Burûc suresi ayet 1
Burçları olan göğe andolsun,

Âyette geçen "Burçlar" ifadesinden maksat, Abdullah b. Abbas ve Deh-hak'a göre "Köşkler" demektir.
Mücahid ve Katade'ye göre "Yıldızlar" demektir.
Süfyan b. Hüseyin'e göre "Kurn ve su" demektir.
Taberi'ye göre ise "Güneşin ve ayın menzilleri" demektir.

Zira burç kelimesinin sözlük anlamı "Kule"dir.
Gökte bu tür kuleler ay ve güneşin menzilleri şeklinde anlaşılmaktadır.

Taberi diyor ki:
"Gökteki ay ve güneşin menzilleri on iki'dir. Ay bu menzillerden her birini iki gün ve bir günün üçte biri kadar bir zamanda aşar. Böylece tamamını yirmi sekiz günde kateder. İki gün de gizlenir ve görünmez olur. Güneş ise bu menzillerden her birini ancak bir ayda kateder. Böylece bu menzillerin tümünü on iki ayda katetmiş olur.

Burûc suresi ayet 2
O vaadolunan güne.

Hasan-ı Basri, Katade ve İbn-i Zeyd'e göre vaadedilen gün'den maksat, kıyamet günüdür. Bu günün kıyamet günü olduğu hakkında Taberi Ebu Hureyre'den ve Ebu Malik el-Eş'ari'den hadis rivayet etmiştir

Burûc suresi ayet 3
Şahid olana (görene) ve şahid olunana (görülene) .

Şahidlik eden ve şahidlik edilenler hakkında müfessirler tarafından birçok görüş ileri sürülmüştür. Ancak benim anladığıma göre, şahidlik eden ifadesiyle kıyamet günü hazır bulunanlar, şahidlik edilenler ifadesi ile de kıyamet günündeki dehşetli manzaralar kastolunmaktadır. Aynı zamanda bu görüş Mücahid, İkrime, Dahhak, İbn Nûcî ve diğer müfessirlere aittir.