Untitled Document

 


ağlıyorum...anne! dizlerine en yakın yerde mola vermek istiyorum...

{-Sosyal Forum-} Kategorisinde ve Edebiyat Forumunda Bulunan ağlıyorum...anne! dizlerine en yakın yerde mola vermek istiyorum... Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Eslemsena Nickli Üyeden Alıntı...

+ Konuyu Cevapla
Toplam 3 Sayfadan 2. Sayfa BirinciBirinci 1 2 3 SonuncuSonuncu
Toplam 24 sonuçtan 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: ağlıyorum...anne! dizlerine en yakın yerde mola vermek istiyorum...

  1. #11
    ruveyda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Aktif Üye
    Status : ruveyda isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2006
    Mesajlar : 2,695
    Kardeşine Dua Et : 62
    73 Mesajda 131 Dua Aldı

    Standart Ynt: ağlıyorum...anne! dizlerine en yakın yerde mola vermek istiyorum...

    Alıntı Eslemsena Nickli Üyeden Alıntı

  2. #12
    temin_dari - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Aktif Üye
    Status : temin_dari isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Apr 2006
    Mesajlar : 1,654
    Kardeşine Dua Et : 69
    17 Mesajda 26 Dua Aldı

    Standart Ynt: ağlıyorum...anne! dizlerine en yakın yerde mola vermek istiyorum...

    Alıntı ruveyda. Nickli Üyeden Alıntı
    Alıntı Eslemsena Nickli Üyeden Alıntı
    Kim ikna etti beni ölümün sözleşmesini hayata gelirken yapmaya ve sonra özgürsün ama bilki hiç bir özgürlük kayıtsız şartsız değildir.Ölçüsünü yitirene Nimet değil Külfettir özgürlük...

  3. #13
    Sade Üye
    Status : Hanne-sevde isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Nov 2006
    Mesajlar : 221
    Kardeşine Dua Et : 0
    0 Mesajda 0 Dua Aldı

    Standart Ynt: ağlıyorum...anne! dizlerine en yakın yerde mola vermek istiyorum...

    Alıntı zarip Nickli Üyeden Alıntı
    Ağlıyorum!

    Günlerden beri içimde bir fırtına. Bir cehennem. Korkuyorum anne! Hem de tahmin edemeyeceğin kadar çok korkuyorum.

    Çocukken korktuğum da sığındığım sen olunca, korku kalmıyordu. Ama şimdi sana gelsem de içimde kocaman bir korku ile yine senden ayrılıyorum.

    Büyüdüm mü ben anne? Büyümek ,can acıtıyor denmedi bana. Büyü daha iyi olacaksın derlerdi zamanın da..

    Ama anne!!

    Büyümek canımı acıtıyor. Büyümek içimi yakıyor. Büyümek, vakitli vakitsiz ağlatıyor beni.

    Kesilen ,acıyan yerimi gösteremiyorum kimselere. Salyalarımı göstere göstere avazım çıktığı kadar bağırarak “işte anne!! Kalbim acıyor anne! Onu kanattılar anne!” diye sana sığınmak istiyorum beni kınayan manidar bakışların altında.

    Ama anne,

    göz yaşlarımı bile gizli akıtıyorum. Issız yerler de ağlıyorum artık. Kimselerin beni görmediği yerler de , bir mucize bekliyorum. Kimseler olmadığı halde ,birileri benim orada olduğumu bilsin .Bilsin ve sırtımı sıvazlayıp “neyin var yavrum?” desin. “hiç! hiçbir şeyim yok” diyerek ağlıyayım. “Hiç” dediğim halde beni anlasın yine de diye bekliyorum. ANNE!!!

    Bilsen sana ne çok muhtacım. Babamın ağladığını görmemiştim ben hiç anne. Sen yine sevindiğinde ağlardın arada bir. Babalar ağlamaz derdim kendimce.

    Ama anne!! Anne!!

    Babam da ağlıyormuş anne! Üstelik gizli saklı köşelerde değil tam da benim göğsümün üstünde. O zaman anladım anne senin bana anlattığın peygamberi. O zaman hatırladım, “fatıma benim annemdir” diyen peygamberin kızında onayladığı annelik duygusunu. O zaman anladım anne! Medine sokaklarında “babam!!babam” diye haykıran fatımayı..istanbul sokaklarında bağıramadım anne. Bağırdım aslında. Ama kimseler duymadı feryadımı anne! Ben küçücük bir kız çocuğu idim babasının elineden tututtuğu. Şimdi babam benim ellerime uzanıyor anne! Söyle anne! Anne olmak neden bu kadar zor?

    Ben de bir anne oldum biliyor musun sayende? Babam benim ellerimde. Göğsümde sıcacık göz yaşları. İstanbul sokaklarında vakitli vakitsiz ağlıyorum göğsümde ki ıslaklık değince tenime. Bağırıyorum anne!! “canım sana kurban olsun” diye bağırıyorum. Ama anne, canım da gitmiyor , verdiğim kurbanlar da makbul olmuyor. Ben nerede yanlış yapıyorum anne? Bu ıslaklık , göğsümde biriken yaşlar kalbimi acıtıyor. Bak anne! İşte tam şu sol göğsümün olduğu yer ağırıyor. Acıyor. Kimseler görmese de sen görüyorsun biliyorum. Sar beni anne. Şefkatine tahmin edemeyeceğin kadar muhtacım. ANNE!!! Anne oldum mu şimdi bende?? Babam hala kalbimin üstünde ağlıyor anne…
    ---------------------
    ağlasın,bence erkeklerde ağlasın,bizim Peygamberimiz çok ağladı,az güldü......ağlasınlarki,belki bu bozuk düzenleri,çarkları değiştirmek için bir şeyler yaparlar....kendilerinden sonra gelecek nesiller ağlamasın diye.....!!!!!
    bizi duygulandırdın kardeş......selametle
    Bakışların yerde,yüreğin şehadette olsun...<br />Ruhun Allah&#39;a,kalbin Rasulullah&#39;a ait olsun...şefkatin Allah&#39;a adadığın yavrularına,<br />nefsin ,nikahlısı olduğun eşine ait olsun...

  4. #14
    Forum Üstadı
    Status : ginger isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2006
    Mesajlar : 5,353
    Kardeşine Dua Et : 0
    3 Mesajda 3 Dua Aldı

    Standart Ynt: ağlıyorum...anne! dizlerine en yakın yerde mola vermek istiyorum...

    ağlıyorum...anne! dizlerine en yakın yerde mola vermek istiyorum...

    anneye açık mektup
    Sevgili Anneciğim,
    Ne garip; yeni yeni farkediyorum ki,
    çocukları anne olunca çocuklaşıyor anneler...
    ... Ve insan, zamanın nasıl insafsız
    bir öğütücü olduğunu bu rol değişiminde anlıyor.
    Eminim karnındaki ilk tekmemden, hatta doktorların
    'Bundan sonra ağır kaldırmak yok' müjdesinden
    beridir iki kişilik yaşıyorsun yaşamı...

    Doğum odasında bir küçük el saçlarına tutununca
    değişti herşey ve o el, o saçtan hiç eksik olmasın istedin.
    Kimbilir kaç geceyi karyola başuçlarında derin
    iç çekişler dinleyip hüzünlenerek uykusuz geçirdin,
    kaç emzirme seansında bitkin uyuyakaldın.
    O gün bugündür hayatı, bir toprakla çiçeği kadar
    ortak üretiyor, tüketiyoruz.
    Yolboyu, kusurlarını hiç görmedik birbirimizin,
    yeteneklerimizi abarttık karşılıklı; toz
    kondurmadık üzerimize, kol kanat gerdik...
    Ben dünyanın en iyi evladıydım, sense; tarihin
    en iyi annesi... Her çığlıkta
    başucumda biteceğini bilmenin güveniyle büyüdüm.
    Her derdimde benden çok dertleneceğini bilmenin
    o bencil alışkanlığıylaayakta kaldım.

    Sevginle donandım...
    Ama sonra birden o korkunç çark devreye girdi
    ve yaşamın acımasız kuralı işledi ;
    Büyüdüm... Senin kollarında 'sen'den habersiz,
    bambaşka bir 'ben' çıktı ortaya. Bazen o eski 'ben'e
    hiç benzemeyen bir 'ben'... Çünkü farkettim ki,
    anlattığın masalların yaşamda karşılığı yokmuş.
    Kızlar bir prens umuduyla kurbağaları öpedursun,
    ben her yalanda burnumu yokladım.
    Şaşırdım. Bostandaki lahanaların,
    ısırılmış lahanaların ve benzeri pastoral ninnilerin
    modasının geçtiğini gördüm sokakta...

    Söyleyemedim sana...
    'Yaşamın değiştiğini, eski tecrübelerin artık
    eskisi kadar geçerli olmadığını' anlatan kitapları
    salonun ortasında açık bıraktım, açıp okuyasın diye...
    Her kuşağın o vazgeçilmez ikilemi depreşti yeniden;
    'Devir de amma değişti' diye yakınırken sen;
    ben ilginle boğulduğumdan dertlendim.
    Bir yerim yaralandığında 'Anam görürse
    ne kadar üzülür' diye gizlemeye çalışmak
    küçük bir çocuk için nasıl bir yüktür bilir misin?
    Acından çok onda yaratacağın acı, acıtır canını...

    Oysa ne çok acılar paylaştık seninle...
    Ve ne çok sevinçler yaşadık beraber...
    Nasıl dar günlerde yardıma koşup,
    kaç şenliğine ortak olduk birbirimizin?
    ...Lakin artık kafesten uçma vaktiydi.
    'Danaların girdiği bostan'da ayakta kalabilmenin yolu,
    tek başına kanat çırpmayı öğrenmekten geçiyordu.

    Yargıladık birbirimizi bir dönem...Sorguladık...
    ...Sen bana eş dost çocuklarını örnek gösterdikçe,
    ben seni eş dost ebeveynleriyle kıyaslar oldum.
    Sen her sohbete 'Bizim çocukluğumuzda...'
    diye başladıkça ben, değişen
    takvim yapraklarını koydum önüne...

    Nasıl da zalim bir çark bu değil mi?
    Doğuyor, doğuruyor ve günün birinde
    yuvadan uçacağını bile bile
    koca bir ömrü karşılıksız veriyorsun...
    Ve hayat birden ıssız bir adaya dönüşüveriyor.
    Sonrası kâh bir kapı zili beklentisi,
    kâh bir mektup, kâh bir telefon sesi...
    Gizliden gizliye özlenen bir torun müjdesi...
    Fotoğraflar sarardıkça solan bir yaşam ve uzaklaştıkça
    yakınlaştığımız bir mazinin geri dönmez anıları...
    Yazılarla konuştuk öyle zamanlarda...Bakışlarla anlaştık.
    Ağlaştık birbirimizden gizleyerek acılarımızı...
    Bir mimikle özleştik, bir gülüşle kavuştuk.
    Ben büyürken seni de büyüttüm.

    Şimdi çok daha iyi anlıyoruz birbirimizi...
    Çünkü küçücük bir el saçlarımı kavrıyor geceleri...
    Karyola başlarında uykusuz geceler geçiriyorum.
    Pastoral ninnilerle büyütüyoruz oğlumu;
    yalancı çocukların burunları uzuyor masallarda,
    öpülen kurbağalar prens oluyor.

    ...Ve yaşamın değiştiğini, eski tecrübelerin
    geçersizleştiğini anlatan kitapları
    kaldırıyoruz salondan gizli gizli...
    O korkunç çark, acımasız bir hızla dönmeye
    devam ediyor. Zaman, öğütüyor kuşakları...
    İnsan ancak mahrum kalınca anlıyor
    sevginin değerini...
    Bense sevginden mahrum kalmaya
    fazla dayanamayacağımı biliyorum.

  5. #15
    Aktif Üye
    Status : "iNŞiRaH" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2007
    Mesajlar : 3,722
    Kardeşine Dua Et : 2
    4 Mesajda 4 Dua Aldı

    Standart Ynt: ağlıyorum...anne! dizlerine en yakın yerde mola vermek istiyorum...

    Alıntı zarip Nickli Üyeden Alıntı
    Ağlıyorum!

    Günlerden beri içimde bir fırtına. Bir cehennem. Korkuyorum anne! Hem de tahmin edemeyeceğin kadar çok korkuyorum.

    Çocukken korktuğum da sığındığım sen olunca, korku kalmıyordu. Ama şimdi sana gelsem de içimde kocaman bir korku ile yine senden ayrılıyorum.

    Büyüdüm mü ben anne? Büyümek ,can acıtıyor denmedi bana. Büyü daha iyi olacaksın derlerdi zamanın da..

    Ama anne!!

    Büyümek canımı acıtıyor. Büyümek içimi yakıyor. Büyümek, vakitli vakitsiz ağlatıyor beni.

    Kesilen ,acıyan yerimi gösteremiyorum kimselere. Salyalarımı göstere göstere avazım çıktığı kadar bağırarak “işte anne!! Kalbim acıyor anne! Onu kanattılar anne!” diye sana sığınmak istiyorum beni kınayan manidar bakışların altında.

    Ama anne,

    göz yaşlarımı bile gizli akıtıyorum. Issız yerler de ağlıyorum artık. Kimselerin beni görmediği yerler de , bir mucize bekliyorum. Kimseler olmadığı halde ,birileri benim orada olduğumu bilsin .Bilsin ve sırtımı sıvazlayıp “neyin var yavrum?” desin. “hiç! hiçbir şeyim yok” diyerek ağlıyayım. “Hiç” dediğim halde beni anlasın yine de diye bekliyorum. ANNE!!!

    Bilsen sana ne çok muhtacım. Babamın ağladığını görmemiştim ben hiç anne. Sen yine sevindiğinde ağlardın arada bir. Babalar ağlamaz derdim kendimce.

    Ama anne!! Anne!!

    Babam da ağlıyormuş anne! Üstelik gizli saklı köşelerde değil tam da benim göğsümün üstünde. O zaman anladım anne senin bana anlattığın peygamberi. O zaman hatırladım, “fatıma benim annemdir” diyen peygamberin kızında onayladığı annelik duygusunu. O zaman anladım anne! Medine sokaklarında “babam!!babam” diye haykıran fatımayı..istanbul sokaklarında bağıramadım anne. Bağırdım aslında. Ama kimseler duymadı feryadımı anne! Ben küçücük bir kız çocuğu idim babasının elineden tututtuğu. Şimdi babam benim ellerime uzanıyor anne! Söyle anne! Anne olmak neden bu kadar zor?

    Ben de bir anne oldum biliyor musun sayende? Babam benim ellerimde. Göğsümde sıcacık göz yaşları. İstanbul sokaklarında vakitli vakitsiz ağlıyorum göğsümde ki ıslaklık değince tenime. Bağırıyorum anne!! “canım sana kurban olsun” diye bağırıyorum. Ama anne, canım da gitmiyor , verdiğim kurbanlar da makbul olmuyor. Ben nerede yanlış yapıyorum anne? Bu ıslaklık , göğsümde biriken yaşlar kalbimi acıtıyor. Bak anne! İşte tam şu sol göğsümün olduğu yer ağırıyor. Acıyor. Kimseler görmese de sen görüyorsun biliyorum. Sar beni anne. Şefkatine tahmin edemeyeceğin kadar muhtacım. ANNE!!! Anne oldum mu şimdi bende?? Babam hala kalbimin üstünde ağlıyor anne…
    Ellerine sağlık...

  6. #16
    Aktif Üye
    Status : "iNŞiRaH" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2007
    Mesajlar : 3,722
    Kardeşine Dua Et : 2
    4 Mesajda 4 Dua Aldı

    Standart Ynt: ağlıyorum...anne! dizlerine en yakın yerde mola vermek istiyorum...

    Alıntı ginger Nickli Üyeden Alıntı
    ağlıyorum...anne! dizlerine en yakın yerde mola vermek istiyorum...

    anneye açık mektup
    Sevgili Anneciğim,
    Ne garip; yeni yeni farkediyorum ki,
    çocukları anne olunca çocuklaşıyor anneler...
    ... Ve insan, zamanın nasıl insafsız
    bir öğütücü olduğunu bu rol değişiminde anlıyor.
    Eminim karnındaki ilk tekmemden, hatta doktorların
    'Bundan sonra ağır kaldırmak yok' müjdesinden
    beridir iki kişilik yaşıyorsun yaşamı...

    Doğum odasında bir küçük el saçlarına tutununca
    değişti herşey ve o el, o saçtan hiç eksik olmasın istedin.
    Kimbilir kaç geceyi karyola başuçlarında derin
    iç çekişler dinleyip hüzünlenerek uykusuz geçirdin,
    kaç emzirme seansında bitkin uyuyakaldın.
    O gün bugündür hayatı, bir toprakla çiçeği kadar
    ortak üretiyor, tüketiyoruz.
    Yolboyu, kusurlarını hiç görmedik birbirimizin,
    yeteneklerimizi abarttık karşılıklı; toz
    kondurmadık üzerimize, kol kanat gerdik...
    Ben dünyanın en iyi evladıydım, sense; tarihin
    en iyi annesi... Her çığlıkta
    başucumda biteceğini bilmenin güveniyle büyüdüm.
    Her derdimde benden çok dertleneceğini bilmenin
    o bencil alışkanlığıylaayakta kaldım.

    Sevginle donandım...
    Ama sonra birden o korkunç çark devreye girdi
    ve yaşamın acımasız kuralı işledi ;
    Büyüdüm... Senin kollarında 'sen'den habersiz,
    bambaşka bir 'ben' çıktı ortaya. Bazen o eski 'ben'e
    hiç benzemeyen bir 'ben'... Çünkü farkettim ki,
    anlattığın masalların yaşamda karşılığı yokmuş.
    Kızlar bir prens umuduyla kurbağaları öpedursun,
    ben her yalanda burnumu yokladım.
    Şaşırdım. Bostandaki lahanaların,
    ısırılmış lahanaların ve benzeri pastoral ninnilerin
    modasının geçtiğini gördüm sokakta...

    Söyleyemedim sana...
    'Yaşamın değiştiğini, eski tecrübelerin artık
    eskisi kadar geçerli olmadığını' anlatan kitapları
    salonun ortasında açık bıraktım, açıp okuyasın diye...
    Her kuşağın o vazgeçilmez ikilemi depreşti yeniden;
    'Devir de amma değişti' diye yakınırken sen;
    ben ilginle boğulduğumdan dertlendim.
    Bir yerim yaralandığında 'Anam görürse
    ne kadar üzülür' diye gizlemeye çalışmak
    küçük bir çocuk için nasıl bir yüktür bilir misin?
    Acından çok onda yaratacağın acı, acıtır canını...

    Oysa ne çok acılar paylaştık seninle...
    Ve ne çok sevinçler yaşadık beraber...
    Nasıl dar günlerde yardıma koşup,
    kaç şenliğine ortak olduk birbirimizin?
    ...Lakin artık kafesten uçma vaktiydi.
    'Danaların girdiği bostan'da ayakta kalabilmenin yolu,
    tek başına kanat çırpmayı öğrenmekten geçiyordu.

    Yargıladık birbirimizi bir dönem...Sorguladık...
    ...Sen bana eş dost çocuklarını örnek gösterdikçe,
    ben seni eş dost ebeveynleriyle kıyaslar oldum.
    Sen her sohbete 'Bizim çocukluğumuzda...'
    diye başladıkça ben, değişen
    takvim yapraklarını koydum önüne...

    Nasıl da zalim bir çark bu değil mi?
    Doğuyor, doğuruyor ve günün birinde
    yuvadan uçacağını bile bile
    koca bir ömrü karşılıksız veriyorsun...
    Ve hayat birden ıssız bir adaya dönüşüveriyor.
    Sonrası kâh bir kapı zili beklentisi,
    kâh bir mektup, kâh bir telefon sesi...
    Gizliden gizliye özlenen bir torun müjdesi...
    Fotoğraflar sarardıkça solan bir yaşam ve uzaklaştıkça
    yakınlaştığımız bir mazinin geri dönmez anıları...
    Yazılarla konuştuk öyle zamanlarda...Bakışlarla anlaştık.
    Ağlaştık birbirimizden gizleyerek acılarımızı...
    Bir mimikle özleştik, bir gülüşle kavuştuk.
    Ben büyürken seni de büyüttüm.

    Şimdi çok daha iyi anlıyoruz birbirimizi...
    Çünkü küçücük bir el saçlarımı kavrıyor geceleri...
    Karyola başlarında uykusuz geceler geçiriyorum.
    Pastoral ninnilerle büyütüyoruz oğlumu;
    yalancı çocukların burunları uzuyor masallarda,
    öpülen kurbağalar prens oluyor.

    ...Ve yaşamın değiştiğini, eski tecrübelerin
    geçersizleştiğini anlatan kitapları
    kaldırıyoruz salondan gizli gizli...
    O korkunç çark, acımasız bir hızla dönmeye
    devam ediyor. Zaman, öğütüyor kuşakları...
    İnsan ancak mahrum kalınca anlıyor
    sevginin değerini...
    Bense sevginden mahrum kalmaya
    fazla dayanamayacağımı biliyorum.
    Ellerine sağlık.. ablam saolasın..

  7. #17
    quarantine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forum Üstadı
    Status : quarantine isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Apr 2006
    Bulunduğu yer : İSTANBUL
    Mesajlar : 6,922
    Kardeşine Dua Et : 153
    308 Mesajda 533 Dua Aldı

    Standart Ynt: ağlıyorum...anne! dizlerine en yakın yerde mola vermek istiyorum...

    maşşş çok güzel
    İyiki varsın...

  8. #18
    :)sümeyye:) - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forum Üstadı
    Status : :)sümeyye:) isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Jun 2007
    Mesajlar : 6,310
    Kardeşine Dua Et : 35
    9 Mesajda 15 Dua Aldı

    Standart Ynt: ağlıyorum...anne! dizlerine en yakın yerde mola vermek istiyorum...



  9. #19
    Yeni Üye
    Status : hatunay isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Oct 2007
    Mesajlar : 82
    Kardeşine Dua Et : 0
    0 Mesajda 0 Dua Aldı

    Standart Ynt: ağlıyorum...anne! dizlerine en yakın yerde mola vermek istiyorum...

    :creyy

  10. #20
    Aktif Üye
    Status : "iNŞiRaH" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Sep 2007
    Mesajlar : 3,722
    Kardeşine Dua Et : 2
    4 Mesajda 4 Dua Aldı

    Standart Ynt: ağlıyorum...anne! dizlerine en yakın yerde mola vermek istiyorum...

    Alıntı :)sümeyye:) Nickli Üyeden Alıntı


+ Konuyu Cevapla

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Arkasında Google Var ; )

ağlıyorum anne

annesiz büyümek

anne yarası

köşelerde gizli gizli aglıyorum

aglıyorum annealyorum anegizli gizli ağlıyorum anneben mi ağlıyorum anneyetim kızı kalbim acıyor anneMEDİNE YAKINI İLE BİLGİLER YAZI GÖSTERağladığım kimseye anne video şiir

Benzer Konular

  1. OYUN Bahçesi - Mola vakti
    Konuyu Açan: Ebu Bekir, Forum: PC Donanım.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 07-12-2009, 10:58
  2. Oy vermek caiz midir?
    Konuyu Açan: اسماعي, Forum: Demokrasi.
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj : 06-06-2009, 08:27
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05-25-2009, 01:49
  4. BURCUNUZUN ŞİİRSEL ANLATIMI İLE MOLA
    Konuyu Açan: raba_84, Forum: Şiir.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 07-22-2008, 07:34
  5. MOLA SAID VE ŞEYH SAID
    Konuyu Açan: esirazat, Forum: İslami Arşiv.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 05-06-2007, 03:14

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
ilahi dinle