Şimdi meseleyi kurana ve sünnete dayandırmadan vay efendim o hapiste kaldı kimseyi görmedi gibi saçmalamayın.

    YAZDIRILDI!



    Bu Onuncu Meseleye Bir Hâtime Olarak İki Hâşiye
    Birincisi
    Bundan on iki sene evvel işittim ki, en dehşetli ve muannid bir zındık, Kur’ân’a karşı sû-i kastını, tercümesiyle yapmaya başlamış. Ve demiş ki: "Kur’ân tercüme edilsin, tâ ne mal olduğu bilinsin." Yani, lüzumsuz tekrarâtı herkes görsün ve tercümesi onun yerinde okunsun diye dehşetli bir plân çevirmiş.
    Fakat Risâle-i Nur’un cerh edilmez hüccetleri katî ispat etmiş ki, Kur’ân’ın hakîki tercümesi kàbil değil. Ve lisân-ı nahvî olan lisân-ı Arabî yerinde Kur’ân’ın meziyetlerini ve nüktelerini başka lisân muhâfaza edemez. Ve herbir harfi on adetten bine kadar sevap veren kelimât-ı Kur’âniyenin mu’cizâne ve cemiyetli tâbirlerinin yerinde beşerin âdi ve cüz’î tercümeleri tutamaz, onun yerinde câmilerde okunmaz, diye Risâle-i Nur her tarafta intişârıyla o dehşetli plânı akîm bıraktı.
    Fakat, o zındıktan ders alan münâfıklar, yine şeytan hesâbına Kur’ân güneşini üflemekle söndürmeye, ahmak çocuklar gibi, ahmakàne ve dîvânecesine çalışmaları sebebiyle, bana gàyet sıkı ve sıkıcı ve sıkıntılı bir hâlette bu Onuncu Mesele yazdırıldı tahmin ediyorum. Başkalar ile görüşemediğim için hakîkat-i hâli bilmiyorum


    Risale-i Nur Külliyatı Sözler 11. Şua sayfa 425
    Risale-i Nur Külliyatı » Şualar 11 Şua Onuncu mesele » Sayfa: 227

    Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı




    İşte, ey nefsim gibi bedbahtlık neticesinde bir kısım ömrünü nursuz felsefî ve ecnebî fünununa sarf eden ihtiyar kardeşlerim! Kur’ân’ın lisanındaki mütemadiyen Lâ ilâhe illâ Hû ferman-ı kudsiyesinden ne kadar kuvvetli ve ne kadar hakikatli ve hiçbir cihette sarsılmaz ve zedelenmez ve tagayyür etmez kudsî bir rükn-ü imanîyi anlayınız ki, nasıl bütün mânevî zulümatı dağıtır ve mânevî yaraları tedavi eder!
    Bu uzun macerayı, ihtiyarlığımın rica kapıları içinde derci, adeta ihtiyarımla olmadı. İstemiyordum, belki usandıracak diye çekiniyordum. Fakat bana yazdırıldı diyebilirim. Her neyse, sadede dönüyorum.


    Risale-i Nur Külliyatı » Lem'alar » Altıncı lema Sayfa: 242
    Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı



    O kadar geniş bir sahada, yüzer talebelerde, yüzler risalede, on sekiz sene zarfındaki mektup ve kitaplar dahi hakikat-i imaniyeden ve Kur’âniyeden ve âhiretin tahkikinden ve saadet-i ebediyeye çalışmaktan başka birşey bulmadılar. Plânlarını gizlemek için gayet âdi bahaneleri aramaya başladılar. Fakat hükûmetin bazı erkânını iğfal edip aleyhimize çeviren dehşetli ve gizli bir zındıka komitesi şimdi doğrudan doğruya küfr-ü mutlak hesabına bize hücum etmek ihtimaline karşı, güneş gibi zâhir ve şüphe bırakmaz ve dağ gibi metin, sarsılmaz olan Meyve Risalesi onlara karşı en kuvvetli bir müdafaa olup onları susturacak diye bize yazdırıldı zannediyorum.
    Said Nursî
    Risale-i Nur Külliyatı » Şualar 13. Şua » Sayfa: 275
    Risale-i Nur Külliyatı » Tarihçe-i Hayat » Sayfa: 376

    Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı
    Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı



    Bu Yedinci Şuâ, bir mukaddime ve iki makamdır. Mukaddimesi dört mesele-i mühimmeyi, Birinci Makamı, Ayet-i Kübrâ’nın tefsirinden Arabî kısmını, İkinci Makamı onun bürhanlarını ve tercümesini ve meâlini beyan ederler.
    Bu gelen mukaddime lüzumundan fazla izah edilmekle beraber, bir derece uzun olması ihtiyarsız olmuştur. Demek ihtiyaç var ki öyle yazdırıldı. Belki de bir kısım insanlar bu uzunu kısa görürler.
    Said Nursî
    Risale-i Nur Külliyatı » Şualar 7. Şua » Sayfa: 92
    Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı



    Hem kâinatı baştan başa aynalar hükmünde tecellîyat-ı esmâya mazhariyetlerini öyle gösteriyor ki, gafletin imkânı olmuyor. Hiçbir şey huzura mâni olmuyor. Ehl-i tarikat ve hakikat gibi huzur-u daimi kazanmak için kâinatı ya nefyetmek veya unutmak daha hatıra getirmemek değil, belki kâinat kadar geniş bir mertebe-i huzuru kazandırdığını ve geniş ve küllî ve daimi kâinat vüs’atinde bir ubudiyet dairesini açtığını gördüm.
    Daha var; fakat şimdi bu kadar yazdırıldı.
    Risale-i Nur Külliyatı » Kastamonu Lahikası 149. mektup » Sayfa: 180
    Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı



    Küçük Hüsrev olan Feyzi ve Emin’in suali ve ilhahlarıyla bazı biçarelerin imanlarını şübehattan muhafaza niyetiyle bu meseleye dair yalnız bir, iki, üç satır yazmak niyet edip başlarken, ihtiyarım haricinde olarak uzun yazdırıldı. Hikmetini de anlamadık, belki bir hikmeti var diye öylece bıraktık, kusura bakmayınız.
    Risale-i Nur Külliyatı » Kastamonu Lahikası 51 . mektup » Sayfa: 54
    Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı



    Yirmi Altıncı Lem'a - s.713


    İşte, ey nefsim gibi bedbahtlık neticesinde bir kısım ömrünü nursuz felsefî ve ecnebî fünununa sarf eden ihtiyar kardeşlerim! Kur'ân'ın lisanındaki mütemadiyen Lâ ilâhe illâ Hû ferman-ı kudsiyesinden ne kadar kuvvetli ve ne kadar hakikatli ve hiçbir cihette sarsılmaz ve zedelenmez ve tagayyür etmez kudsî bir rükn-ü imanîyi anlayınız ki, nasıl bütün mânevî zulümatı dağıtır ve mânevî yaraları tedavi eder!
    Bu uzun macerayı, ihtiyarlığımın rica kapıları içinde derci, adeta ihtiyarımla olmadı. İstemiyordum, belki usandıracak diye çekiniyordum. Fakat bana yazdırıldı diyebilirim. Her neyse, sadede dönüyorum



    ŞUALAR
    Yedinci Şua

    Beşincisi: Ben Ramazan'ın feyziyle bu risalenin nurlarına mazhar olmaklığımla beraber, birkaç cihette halim perişan ve birkaç hastalıkla vücudum sarsıldığı bir zamanda acele yazılıp, birinci müsveddeyle iktifa edildi. Hem yazdığım vakit, irade ve ihtiyarımla olmadığını hissettiğimden, kendi fikrimle tanzim veya ıslah etmeyi muvafık görmediğim için bir parça fehmi işkâl edecek bir vaziyet aldı. Hem Arabî fıkralar içine çok girdi. Hattâ Birinci Makam baştan başa Arabî olduğundan içinden çıkarıldı, müstakil yazıldı.
    Medar-ı kusur ve işkâl olan bu beş sebeple beraber, bu risalenin öyle bir ehemmiyeti var ki, İmam-ı Ali (r.a.) kerâmât-ı gaybiyesinde bu risaleye, "Âyet-i Kübrâ" ve "Asâ-yı Mûsâ" namlarını vermiş Risale-i Nur'un risaleleri içinde buna hususî bakıp, nazar-ı dikkati celbetmiş.
    HAŞİYE El-Âyetü'l-Kübrâ'nın bir hakikî tefsiri olan bu Âyetü'l-Kübrâ Risalesi, Hazret-i İmam'ın (r.a.) tâbirince, "Asâ-yı Mûsâ" nâmında Yedinci Şuâ kitabıdır.
    Bu Yedinci Şuâ, bir mukaddime ve iki makamdır. Mukaddimesi dört mesele-i mühimmeyi, Birinci Makamı, Âyet-i Kübrâ'nın tefsirinden Arabî kısmını, İkinci Makamı onun burhanlarını ve tercümesini ve meâlini beyan ederler.
    Bu gelen mukaddime lüzumundan fazla izah edilmekle beraber, bir derece uzun olması ihtiyarsız olmuştur. Demek ihtiyaç var ki öyle yazdırıldı. Belki de bir kısım insanlar bu uzunu kısa görürler
  20. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Yetkili Kişi Site Admin

    Konuyu sulandırmadan bu soruma yanıt verin

    Üçüncüsü: Risale-i Nur şakirtlerine ve naşirlerine karşı Hazret-i Ali'nin (r.a.) irşadkârane ve teveccühkârane bakması ve işaret etmesidir. (...)


    Hazret-i Cebrail'in, Âlâ Nebiyyina (a.s.m.) huzur-u Nebevide getirip Hz. Ali'ye Sekine namıyla bir sayfada yazılı İsm-i Âzam, Hz. Ali'nin (r.a.) kucağına düşmüş. Hz. Ali diyor: "Ben Cebrail'in şahsını yalnız alâimü's-sema suretinde gördüm. Sesini işittim, sayfayı aldım, bu isimleri içinde buldum" diyerek bu İsm-i Âzamdan bahs ile bazı hadisatı zikirden sonra tahdis-i nimet suretinde diyor ki:
    "Evvel-i dünyadan kıyamete kadar ulum-u esrar-ı mühimme bize meşhud derecesinde inkişaf etmiş, kim ne isterse sorsun, sözümüze şüphe edenler zelil olur."


    ( Sikke-i Tasdik-i Gaybi, On Sekizinci Lem'a, Kaynaklı-İndeksli Risale-i Nur Külliyatı, Bediuzzaman Said Nursi, Yeni Asya Yayınları, İstanbul, 1995, c. 2 s. 2078-2079)

    reddiye:

    Cebrail aleyhisselam Ali radiyellahu anh’a bir kitap getirdiyse, onun da peygamber olması gerekir. Eğer o kitapta dünyanın başlangıcından kıyamete kadar var olacak ilimler ve önemli sırlar çok açık ve net bir şekilde bildirilmişse Ali radiyellahu anh’ın Peygamberimizden üstün olması gerekir. Çünkü Peygamberimize böyle bir bilgi bildirilmemiştir. Tamamen asılsız olan böyle bir iftiraya inanan, Muhammed sallALLAHu aleyhi ve sellemin son peygamber olduğunu, Kur’an’ın da son kitap olduğunu kabul etmemiş olur. Burada böyle bir iftiraya yer verilmesinin sebebi, son paragrafta belirtildiği gibi Risale-i Nur şakirtlerini kutsallaştırma arzusudur.

    Ahmed b. Hanbel , Ali radiyellahu anh'tan şunu rivayet etmiştir:
    Beni Rasulullah sallALLAHü aleyhi ve sellem çağırdı ve buyurdu ki,
    " Sende İsâ'ya benzer bir yön vardır. Yahudiler onu öylesine horlamışlardır ki, anasına iftira bile etmişlerdir. Hırıstiyanlar da öylesine sevmişlerdir ki, onu kendisine layık olmayan bir yere indirmişlerdir."
    Ali şöyle devam etti:
    Dikkat edin, iki grup, benim hakkımda kendilerini gerçekten mahvedeceklerdir. Birisi sevenlerdir ki, beni bende olmayan şeylerle öveceklerdir. Diğeri de horlayanlardır ki, bana olan kinleri onları bana iftiraya zorlayacaktır. Bakın, ben peygamber değilim. Bana vahiy gelmez. Ama ben gücümün yettiği kadar ALLAH'ın kitabına ve Rasulullahın sünnetine uygun iş yaparım. Size ALLAH'a boyun eğmeyi emrettiğim sürece hoşunuza gitse de gitmese de bana boyun eğemek görevinizdir.
    (Ahmed b. Hanbel, Musned, I/160)


    Konuyu sulandırmadan bu soruma yanıt verin

Sayfayı Paylaş